Gazeteci Levent Gültekin, İBB davasının 1. duruşmasının 5. celsesinde yaşanan kriz sonrası CHP'yi topa tuttu. Mahkeme Başkanı'nın sanık müdafisi olmayanların izleyici kısmından duruşmayı takip etmesi gerektiğini söylemesi üzerine CHP'li Turan Taşkın Özer'in yerini terk etmemesini siyasi şov olarak değerlendirdi. "Orada insanlar çoluğunu çocuğunu görecek. Senin yüzünden yargılama yapılmadı orada. Belki 2 gün önce bitecek de 3 kişi tahliye olacak." diyen Gültekin, Mahmut Tanal'ı da 'kavgaların içindeki isim' olarak gösterdi.
Gültekin'in değerlendirmeleri şöyle:
"DURUŞMANIN TANSİYONUNUN YÜKSELMESİ DOĞAL"
Mahkeme tamamen bir sinir harbine, karşılıklı bir bilek güreşine dökülmüş durumda. Muhalefet yani CHP bunun bir siyasi dava olduğunu gösterme çabası içerisinde; iktidar ya da yargı da bunun bir yolsuzluk davası olduğunu gösterme çabası içerisinde. Bu doğal olarak duruşmanın tansiyonunu yükseltiyor, gerginliği artırıyor.
Fakat bugünkü olay, yani bazı CHP'li milletvekillerinin avukat sıralarında oturma çabasına hakim itiraz ediyor. Soruyor: "Mesleğiniz ne?" diyor. Milletvekili "Avukatım" diyor. "Vekaletnameniz var mı?" diyor. "Hayır, vekaletnamem yok" diyor. "O zaman buyurun geçin izleyici sıralarına" diyor.
İşte CHP milletvekili Mahmut Tanal ve Turan Taşkın Özer diye iki milletvekili, "Hayır biz oradan rahat görünemiyoruz, göremiyoruz. O yüzden buradan izleyeceğiz" diye inat ediyorlar. Bunun üzerine mahkeme duruşmayı erteliyor ve bunun üzerine de Adalet Bakanlığı jandarmaya bir yazı yazıyor. Bundan sonra avukatlar, gazeteciler, birinci ve ikinci derecede yakınları dışında kimse alınmayacak. Dava 40. Ağır Ceza Mahkemesi Bakırköy'e gönderildi.
"NİYE SENİN ŞOV ALANINA DÖNÜYOR BU DURUŞMA SALONU?"
Bu tip duruşmalar bazı milletvekilleri için bir şov salonuna dönüşüyor. Bildiğin şov
Şimdi arkadaş, sen milletvekilisin. Geç orada milletvekilinin olduğu yerde izleyici sırasında otur. Hayır, "Ben" diyor "avukatlar sırasında oturacağım." Niye arkadaş? Çünkü ben milletvekiliyim ama aynı zamanda da avukatım. E peki vekaletnamen var mı? Hayır yok arkadaş. Orada bak bir sürü insan var. Yargılanmayı bekliyorlar. Çoluğunu çocuğunu görmeyi bekliyorlar. İki gün, iki gün önce belki bir karar çıkacak da oradan üç kişi tahliye olacak. Niye senin şov alanına dönüyor bu duruşma salonları? Yani bıkmıyor musunuz her yerden bir video paylaşmak?
Diyelim ki Mahmut Tanal; nerede bir kavga var, Mahmut Tanal orada önde. Bir de videosunu mutlaka yanında danışmanı var, elinde kamerası var, videosunu çekiyor. Pat, Mahmut Bey koyuyor sosyal medyaya; "Bugün de yine şurada şunu yaptık" diye. Millet de "Helal olsun Mahmut Tanal var ya abi, her yerde büyük mücadele veriyor" diyor.
"İNSANLAR AİLESİNE KAVUŞMAYI BEKLİYOR"
Arkadaş, burada yüzlerce insan tutuklu. Çoluğunu çocuğunu göremiyor. Mahkeme salonunda hak aramak, yanlışlığa itiraz etmek, sesini yükseltmek başka; orada iki tane sebepsiz yere tutuklu bulunan insanların çoluğunu çocuğuna kavuşma ihtimalinin üzerinden şov yapmak başka bir şey. Ha, bu mahkemenin kararını mazur gösterir mi? Hayır. Karşılıklı bir sinir harbi güdüyor. Mahkeme başkanı isterse buna bir çözüm bulur. "Ne olur orada otur" diyebilir.
"GÖRÜNSEN NE OLACAK, GÖRÜNMESEN NE OLACAK?"
Ama zaten konuşmalardan bana geldi doküman; konuşmalardan şey kavgası veriyorlar. "Niye" diyor "burada oturmuyorsun da illa avukatların arasında oturmak istiyorsun?" "Oradan görünmüyoruz" diyor ya. "Orası" diyor "çok arka plan. Biz oradan görünmüyoruz, göremiyoruz" diyor. Arkadaş sen milletvekilisin zaten. Dinlemeye gitmişsin. Görünsen ne olacak? Görünmesen ne olacak? Görsen ne olacak? Duruşmayı dinliyorsun. İfadeleri dinliyorsun. Onları dinliyorsun ve geri adım atmadılar. Ve mahkeme başkanı dedi ki: "Yapmıyorum duruşmayı."
Bak bir günü daha çaldı insanların.''