Bakan Çiftçi, aynı okulun öğrencisi olan bir çocuğun anneannesinin üzerine kayıtlı pompalı tüfekle okula 80-100 metre mesafede okula gitmekte olan çocukların ateş etmek suretiyle saldırı gerçekleştirdiğini söyledi. Çiftçi, saldırıda 11 çocuğun yaralandığını, bunlardan 3'ünün daha ağır yaralandığını ve durumunun daha kritik olduğunu açıkladı. Ağır yaralanan üç çocuğun ameliyattan çıktığını ve yoğun bakımda tedavilerinin devam ettiğini belirtti.
Çiftçi, yaralanan diğer 8 çocuktan 1'inin taburcu olduğunu, geriye kalan 7 çocuktan 3'ünün durumunun gayet iyi olduğunu ve 3'ünün ameliyatlarının devam ettiğini açıkladı.
Çiftçi, İçişleri Bakanlığı'nın iki mülkiye başmüfettişi, iki polis başmüfettişini görevlendirdiğini; Milli Eğitim Bakanlığı'nın ise iki başmüfettiş görevlendirdiğini duyurdu. Olayın tüm idari yönleriyle araştırılacağını, ihmali ve sorumluluğu olan kişilerin tespit edileceğini vurguladı.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 20 tane psiko-sosyal destek ekibi görevlendirildiğini ekleyen Çiftçi bu sayının yarın 27'ye çıkacağını söyledi.
Çiftçi, "Biz yedi bakanlık olarak okulların başlamasından önce gerekli güvenlik planlamalarını yapmıştık. Valilerle gerekli bilgilendirmeleri yaptık, okullarla ilgili gerekli tedbirleri aldık. Daha dün yine bir okul güvenliği toplantısı gerçekleştirdik" dedi.
Çiftçi, güvenlik risklerine göre bütün okulların değerlendirildiğini; okulların birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü şeklinde derecelendirildiğini açıkladı. "Birinci ve ikinci dereceden riskli okullarımızda kolluk görevlilerimiz var. Üçüncü ve dördüncü dereceden riskli okullarımızda irtibat görevlileri var, onlar gerekli gördükçe irtibata geçiyorlar" şeklinde konuştu.
Okul güvenliğinin yalnızca fiziki tedbirlerle sağlanamayacağını öne süren Çiftçi, farklı önlemlerden de bahsetti. Çiftçi, "Bir sistem kurduk, özellikle belirti, işaret veren çocuklarla ilgili. Biz okul güvenliğini sadece polisiye tedbirlerden ibaret görmüyoruz, en başta ailelere düşen görevler var. Aileler, çocuklarının okula gidip gitmediğini, okuldan çıktıktan sonra nereye gittiklerini, çocuklar hangi internet sitelerini giriyorlar mutlaka kontrol etmeliler. Eğer evde silah varsa çocukların erişemeyecekleri yerlere koymalılar. Olayda kullanılan silah anneannenin üzerine kayıtlı, çocuk dedenin evinden alıp gerçekleştiriyor eylemi. Demek ki silahları da güvenli yere almamız gerekiyor. Bu tamamen ailelere düşen bir görev" dedi.
Çiftçi, ailelere düşen görevi "Biz bütün çocukların ya da ailelerin başına birer polis görevlendiremeyiz. Bizim alacağımız fiziki tedbirler bundan ibaret. Eğer hepimiz üzerimize düşeni yaparsak okullarımız daha güvenli hale gelecek" sözleriyle vurguladı.

"GÜVENLİ OKUL İKLİMİNİ GÜÇLENDİRMEYİ HEDEFLİYORUZ"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de törende yaptığı konuşmada, okul güvenliğinin yalnızca fiziki tedbirlerden ibaret görülmemesi gerektiğini belirtti. Bakanlık olarak çalışmalarını "güvenli okul ikliminin güçlendirilmesi" anlayışıyla yürüttüklerini belirten Tekin, öğrencilerin huzurlu bir ortamda eğitim almasının temel önceliklerden biri olduğunu ifade etti. MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı genelgesinde de güvenli okul ikliminin korunması ve okul çevresindeki risklere karşı kurumlar arası koordinasyonun sürdürülmesi öngörülüyor.
Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin odağına "iyi insan" anlayışını yerleştirdiklerini belirterek, çocukların iyi ile kötüyü birbirinden ayırt edebilecek bir bilinçle yetiştirilmesini önemsediklerini söyledi.
"ÇOCUKLARIMIZ KÖTÜLÜK ALEMİNİN İÇİNE ÇEKİLMEYE ÇOK AÇIK"
Dijital dünyanın çocuklar açısından taşıdığı risklere de değinen Tekin, öğrencilerin siber ortamda kendileri ve başkaları açısından olumsuz sonuçlar doğurabilecek davranışları ayırt edebilmelerini sağlayacak içeriklerin müfredata dahil edildiğini anlattı.
Tekin, "İçinde yaşadığımız dünya maalesef çocuklarımızı kötülük aleminin içine çekmeye çok açık. Bizim yapacağımız şey çocuklarımıza iyi ile kötüyü birbirinden ayırt edebileceği bir bilinç verebilmek" ifadelerini kullandı.
Bakan Tekin, bu kapsamda dijital okuryazarlığa ilişkin içeriklerin ders programlarında yer aldığını, öğrencilerin sanal ortamda karşılaşabilecekleri risklere karşı bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.
RANDEVUSUZ GİRİŞLERE SON VERİLDİ
Okullardaki güvenlik uygulamalarına ilişkin ayrıntılar paylaşan Tekin, 2023 yılında gönüllü olarak başlatılan Veli Randevu Sistemi'nin bu yıl zorunlu hale getirildiğini söyledi.
Sistemle okula dışarıdan kimlerin girdiğinin ve kimin hangi öğrenci ya da personelle görüşeceğinin takip edilmesinin amaçlandığını belirten Tekin, uygulamanın okul güvenliğinin sağlanması açısından önemli olduğunu ifade etti.
SINIFLARDA CEP TELEFONU YASAĞI SÜRÜYOR
Tekin, öğrencilerin eğitim öğretim binalarında cep telefonu kullanımına ilişkin 2023 yılında başlatılan uygulamanın da sürdüğünü belirtti.
Öğrencilerin akademik başarılarıyla sosyal gelişimleri arasında sağlıklı bir denge kurulmasını istediklerini ifade eden Tekin, devamsızlık ve sınıf tekrarı gibi konuların da rehberlik çalışmalarıyla yakından takip edildiğini söyledi.
"EĞİTİMİN NİTELİĞİNE ODAKLANDIĞIMIZ BİR YIL OLSUN"
Türkiye'nin eğitim alanındaki uluslararası göstergelerine de değinen Bakan Tekin, OECD göstergeleri ve PISA sonuçlarında Türkiye'nin birçok alanda ilerleme gösterdiğini belirtti.
Yeni eğitim öğretim yılında akademik başarı kadar öğrencilerin güvenliği ve huzuruna da odaklanacaklarını vurgulayan Tekin, "İnşallah bu yıl benzeri olayların yaşanmadığı, eğitimin niteliğini konuştuğumuz, eğitimin niteliği üzerine odaklandığımız bir yıl olmasını temenni ediyorum" dedi.