Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın açıklamasından sonra internetten arayıp buldum. 19 Mayıs 2025’te Numan Kurtulmuş Şırnak üniversitesinde “Şırnak Sivil Toplum Buluşması”nda konuşuyor. Dinledim ve aynen not ettim.
“Terörsüz Türkiye” sürecinin nereden çıktığını anlatırken ABD’nin Irak’ı nasıl böldüğünü, daha sonra Suriye, Lübnan, Yemen ve Somali’nin nasıl bölündüğünü anlatırken kelimesi kelimesine şöyle diyor:
“Böldüler, parçaladılar. Bizim üzerimizde de ne oyunlar oynadığını yıllardır biliyorum. Şimdi bizim önümüzde iki yol vardı. Ya affedersiniz, sarı öküz gibi sıranın bize gelmesini bekleyecek, başkalarının çıkardığı fitneden dolayı bu ülkenin sokak sokak, şehir şehir bölünmesini bekleyecek ve kendi sıramızı bekleyerek telef olacaktık. Ya da bu ülkenin Türkleri ve Kürtleri kendi irademize sahip çıkarak bir olacak, beraber olacak ve hep birlikte güçlü bir Türkiye olarak yolumuza devam edecektik.”
Anlaşıldı mı Vehbi’nin kerrakesi? ABD ve hangileriyse bazı ülkeler, çevremizdeki ülkeleri bölmüşler. İşte bu sebeple biz de onların bölmesini beklemeden “bu ülkenin Türkleri ve Kürtleri kendi irademize sahip çıkarak” “hep birlikte güçlü bir Türkiye olarak yolumuza devam” edecekmişiz.
Arada “bir olacak, beraber olacak” sözleri de var ama asıl maksat, düşman bölmeden kendi irademizle gereğini yapmak.
“Bu ülkenin Türkleri ve Kürtleri” ne demek? Anayasanın 66. maddesi, “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.” demiyor mu? Bu açık hükme rağmen nasıl oluyor da “Türkler ve Kürtler” olarak birlikte karar veriyoruz? ABD ve şürekâsı bizi bölmesin diye biz kendi irademizle Türkler ve Kürtler olmayı kabul mü ediyoruz? Aman bizi bölmesinler diye biz kendi irademizle “bu ülkenin Türkleri ve Kürtleri” mi oluyoruz?
Numan Kurtulmuş TBMM başkanıdır yani ülkenin ikinci adamıdır. “Terörsüz Türkiye” denilen sürecin de Meclis’teki yürütücüsüdür. Yani birinci ağız şunu mu diyor: “Bizi bölmesinler diye vatandaşlığa bağlı Türk olmaktan vazgeçiyoruz, biz bu ülkenin Türkleri ve Kürtleriyiz, hep birlikte karar veriyoruz.”
Şimdi siyasi veya bürokrat, süreci başlatanlara ve destekleyenlere soruyorum:
Türkiye böyle bir bölünme korkusu içinde midir? Bu korkudan dolayı mı bu süreci başlattınız ve destekliyorsunuz? Türkiye halkının Türklerden ve Kürtlerden oluştuğunu kabul ederek mi bölünmeyi önlemeyi düşünüyorsunuz? Kurtulmuş böyle söylüyor, siz de aynı görüşte misiniz? Bu, düşman bölmeden kendi irademizle bölünmeyi kabul etmek değil midir?
Kurtulmuş şunu da söylüyor: “Bizim üzerimizde de ne oyunlar oynadığını yıllardır biliyorum.” Siz de biliyor musunuz? Siz de bizi bölme oyunlarını bildiğiniz için mi süreci başlattınız ve destekliyorsunuz? Bu ülkenin Türk olarak ve Türk kalarak bölücülerle başa çıkamayacağını mı düşünüyorsunuz? Milletin hayatiyet ve azminden şüphe mi ediyorsunuz?
Hem… Nasıl oluyor da 66. maddede ifadesini bulan Türk milleti adına karar verme yetkisini kendinizde buluyorsunuz? Yoksa siz kendinizi son sultanların yerine mi koyuyorsunuz?