Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) gerçekleştirilen grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısındaki konuşmasında öne çıkanlar şöyle:
"103 yıl, Ankara'nın başkent oluşunun 103. yılı. Rahmetli Malatya milletvekili İsmet İnönü, 10 Ekim 1923'te mazbata veriyor ve Meclis'in ikinci oturumunda Ankara'nın başkent oluşu kabul ediliyor. Ankaramızla ve Ankaralılarımızla gurur duyuyoruz.
"TAYFUN KAHRAMAN SERBEST BIRAKIN"
En sert ve en haksız eleştirilere medyada en ağır eleştirilerin hedefi olan biriyim. Olayları büyütüyorlar. Ama ne olursa olsun hiçbir gazetecinin tutuklanmasını istemedim. Bugüne kadar ağzımdan 'gazeteci tutuklansın' diye bir cümle de çıkmadı. Medyanın büyük ölçüde saygınlığını kaybettiğinin de farkındayım. Medyanın doğru haber vermediği, halkı yanılttığı için... Ben bunun da farkındayım. Güven kaybediyor böylece... Gazeteciler, ülkenin haber alması için vatandaşlar adına günün 24 saati çalışan kişilerdir. Hepsi illa doğru yapıyor diye bir iddiamız yok ama medya, kendi içindeki aktörleri dışarı çıkarabilmeli. Yapamıyorsa saygınlığını kaybediyor. Ama ne olursa olsun, hiçbir gazeteci tutuklanmamalı, ev hapsi bunlar için geçerli olmamalı. Eğer gazeteci tutuklanıyorsa orada demokrasi yara alıyor demektir. Artık Tayfun Kahraman'ı serbest bırakın ya... Vicdan, akıl, hukuk, adalet, insanlık var. Çıkması lazım.
"BU İKTİDARIN, DEVLETİN, SARAYIN AYIBIDIR"
Türkiye'yi ve siyaseti kirlilikte arındıracağız. Hiç endişeniz olmasın. Kirli adamın, şaibeli adamın CHP'de yeri yoktur. Adaleti savunmak zorundayız. Hakimlerin bağımsız olması lazım. Hakim siyasallaşmışsa onda vicdani kanaat yoktur artık. Kanun da yoktur artık. 2 No'lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir, bir TV kanalında, "Biz baro olarak meslektaşlarımıza isteği ne yönde ise yardımcı olmaya gayret gösteriyoruz. 2 senelik çalışma dönemimizde 70 baro üyesi avukat arkadaşlarımızı hakim-savcı yaptık. Bakanlıklar görüştük sağ olsunlar, bize ayrıcalık tanıdı" dedi. Bir hakim, birisinin torpili ile giriyorsa ve hakim oluyorsa o halim vicdani kanaatini mi dinleyecek yoksa kendisine torpil yapan adamın talebini mi yerine getirecek? En büyük sorunumuz adalet. Adalete olan güven yüzde 20-30 civarında. Dünya Adalet Projesi Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde Türkiye 143 ülke arasında 118. sırada. Bu iktidarın, devletin, sarayın ayıbıdır.
"YOLSUZLUK, HIRSIZLIK YAPAN BELEDİYE BAŞKANLARININ SIĞINACAĞI TEK LİMAN AK PARTİ GENEL MERKEZİ"
Bu belediye başkanlarının nasıl belirlendiğini bilmiyorum. Ama yapay zekaya da bir hakaret etmek istemiyorum. Yapay zekaya iftira etme gibi hakkımız da yok zaten. CHP'den seçiliyor, CHP'lilerin oyunu alıyor. Nasıl oluyor da birden bire öbür tarafa transfer oluyor? İki şey oluyor; bir; ya malı götürmüş sığınacak bir yer arıyor, derhal buraya gel diyorlar. Gayet açık, gayet net söylüyorum. İki; henüz malı götürmemiş ama götürmek istiyor. Çalmak istiyor. Ben CHP'nin markası ile durursam gene bana hesap soracaklar. En iyisi ben oraya gideyim; hırsızlıkta, malı götürmede sınır yok. İstediğin kadar çalarsın, çırparsın bir de iktidar senin sırtını sıvazlar. Bu belediye başkanlarında bir ar damarı sorunu var. Namuslu bir belediye başkanı seçmenine ihanet etmez. Yolsuzluk, hırsızlık yapan belediye başkanlarının sığınacağı tek liman AK Parti Genel Merkezi'dir. Türkiye'yi ve siyaseti kirlilikten arındıracağız. Kirli ve şaibeli adamın CHP'de işi yoktur."
"LAİKLİĞİN GÜVENCESİ KADININ BAŞÖRTÜSÜ DEĞİLDİR; İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİDİR"
Azerbaycanlı kardeşlerimize de seslenmek isterim. Sizin acınız bizim acımız. Başörtüsü olayı oluyor ve izliyoruz, okuyoruz. Kadınların başı açık ya da kapalı diye ayrılması doğru değil. Türkiye burada çok ağır bir sınavdan geçti. Kadınları bırakın, istediği kıyafeti seçsin. Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir; insan hakları ve demokrasidir. Kimin inançlı olup olmadığını yalnızca Yüce Yaradan bilir. Peygambere verilmeyen bir yetkiyi kimse kullanmamalı, kimse kullanamaz."