HABER: DİLEK TAŞDEMİR- FARUK CAN ÜNLÜYURT

Türkiye’de yüksek enflasyon ve artan hayat pahalılığı vatandaşın belini bükmeye devam ederken, okulların açılmasıyla birlikte ailelerin karşısına bir de eğitim masrafları çıktı. Gıdadan ulaşıma neredeyse her gün gelen zamlar vatandaşları zorlamayı sürdürürken, yoksulluk sınırının 121 bin 786 TL olduğu Türkiye’de 28 bin 75 TL olan asgari ücretle geçinmeye çalışan aileler okul alışverişinde de zorlanıyor.

Okula uyum haftasıyla başlayan yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye, forma, servis ve temizlik giderleri velilerin bütçesini zorluyor. Yalnızca kırtasiye harcaması 3 bin TL'yi bulurken, işçi aileleri dershane ve servis masraflarından vazgeçip ihtiyaçları kısmak zorunda kalıyor.

YENİÇAĞ Gazetesi olarak yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde vatandaşlara mikrofon uzattık. Veliler okul alışverişine ne kadar para harcadıklarını anlatırken, iktidardan beklentilerini de sıraladı.

Kırtasiye masrafının altından ekonomik buhran çıktı: '28 bin lirayla geçinilmiyor' - Resim : 1

“ÇANTAYI DA ALSAYDIM 10 BİN LİRAYI GEÇERDİ”

Bu yılki okul alışverişinden yeni döndüğünü söyleyen 2 çocuk annesi genç kadın, geçen yıldan kalan malzemeler sayesinde harcamasının sınırlı kaldığını belirtti.

Genç kadın, “Geçen yıldan kalan malzemelerim olduğu için şu anda 2.000 lira gibi çok eşya değil, gördüğünüz üzere birkaç parça bir şeyle 2.000 lira harcayıp dönüyorum. 2.000 lira zorlamadı ama eğer evde malzemelerim olmasaydı, mesela ben boya almadım; sulu boya, pastel boya, bütün boyalarımın hepsi evde vardı. Defterlerimin yedekleri geçen seneden kalmıştı” dedi.

Listenin tamamını almak zorunda kalması halinde daha yüksek bir masrafla karşılaşacağını söyleyen vatandaş, “Eğer listenin hepsini harcayacak olsaydım, çanta da alacak olsaydım 10.000 lirayı geçerdi” ifadelerini kullandı.

“ALAMAYAN BİRÇOK AİLE VAR”

Genç kadın, her ailenin çocuklarının okul ihtiyaçlarını karşılayamadığını belirterek, “Şu anda bütün ailelerin alabildiğini zannetmiyorum. Yani alamayan birçok aile var” dedi.

Bazı ailelerin ihtiyaçlarını çevresinden karşılamak zorunda kaldığını söyleyen vatandaş, “Komşusundan, akrabasından, eşinden dostundan çantaları, kıyafetleri temin edemeyen çok insan var” ifadelerini kullandı.

Destek başvurularından da sonuç alamadığını belirten vatandaş, “Birçok yerden destek olduğunu söylediler de hiçbir başvuru sonuçlanmadı. Birkaç yere başvuruda bulundum. Kırtasiyeye yardım yapılacak, yok oradan yardım yapılacak; hepsinin asılsız olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

Kırtasiye masrafının altından ekonomik buhran çıktı: '28 bin lirayla geçinilmiyor' - Resim : 2

“ŞU ANA KADAR 7 BİN LİRA HARCAMIŞIZDIR”

Bir başka vatandaş ise okul masraflarının henüz tamamlanmadığını belirterek, “Tam hesaplayamadık, daha da alışverişi devam ediyoruz ama okul dahil birçok şeyle etkin hesaplarsak şu ana kadar 7.000 lira harcamışızdır. Hala devam ediyoruz açıkçası” dedi. Aynı vatandaş, eğitimde fırsat eşitliği konusunda da dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

“Kesinlikle öyle eğitimde fırsat eşitliği gibi bir durum Türkiye genelinde söz konusu değil. Yaşadığınız şehirde bile, İstanbul'da baz aldığımızda semt bazında bile bu sistem değişiyor” diyen vatandaş, semtler arasındaki ekonomik farklılığın eğitime de yansıdığını söyledi.

“Bir Esenyurt'ta oturan adamla bir Küçükçekmece'de oturan adam arasında gerçekten fark var. Özellikle iyi lokasyonlardaki fiyatlar bazında düşündüğümüzde biz 20 versek onlar 40-50 veriyor” ifadelerini kullandı.

Öğretmen atamalarına da değinen vatandaş, “Daha iyi, sistemli, yüksek puanlı olan öğretmenler biraz daha iyi semtlerde, iyi lokasyonlarda görev alıyor, zaten biliyoruz. Burada kesinlikle bir eşitliğin eşitsizliği her alanda olduğu gibi burada da var” dedi.

“ASGARİ 28 BİN LİRA, HER ŞEY DEĞİŞİYOR AMA ASGARİ ÜCRET DEĞİŞMİYOR”

İktidardan beklentilerini de sıralayan 2 çocuk babası vatandaş, gençlerin eğitim imkanlarının artırılması gerektiğini vurguladı.

“Halkın nabzını tutacak noktaya gelmesi lazım, biraz kulak vermesi gerekiyor. Ciddi manada okumak isteyen bir kitle var. Gençlerimiz gerçekten imkan sahibi olmak istiyor. Hem lisesinden, hem ortaokulundan çok güzel cevherler var” dedi.

Türkiye’de gençlerin ortaya koyduğu projelere dikkat çeken vatandaş, “Teknofest'e baktığınız zaman neler çıktığını biz de görüyoruz. Ne beyinler, ne zekalar, ne prototipler, ne çalışmalar, TÜBİTAK faslından ne projeler bunlar bizim gençlerimizden geliyor, başka bir yerden çıkmıyor” ifadelerini kullandı.

Devletin gençlere daha fazla olanak sağlaması gerektiğini belirten vatandaş, ekonomik şartların ise ailelerin eğitim harcamalarını zorlaştırdığını söyledi.

“Vatandaşın şöyle bir sıkıntısı var, ekonomi yok, boğazını mı düşünsün? Kırtasiye alışverişini mi düşünsün? Ulaşıma bile birden bir yere gitmesi inanılmaz derecede pahalı. Asgari 28.000 lira, her şey değişiyor ama bir türlü asgari ücret değişmiyor ya da kazançlar değişmiyor” diye konuştu.

“YÜZDE 95'İ GERÇEKTEN ZORLANIYOR”

Ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmesinde vatandaş, “Yüzde 5'lik bir kısım var. Maşallah var, iyi geçiniyor ama yüzde 95'i gerçekten zorlanıyor” dedi.

Kira artışlarının da vatandaş üzerinde büyük baskı oluşturduğunu belirten 2 çocuk babası, “Şu an insanlar kira zammından korkar hale gelmiş. Bırakın eğitimle ilgili şeyleri insanlar ayakta kalmaya çalışıyor. Ayakta kalmaya çalıştığı yerde de eğitim zorluyor” ifadelerini kullandı.

Anne ve babaların kendi ihtiyaçlarından fedakarlık ederek çocuklarının eğitim masraflarını karşılamaya çalıştığını söyleyen vatandaş, “Yemiyor, içmiyor ama çocuğunun okul kırtasiye alımını zorunda kalıyor, en azından daha iyi imkanlarda okusun ve iyi yerlere gelsin diye” dedi.

Daha fazla sosyal desteğe ihtiyaç olduğunu belirten vatandaş, “Enflasyonu baz aldığımızda bunlar birçoğu yeterli kalmıyor artık. Burada daha fazla desteğe ihtiyaç var, özellikle sosyal desteklere çok ihtiyaç var” diye konuştu.

Vatandaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“O yüzden devletten, daha doğrusu hükümetten bu konuda biraz daha sahaya inmeleri gerektiğini düşünüyorum. Sadece yandakilerle, danışmanlarla bir yerlere ilerleyemeyiz. Gerçeklikle bir de kulaktan duyma arasında uçurum var. Her şey rakamlar değil. Evet, yukarıda birçok rakamlar söyleniyor ama aşağı indiğinizde, yani sahaya indiğinizde bu rakamların bir ederi olmadığını görüyoruz. O yüzden devletten bize daha fazla katkı, daha fazla destek bekliyoruz.”

Kırtasiye masrafının altından ekonomik buhran çıktı: '28 bin lirayla geçinilmiyor' - Resim : 3

“ÇOK PAHALI, ŞİMDİDEN ZORLADI BİZİ”

Dört çocuk annesi başka bir vatandaş da okul alışverişindeki fiyatlardan şikayet etti.

“Bakalım, ama çok pahalı şimdiden. Bakalım ne yapacağız. Zorladı bizi de. Sağ olsun bizim belediyemiz çok iyi, yardımcı oluyor herkese. Yine herhalde oradan alacağız. Parası olan alıyor tabii ki de” diyen vatandaş, çocuklarının eğitim durumunu da anlattı.

Büyük kızının liseye başlayacağını, diğer çocuklarının ise ortaokula gittiğini söyleyen vatandaş, “Herkesin destek olunması lazım, çocuklar ilerlesin yani” ifadelerini kullandı.

Kırtasiye masrafının altından ekonomik buhran çıktı: '28 bin lirayla geçinilmiyor' - Resim : 4

“EN DÜŞÜK EV KİRASI 40 BİN LİRA, ASGARİ ÜCRETİMİZ 28 BİN LİRA”

Okula giden üç yeğeninin olduğunu söyleyen başka bir vatandaş ise kırtasiye ücretlerinin ciddi bir sorun haline geldiğini belirtti.

“Liseye giden yeğenim var, ortaokula giden yeğenlerim var, ilkokula giden yeğenlerim var. Yeğenlerimle de konuşuyorum bazen. Hani kırtasiye ücretleri falan, yani çok sorun haline geldi. Buna devletimizin bir el atması lazım, hükümetimizin” dedi.

Eğitimde fırsat eşitliğinin önemli olduğunu vurgulayan vatandaş, “Eğitimde fırsat eşitliği güzel olur aslında da ama genel olarak olması lazım. Birine fırsat veriyorsun, öbürüne fırsat vermiyorsun ama olmuyor yani, adaleti yok. Kimi bakıyor, kimi alıyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomik sıkıntıları kendi hayatında da gördüğünü söyleyen vatandaş, “Ekonomi biraz sıkıntılı da yani. Ekonomi olarak sıkıntılar insanlar. Görüyorum çünkü kendim yaşadığım için” dedi.

Vatandaş, geçim sıkıntısını anlatırken kullandığı “En büyük param 200 lira, 200 lirayla bir gidip yemek yiyemiyorsun. Paramız, birimimiz en büyük para 200 lira. 200 lirayla da yemek yemiyorum şimdi” ifadeleriyle yaşanan ekonomik zorluğa dikkat çekti.

Ekonominin düzelmesini beklediklerini söyleyen vatandaş, “İllaki var. Bekliyoruz çünkü ekonomi bir düzelsin. En düşük ev kirası 40 bin lira, asgari ücretimiz 28 bin lira” dedi.

Velilerin ifadeleri, yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte okul masraflarının yalnızca kırtasiye alışverişinden ibaret olmadığını; kira, ulaşım ve temel ihtiyaçlardaki artışla birlikte eğitim harcamalarının da aile bütçesinde önemli bir yük oluşturduğunu ortaya koydu.