Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayımlanan eylül ayı küresel ekonomi güncellemesi, 100 dolar sınırına dayanan petrol fiyatlarının dezenflasyon sürecini sekteye uğrattığını ve merkez bankalarının faiz indirim takvimlerini bozduğunu ortaya koydu. Şubat ayından bu yana yüzde 40 değer kazanan Brent petrol, akaryakıt fiyatlarının ötesine geçerek büyüme beklentilerini yeniden şekillendiriyor.

ENERJİ MALİYETLERİ MERKEZ BANKALARININ PLANLARINI BOZDU

Dünya'da yer alan habere göre; ham petrol fiyatlarındaki ivmelenmenin yanı sıra motorin, jet yakıtı ve ısınma amaçlı ürünlerdeki daha sert fiyat artışları, üretimden lojistiğe uzanan geniş bir yelpazede maliyet baskısı yaratıyor. Yeniden alevlenen enflasyon tehlikesi karşısında birçok ülke merkez bankası beklenen faiz indirimlerini ötelemek, hatta para politikalarını daha da sıkılaştırmak durumunda kalıyor. Bu tablo, finansman koşullarında zincirleme bir etki yaratıyor.

Uzun vadeli devlet tahvili getirilerinin gelişmiş ekonomilerde son yılların zirvesine çıkması, özel sektör ve hanehalkının borçlanma maliyetlerini artırıyor. Artan finansman maliyetleri, devletlerin yatırım ve sosyal harcamalar için ayırabileceği mali alanı kısıtlıyor.

Küresel ekonomide petrol şoku: Faiz kararları ertelendi, gözler Türkiye’de - Resim : 1

KÜRESEL BÜYÜMEDE YAVAŞLAMA VE KURTARICI 'YAPAY ZEKA'

BM projeksiyonlarına göre dünya ekonomisinin 2026'da yüzde 2,6, 2027'de ise yüzde 2,9 oranında büyümesi öngörülüyor. Pandemi öncesindeki yüzde 3,2'lik ortalamanın belirgin şekilde gerisinde kalan bu büyüme hızı; sıkı para politikaları, yüksek enerji maliyetleri ve jeopolitik belirsizliklerin ortak bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Özellikle Orta Doğu'daki gerilimlerin enerji tedarikinde yeni kesintiler yaratması, büyüme üzerindeki en ciddi aşağı yönlü risk konumunda.

Ancak enerji şokuna rağmen küresel ekonomiyi ayakta tutan iki temel dinamik bulunuyor. Yapay zeka altyapısına ve elektronik ürünlere yönelik yoğun talep sayesinde küresel mal ticareti yılın ilk beş ayında yüzde 5,4 oranında artış gösterdi. Birçok ekonomide işgücü piyasalarının gücünü koruması hanehalkı tüketimini destekliyor ve enerji maliyetlerinin büyüme üzerindeki yıkıcı etkisini şimdilik frenliyor.

TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN KRİTİK SÜREÇ

Enerjide dışa bağımlı bir yapıya sahip olan Türkiye açısından petrol fiyatlarındaki bu yüksek seyir; enflasyon, dış ticaret açığı ve akaryakıt maliyetleri üzerinden ciddi bir test niteliği taşıyor. Yeni Orta Vadeli Program'da (OVP) da küresel emtia fiyatlarının yarattığı ilave enflasyonist baskıya dikkat çekilirken, yurt içi akaryakıt fiyatlarındaki artışı dizginlemek amacıyla eşel mobil sisteminin devreye alındığı vurgulanıyor.

Petrol fiyatlarının mevcut seviyelerde tutunması, enerji faturasını kabartarak enflasyondaki düşüş ivmesini yavaşlatma riski barındırıyor. Ayrıca küresel faiz indirimlerinin gecikmesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için dış finansman maliyetlerinin daha uzun süre yüksek seyretmesi anlamına geliyor. Önümüzdeki süreçte piyasalar, yalnızca enerji fiyatlamalarını değil, büyük merkez bankalarının faiz patikasına yönelik atacağı adımları da yakından fiyatlayacak.