Türkiye’nin ekonomi yönetiminde Haziran 2023’te başlayan "rasyonel politikalara dönüş" süreci, geride kalan 3 yılda çarpıcı bir gelir adaletsizliğini beraberinde getirdi. Nefes Gazetesi yazarı Murat Muratoğlu, köşesinde yüksek faiz ve baskılanan döviz kuru sarmalında sermaye sahiplerinin oturduğu yerden nasıl devasa servetler kazandığını çarpıcı rakamlarla gözler önüne serdi.

Geçmiş dönem politikalarını eleştiren Muratoğlu, rasyonel modele geçiş sürecini şu sözlerle özetledi:
"Bir ara “Faiz sebep, enflasyon netice” diye bir dünya felsefe literatürüne giren dahice bir teorimiz vardı. Ekonomiyi batırdı! Sonra baktılar ki kasa tamtakır, deniz bitti, gemi karaya oturdu; “Pardon, biz rasyonel olacağız” diyerek Haziran 2023’te direksiyonu tam tersi istikamete, yani agresif parasal sıkılaşmaya kırdılar."
İşte Muratoğlu'nun analizine göre, finans çevrelerini ihya ederken asgari ücretli ve emekliyi enflasyonun altında ezen ekonomi modelinin perde arkası...
SIFIR RİSKLE DÜNYADA GÖRÜLMEMİŞ KAZANÇ: %220 NOMİNAL GETİRİ
Ekonomi yönetiminin agresif parasal sıkılaşma adımları, nakit parası olanlar için adeta bir darphane işlevi gördü. Parasını riske atmak istemeyen yatırımcıların akın ettiği Para Piyasası Fonları, son yılların en büyük getiri kapısı oldu.

Eylül 2023’te bu fonlara 100 TL yatıran bir kişinin parasının Mayıs 2026 itibarıyla tam 320 TL’ye ulaştığını belirten Muratoğlu, nominal kazancın %220'yi bulduğunu kaydetti. Resmi enflasyonun %149,5 olduğu aynı dönemde, fon yatırımcıları oturdukları yerden net %28,2 reel getiri elde etti.
"DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE YOK: DOLAR BAZINDA %95 NET KAR!"
Uygulanan modelin asıl büyük vurgunu ise döviz bazında gerçekleşti. Merkez Bankası’nın Türk Lirası’nın reel olarak değerlenmesi amacıyla döviz kurunu baskı altında tutması, yabancı ve yerli büyük sermayeye dünyada eşi benzeri görülmemiş bir imkan tanıdı. Eylül 2023’te 26,82 TL olan dolar kuru, Mayıs 2026’da ancak 45,74 TL’ye gelebildi.
Muratoğlu, bu durumu köşesinde şu çarpıcı cümlelerle deşifre etti:
"TL bazındaki yüzde 220 kazancı, dolar bazına vurduğumuzda tam “Yüzde 95 net dolar getirisi” ediyor. Dünyanın neresinde, hangi ülkesinde sıfır riskle dolara yılda böyle bir getiri veriliyor? Sadece Türkiye’de!"
Üstelik bu getirilerin üzerine uzun süre “yüzde 0 stopaj” uygulanması da rantiye sınıfının kazancını katmerledi.
CARRY TRADE NEDİR? KÜRESEL TEFECİLERİN PARASI KİMİN CEBİNDEN ÇIKIYOR?
Ekonomi literatüründe "Carry Trade" olarak bilinen bu sistem, dışarıdan gelen sıcak paranın ülkeyi sömürmesine dayalı bir mekanizma olarak işliyor. Muratoğlu, sistemin işleyişini doğrudan şu şekilde aktardı:
"Yabancı fon yöneticisi gidiyor kendi ülkesinden düşük faizle ya da düşük maliyetle doları borçlanıyor. Getiriyor Türkiye’ye, TL’ye çeviriyor. Oradan yüksek faize… Bizim Merkez Bankası da kuru sabit tutma sözü verdiğinden vade sonunda faizini çatır çatır alıyor. Gidip düşük kurdan tekrar dolarını alıp ülkesine dönüyor."
BÜTÇEDE DEV DELİK: 9.1 TRİLYON TL İÇ FAİZ YÜKÜ
Peki, bu küresel tefecilere ve rantiye kesimine ödenen milyarlarca liralık faiz nereden karşılanıyor? Muratoğlu, bu paranın doğrudan vatandaşın vergilerinden çıktığına dikkat çekerek acı tabloyu paylaştı:
"Peki, elin rantiye kesimine, küresel tefecilere ödenen bu paralar nereden çıkıyor? Tabii ki devletin bütçesinden! Yani bizden alınan vergilerden... Yatırıma, okula, hastaneye gitmesi gereken vergileriniz, hazine borçlanma maliyetleri üzerinden rantiye sınıfına faiz olarak pompalanıyor."
Devletin sadece 4 aylık faiz ödemesi 1 trilyon 200 milyar TL’ye ulaşırken, toplam iç faiz yükümlülüğü ise 9,1 trilyon TL’ye fırladı.
ASGARİ ÜCRETLİ VE EMEKLİ ENFLASYONA YENİLDİ
Muratoğlu, asgari ücretli ve emeklinin enflasyon karşısındaki durumunu şu sözlerle özetledi:'' Asgari ücretli Eylül 2023’te 11.402 TL alıyordu, Mayıs 2026’da 28.075 TL’ye çıktı. Nominal olarak artmış gibi görünüyor, hatta dolar bazında da yüzde 44.4 artış var.
Zira gel gör ki, resmi kümülatif enflasyonla yüzde 149.5 düzelttiğimizde asgari ücretlinin reel artışı eksi yüzde 1.3 oranında… Yani geliri budanmış aydan aya...''
"YÖNETİM ONLARI ZENGİN EDERKEN MİLLETİN İÇİNDEN GEÇTİ!"
Murat Muratoğlu, yazısını ekonomi politikasının kazananlarını ve kaybedenlerini net bir şekilde özetleyen şu sert cümlelerle noktaladı:
"Duman dağılınca görünen manzara; Parası olan parasına para kattı. Maaşı olan ay sonuna gün saydı. Emeklilerin gözünden yaş geldi. Finansçıların iktidar aşkının sebebi çok belli değil mi? Yönetim onları zengin ederken milletin içinden geçti!"
Murat Muratoğlu: 'Yüzde 16’lık enflasyon hedefi hayal oldu, ekonomi savaşa girmişten beter'Ekonomi
Murat Muratoğlu’ndan Merkez Bankası rezervleri yorumu: Para kiralayıp krizi saklıyorlarEkonomi