Nefes almayı zorlaştıran, göğüste ağırlık yaratan ve her adımda batma hissi veren akciğer sertleşmesi, bireylerin yaşam kalitesini ciddi oranda düşürüyor. Sağlıklı insanların fark etmeden gerçekleştirdiği solunum eylemi, Pulmoner Fibrozis hastaları açısından her gün verilen zorlu bir mücadeleye dönüşüyor.

Ziyneti Kocabıyık'ın haberine göre, halk arasında akciğer romatizması olarak bilinen ve hastaları organ nakli sürecine kadar götürebilen Pulmoner Fibrozis, sinsi bir şekilde ilerleyerek kişileri soluksuz bırakıyor. Pulmoner Fibrozis’in ilk belirtilerinin sessiz olduğunu ve bu yüzden erken tanı konulamadığını vurgulayan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Kumbasar; hastalık yüzünden oluşan nefes darlığı, geçmeyen öksürük ya da yorgunluğun yaşlanma veya günlük hayatın temposu gibi farklı nedenlere bağlanabileceğini ifade etti. Özellikle sigara içen kişilerde geliştiğinde bu belirtilerin sigaranın sonucu olarak görüldüğünü dile getiren Kumbasar, bu yüzden Pulmoner Fibrozis hastalarının çoğunlukla yıllarca farklı hastalıklar sebebiyle farklı tedaviler aldığını ve erken teşhis imkânını kaçırdıklarını söyledi.

Nefesinizi çalan hastalık: Akciğer romatizması nakle götürüyor - Resim : 1

KISITLANAN HAREKET MESAFELERİNE DİKKAT

Hastalığın akciğerde kalıcı bir hasar bıraktığını belirten Prof. Dr. Kumbasar; akciğer dokusunun esnekliğini kaybedip sertleşmesiyle hastanın günlük hayat kalitesinin ciddi şekilde kısıtlandığını anlattı. Başlangıçta merdiven çıkarken veya yürürken görülen nefes darlığının zamanla giyinmek veya konuşmak gibi en basit aktivitelerde bile kendini gösterdiğini bildiren Kumbasar; sürekli tekrarlayan kuru öksürük nöbetleri ile oksijen yetersizliğinin getirdiği kronik yorgunluğun hastanın fiziksel hareket alanını daralttığını ifade etti. İlerleyen evrelerde sürekli oksijen cihazına bağımlı hâle gelmenin, fiziksel zorlukların yanı sıra hasta üzerinde belirgin bir psikolojik ve sosyal kısıtlanma hissine sebep olduğunu söyledi.

GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN HASAR

Erken müdahalenin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Kumbasar “Yürümekle artan nefes darlığı ve akciğer kapasitesindeki değişikliklerin önemsenmesi ve kişinin zamanında hekime başvurması çok önemli. Hasta ne kadar erken başvurursa, hastalığın ilerleyişine zamanında müdahale etme ve akciğer fonksiyonlarını koruma şansımız da o kadar artıyor. Pulmoner Fibrozis’te akciğer dokusunda oluşan yara izleri (Fibrozis) kalıcıdır. Ancak güncel tedaviler akciğer fonksiyonlarındaki düşüş hızını azaltmayı hedefler” dedi.

Ülkemizde yüz binlerce kişiyi etkileyen romatizmal rahatsızlıkların bu duruma yol açabildiğini kaydeden Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevsun İnanç; romatizmadaki eklem sertleşmesinin aynı zamanda akciğer dokusunda da yaşandığını ve dokuda iltihap geliştiğini ifade etti. Bu iltihabın zamanla iyileşirken yara izine ve akciğerin büzüşmesine (sertleşmesine) sebep olduğunu söyledi. Sertleşen akciğerin yeterince esneyemediğini ve kan dolaşımına oksijen aktarmakta zorlandığını dile getirdi. Bu hastaların doktora diz ve bel ağrısı ile başvurduğu için önceliğin ağrıya verildiğini, çeşitli ağrı kesici ve kremlerle ağrının tedavi edilmeye çalışıldığını açıkladı. Ancak bunların sistemik hastalıklar olduğunu ve her hastanın bütün sistemlerinin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Nefesinizi çalan hastalık: Akciğer romatizması nakle götürüyor - Resim : 3

EKLEM AĞRILARI BELİRTİLERİ GİZLİYOR

Romatizma hastalarında azalan hareketliliğin nefes darlığını maskelediğini aktaran Prof. Dr. İnanç; nefes darlığının genellikle bu hareket kısıtlılığına bağlandığını söyledi. Romatizmal akciğer sertleşmesinin kadınlarda daha fazla görüldüğünü ifade eden İnanç, iltihaplı romatizması olan kişilerin mutlaka akciğerlerine de bakılması gerektiğini dile getirdi.

GERÇEK HİKAYELER KİTAP OLDU

Toplumsal bilinci artırmak amacıyla Boehringer Ingelheim Türkiye ve hasta dernekleri iş birliğiyle "İzlerin Ötesinde" kitabı yayımlandı. Çalışmada Edip Özdener ve Hasan Hüseyin Eşsiz’in tanıklıkları aktarıldı. Ablasını bu hastalıktan kaybeden Özdener “Rutin kontrollerim sırasında bana da bu teşhis konulunca ‘yine mi?’ diye düşündüm. Ancak hayata bağlılığımı kaybetmedim. Bir koroda şarkı söylüyordum. Müzik bana iyi geldi ve hayata bağladı” dedi. Merhum Eşsiz’in kızı Özlem Eşsiz ise hasta yakını psikolojisine dair detayları paylaştı.