Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum'un, genel seçimlerin 2028 yılı Mart veya Nisan ayında yapılabileceğinin büyük ölçüde netleşmiş durumda olduğunu açıklaması gündemdeki yerini koruyor.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cenk Özatıcı, Mehmet Uçum’un açıklamalarıyla ilgili YENİÇAĞ'a dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
"BAZI MUHALEFET PARTİLERİ BU SÜRECE DESTEK VERDİ"
İktidarın stratejisini eleştiren Özatıcı, sürecin başından bu yana atılan adımların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığını garantileme amacı taşıdığını ifade ederek AK Parti'nin DEM Parti'yle anlaştığını söyledi.
Özatıcı, "Terörle mücadele kisvesi altında yürütülen sürecin en başından beri, Öcalan üzerinden DEM Parti'yi konsolide etme ve Erdoğan'ın bir daha adaylığını garantileme süreci olduğunu iki yılı aşkın süredir söylüyoruz. Maalesef bazı muhalif partiler de komisyon masalarına oturarak, bu süreçlere destek vererek asıl projeye ortak oldu" dedi.
"TEK ADAM SİSTEMİNDE MECLİS YOK!"
Mehmet Uçum'un konumunu ve açıklamalarını eleştiren Özatıcı, mevcut sistemin getirdiği yapıya dikkat çekti. "Milyonlarca seçmenin oy verdiği milletvekilleri değil, bir kişinin atadığı bir memur seçim tarihine dair karar veremez, fikir beyan edemez" diyen Özatıcı "Tek adam sisteminde Meclis yok, yasama yok, yargı yok, yürütme erk yok; tek adam var ve onun atadığı bürokratlar var. İşte bu yüzden parlamenter demokrasiye geçeceğiz diyoruz" ifadelerini kullandı.
Özatıcı'nın, "Maalesef bazı muhalif partililer de bu yorumu yapanlar da buna dahildir, o komisyon masalarına oturarak, o süreçlere destek vererek, o yasalara 'evet' diyerek aslında bu Öcalan üzerinden DEM Parti'yi konsolide etme ve Erdoğan'ın bir daha aday etme projesine zimni, bilerek, bilmeyerek ama bir şekilde destek verdi. İşin özü budur" ifadeleri de dikkat çekti.
Cenk Özatıcı'nın açıklamasının tamamı şöyle;
'DEM PARTİ ÜZERİNDEN 360 MİLLETVEKİLİYLE ERDOĞAN'IN ADAYLIĞINI GARANTİLEDİLER'
"Şöyle, zaten biz en başından beri, yani terörle mücadelede Öcalan'ın merkezine konulan ve Türkiye'ye 'Terörsüz Türkiye' diye pazarlanan bu sürecin hem Öcalan'ı meşrulaştırma, aktörleştirme, Öcalan üzerinden DEM Parti'yi konsolide etme, DEM Parti üzerinden de 360 milletvekiliyle Erdoğan'ın adaylığını garantileme süreci olduğunu iki yılı aşkın süredir söylüyoruz. Çünkü iki sene oldu süreç başlayalı, ilk birinci günden itibaren söyleyen siyasi partiyiz. Ve iddialarımızda haklı çıkan tek siyasi partiyiz.
"BAZI MUHALİF PARTİLİLER DE BU YORUMU YAPANLAR DA BUNA DAHİLDİR"
Maalesef bazı muhalif partililer de bu yorumu yapanlar da buna dahildir. Komisyon masalarına oturarak, o süreçlere destek vererek, o yasalara 'evet' diyerek aslında bu Öcalan üzerinden DEM Parti'yi konsolide etme ve Erdoğan'ın bir daha aday etme projesine zimni, bilerek, bilmeyerek ama bir şekilde destek verdiler. İşin özü budur. Yani o parti çok böyle arayıp bulmasına gerek yok. O partinin adı belli, sanı belli; DEM Parti. Mehmet Uçum da mesajı onlara veriyor zaten. Mehmet Uçum nasıl verebiliyor meselesi ayrı mesele. O tek adam rejiminin anayasal çerçevesi olan ucube Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin doğal bir sonucu.
"BİR KİŞİNİN ATADIĞI BİR MEMUR SEÇİM TARİHİNE DAİR KARAR VERİYOR"
Çünkü ucube Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde, aşağı yukarı, 60 milyon insanın seçtiği milletvekilleri değil bir kişinin atadığı bir memur seçim tarihine dair karar verebilir, fikir beyan edebilir, çerçeve çizebilir, istikamet çizebilir. Olan şey bu. Mehmet Uçum şu anda Türk milleti adına konuşuyor, Meclis adına konuşuyor. Çünkü tek adam sisteminde Meclis yok, yasama yok, yargı yok, yürütme erk yok, tek adam var ve onun atadığı bürokratlar var. İşte zaten onun için biz bu tek adam rejimini değiştirip parlamenter demokrasi sisteme geçeceğiz diyoruz."