MÜSİAD EXPO Uluslararası Tica­ret Fuarı öncesinde dü­zenlenen basın toplantı­sında konuşan Özdemir, yeni Orta Vadeli Prog­ram'ın dezenflasyon ile büyümeyi aynı anda yü­rütmeyi hedeflediğine dikkat çekti.

"ENFLASYON TAKINTISI OLUŞTU"

Türkiye'nin yalnızca enflas­yonla mücadele etmediğini be­lirten Özdemir, enflasyonun toplumun satın alma gücünü doğrudan etkilemesi nedeniy­le doğal olarak gündemin ön sı­ralarında yer aldığını söyledi. Özdemir, “Enflasyonu önem­semeyelim demiyorum ancak tek hedef haline getirilmesi­ni doğru bulmuyorum” dedi.

Enflasyonun farklı kaynakları bulunduğuna işaret eden Öz­demir, tüketim kaynaklı enf­lasyonun yanı sıra şokların yarattığı ve yatırım ile finans­man koşullarından kaynakla­nan etkilerin de dikkate alın­ması gerektiğini dile getirdi. Özdemir, Türkiye'nin enflas­yonu düşürmek amacıy­la üretimi soğutmak zorunda bırakıl­maması gerek­tiğini belirte­rek, “Ülkemi­zin insanını ve sanayicisini enflasyonu dü­şürmek ve üreti­mi soğutmak gibi bir seçenek arasın­da bırakmayalım” mesajı verdi.

Sanayide kapa­site kullanımına ilişkin gözlemlerini de paylaşan Özdemir, Türki­ye'de mevcut kapasitenin ne ölçüde kullanıldığının doğ­ru analiz edilmesi gerektiği­ni belirtti.

"BİLMEDİĞİMİZ ŞEYİ TAHMİNLE YÖNETEMEYİZ"

Neredeyse her hafta fark­lı illeri ziyaret ettiğini belir­ten Özdemir, sanayicilere ilk olarak kapasite durumları­nı sorduğunu anlattı. Bazı te­sislerde beş üretim hattından yalnızca ikisinin çalıştığını, buna karşın yeni yatırımların da gündeme geldiğini belirten Özdemir, “İş yok deniyor ama iş var. Oysa senin yaptığın ya­tırım ihtiyaçtan fazla” değer­lendirmesinde bulundu.

Türkiye'de daha verimli te­sisler kurulabilecek alanlar­da dahi atıl kapasite bulun­duğunu söyleyen Özdemir, “Bilmediğimiz şeyi tahminle yönetemeyiz” dedi.

FAİZ İNDİRİMİ NE İÇİN?


Türkiye'nin faiz politikasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdemir, üretimi canlandırmak amacıyla faizleri aşağı çekmenin tek başına doğru bir sonuç vermediğini söyledi. Önceki dönemlerde düşük faiz ortamında sağlanan kredilerin önemli bölümünün üretim yerine arsa ve servet birikimine yöneldiğini savunan Özdemir, geçmiş tecrübenin bunun test edildiği bir dönem olduğunu ifade etti.

Özdemir, Türkiye'nin kredi imkanlarının bulunduğu dönemlerde teknolojik dönüşüme ve özkaynakların güçlendirilmesine yeterince kaynak ayırmadığını belirterek, sanayicilerin bugün yüksek finansman maliyetleriyle karşı karşıya kalmasının nedenlerinin geçmişte de aranması gerektiğini söyledi.

‘GEVŞEME PROGRAMIN ORTASINA DOĞRU GELEBİLİR’

Küresel ticaret hacminin de yavaşladığını belirten Özdemir, geçen yıl yüzde 4'ün üzerinde artan dünya mal ve ticaret hacminin bu yıl yüzde 1'ler seviyesinde kalmasının beklendiğini söyledi. Özdemir, gelecek yılın ortalarından itibaren enflasyondaki düşüşün daha temkinli ilerlemesinin beklendiğini belirterek, bunun ekonomi programının ortalarına doğru bir gevşeme dönemine işaret edebileceğini düşündüğünü söyledi. Öte yandan Özdemir, MÜSİAD EXPO'ya ilişkin ise 23-26 Eylül tarihlerinde düzenlenecek fuarda 114 ülkeden 50 binin üzerinde katılımcı beklediklerini açıkladı.