Sektör genelinde çarpışma testleri uzun seneler boyunca ağırlıklı olarak ortalama bir erkek bedenini temsil eden mankenlerle yapıldı. Fakat kadınların farklı kemik yapısı, kas yoğunluğu ve fiziksel özellikleri, olası bir kaza anında alınan darbelerin etkisini doğrudan değiştiriyor.
50 BİN KAZA ANALİZ EDİLDİ
Volvo Trafik Kazaları Araştırma Ekibi, 1970 senesinden beri meydana gelen 50 binden fazla gerçek kazayı ve bu kazalardan etkilenen 80 binden fazla yolcu ile sürücünün verilerini mercek altına aldı.
1970'lerin modelleri ile 2010'lu yılların araçlarını karşılaştıran çalışma, güvenlik teknolojilerindeki devasa gelişimi gözler önüne serdi.
Araştırmaya göre sürücülerin genel yaralanma riski %79 azalırken, kadın sürücülerde bu oran %88'e ulaştı. Böylece yeni nesil Volvo modellerinde kadın ve erkek sürücülerin yaralanma riskleri eşit seviyelere çekildi.

STANDART TESTLER DEĞİL, GERÇEK HAYAT
Peki Volvo bu eşitliği nasıl sağladı? Yanıt, markanın güvenlik felsefesinde yatıyor. Sadece laboratuvar ortamındaki standart çarpışma testleriyle yetinmeyen uzmanlar, kadınların, erkeklerin ve farklı vücut yapılarına sahip insanların gerçek kazalarda nasıl yaralandığını detaylıca inceledi. Tüm güvenlik sistemleri bu kapsayıcı verilere göre yeniden tasarlandı.
GÜVENLİK HERKES İÇİN TASARLANMALI
Araştırmanın ortaya koyduğu en önemli sonuç, otomotiv endüstrisinin geleceğine ışık tutuyor. Güvenlik sistemleri sadece ortalama bir erkek bedenine göre değil, trafikte yer alan herkesin fiziksel çeşitliliği dikkate alınarak geliştirilmeli.
Not: Elde edilen çarpıcı veriler yalnızca Volvo modellerine ait olup, tüm otomobiller için geçerlilik taşımamaktadır.
Elektrikli Volvo ES90 Türkiye’de: İşte fiyatı ve öne çıkan özellikleriOtomotiv