Türkiye ekonomisinin kalbi, ticaretin başkenti İstanbul... Ve bu devasa çarkın merkezinde, 700 binden fazla üyesiyle sadece ülkemizin değil, dünyanın da en büyük odalarından biri olan İstanbul Ticaret Odası (İTO) var.
27 Ekim 2026 Salı günü Yeşilköy’deki İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek olan İTO seçimleri öncesi nefesler tutuldu. Yeni dönemde İTO rotasını kime teslim edecek? Yüksek enflasyon, finansmana erişim zorluğu ve artan maliyetler kıskacındaki tüccar ne bekliyor, adaylar ne vaat ediyor?
İTO Başkan Adayı Mustafa Can, İstanbul tüccarının yaşadığı darboğazı ve çözüm önerilerini YENİÇAĞ Gazetesi Ekonomi Şefi Süleyman Çay'a özel anlattı.
"İTO SADECE BELGE VEREN BİR KURUM OLMAYACAK"
Yüksek faiz ortamı ve kredi imkanlarının sıkılaşması nedeniyle özellikle KOBİ'ler ciddi bir likidite sıkıntısı yaşıyor. İTO Başkanı olarak üyelerin finansman yükünü hafifletmek adına bankalar ve BDDK nezdinde nasıl bir rol üstleneceksiniz?
"Bugün İstanbul'da üretimin, ticaretin ve istihdamın omurgasını KOBİ'ler oluşturuyor. Ancak birçok işletme sipariş bulmasına rağmen finansmana ulaşamadığı için üretim yapamıyor. Ticaretin önündeki en büyük engel artık müşteri değil, krediye erişimdir. Ben İTO Başkanı olduğum gün, İstanbul Ticaret Odası'nı yalnızca belge veren bir kurum olmaktan çıkarıp üyelerinin haklarını savunan güçlü bir temsil makamına dönüştüreceğim. BDDK, Merkez Bankası ve bankalarla düzenli Finansman Koordinasyon Masası kuracağız. İTO kefaletiyle çalışan yeni bir finansman modeli oluşturarak, sağlıklı bilançosu olan ancak teminat sorunu yaşayan firmalarımızın önünü açacağız. Eximbank, KGF ve kalkınma bankalarının kaynaklarının İstanbul'daki üretici ve ihracatçı firmalara daha hızlı ulaşmasını sağlayacağız. Ben faiz belirleyemem ama üyemin sesini en güçlü şekilde Ankara'ya taşıyabilirim. İTO artık seyreden değil, çözüm üreten bir kurum olacaktır."
"TOPLU SATIN ALMA MODELİ İLE MALİYETLERİ DÜŞÜRECEĞİZ"
Yüksek enflasyon, kira artışları ve işçilik maliyetleri İstanbul tüccarını zorluyor. İTO'nun bu süreçte üyelerine sunabileceği doğrudan bir maliyet azaltıcı desteği veya dayanışma mekanizması çözümünüz var mı?
"Evet var. İTO'nun en önemli görevlerinden biri üyelerinin rekabet gücünü artırmaktır. Toplu satın alma modeli kuracağız. Elektrik, doğalgaz, internet, kargo, sigorta ve ofis sarf malzemelerinde yüz binlerce üyenin alım gücünü birleştirerek önemli indirimler sağlayacağız. İTO iştiraklerini, zarar eden yapılar olmaktan çıkarıp üyeye maliyet avantajı sağlayan kurumlara dönüştüreceğiz. Kriz dönemlerinde ayakta kalan işletmeler sadece güçlü olanlar değil, birlikte hareket edenlerdir."
Tüccarın üzerindeki vergi yükü, kayıt dışılık ve sık değişen mevzuatlar konusunda ekonomi yönetimiyle diyalog stratejiniz ne olacak?
"Devlet ile iş dünyası karşı karşıya gelen iki taraf değildir, aynı geminin içindeyiz. Çatışan değil, sonuç alan bir yönetim anlayışı benimseyeceğim. Her sektörden temsilcilerin bulunduğu Ekonomi Danışma Kurulları oluşturacağız. Sorunları rapor haline getirerek Hazine ve Maliye Bakanlığına düzenli sunacağız. En önemlisi, mevzuat değişiklikleri yapılmadan önce İTO'nun görüşünün alınmasını sağlayacağız."
BÖLGESEL ASGARİ ÜCRET TARTIŞMALARI
Bölgesel asgari ücret modeline bakışınız nedir?
"Bu konu yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir meseledir. Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşam maliyetleri arasında ciddi farklar olduğu doğrudur. Ancak aynı işi yapan insanların yalnızca yaşadığı şehir nedeniyle farklı ücret alması sosyal adalet açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Benim önceliğim ücretleri düşürmek değil, işletmeler üzerindeki vergi ve prim yükünü azaltmaktır. Kalıcı refah, düşük ücretle değil; yüksek verimlilik ve güçlü ekonomiyle sağlanır. Ben bu odanın imkânlarından faydalanmak için değil, bu odanın imkânlarını üyelere ulaştırmak için adayım. 850 bin üyesi bulunan bir odanın yalnızca seçim zamanı hatırlanan üyeleri olmamalıdır."
GENÇLERE VE KADINLARA GİRİŞİMCİLİK AKADEMİSİ
Genç girişimciler ve kadın girişimciler için özel çalışmalarınız olacak mı?
"Kesinlikle. Bir ülkenin geleceği gençlerin kurduğu şirketlerle yazılır. İTO bünyesinde Girişimcilik Akademisi kuracağız. Yapay zekâ, e-ticaret, ihracat ve finans yönetimi eğitimlerini ücretsiz sunacak, her genç girişimciye deneyimli bir mentor atayacağız. Kadın girişimciler için de özel finansman programları ve uluslararası pazarlama ağları oluşturacağız."
İhracatı artırmak için İTO'nun rolü sizce nasıl olmalı?
"İTO sadece fuar düzenleyen değil, üyeye müşteri bulan bir kurum olmalıdır. Yapay zekâ destekli Ticari İstihbarat Merkezi kuracağız. Hangi ülkede hangi ürün talep görüyor, hangi ithalatçı güvenilir; bunları üyemizin önüne hazır koyacağız. İhracatı yalnızca büyük şirketlerin değil, KOBİ'lerin de başarabileceği bir sisteme dönüştüreceğiz."
"İSTANBUL, DÜNYANIN TİCARET BAŞKENTİ OLACAK"
İstanbul'un ticaret merkezi olma konumunu güçlendirmek için hangi projeleri planlıyorsunuz?
"Hedefim İstanbul'u dünyanın ticaret başkentlerinden biri haline getirmektir. Yapay Zekâ Ticaret Üniversitesi ve Teknoloji Kampüsü kuracağız. Uluslararası Ticaret İstihbarat Merkezi ve yeni nesil fuarcılık modeli geliştireceğiz. İTO artık geçmişi yöneten değil, geleceği inşa eden kurum olacaktır."
Üyeler size neden oy vermeli?
"Çünkü ben koltuk için değil, değişim için adayım. Şeffaflık, liyakat, hesap verebilirlik ve katılımcı yönetim anlayışını hayata geçireceğim. İTO'yu yönetimin odası olmaktan çıkarıp üyelerin odası haline getireceğim."
İTO üyelerine vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?
"Bu seçim kişiler arasında değil, anlayışlar arasında yapılacak bir tercihtir. Değişimden korkmamalıyız. Kapısı herkese açık, hesap veren, üyelerini dinleyen, sorunlarını çözen güçlü bir İTO mümkündür. Ben tek başıma değil, 850 bin üyeyle birlikte yönetmeye talibim."
Son olarak; başkan seçildiğinizde 4 yılın sonunda hangi hedeflere ulaşmış olmayı başarı olarak görürsünüz?
"Dört yıl sonunda; üyelerin krediye erişiminin kolaylaştığı, ihracatın belirgin şekilde arttığı, yapay zekâ projelerinin hayata geçtiği, genç ve kadın girişimcilerin desteklendiği, İTO'nun Türkiye'de şeffaf ve örnek gösterilen bir kurum haline geldiği bir yapı oluşturabilirsek, bunu en büyük başarı olarak görürüm. Hedefim yalnızca İTO Başkanı olmak değil; üyelerinin gurur duyduğu ve dünyada örnek gösterilen bir Ticaret Odası inşa etmektir."
KAPTAN MUSTAFA CAN KİMDİR?
Aslen Çankırı’nın Orta ilçesine bağlı Karaağaç köyünden olan Mustafa Can, 6 Ekim 1964 tarihinde Çankırı’da dünyaya geldi. Genç yaşlarda denizciliğe duyduğu büyük ilgi, onu İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesi'ne (eski adıyla Yüksek Denizcilik Okulu) yönlendirdi. 1988 yılında bu köklü kurumdan mezun olan Can, kariyerine uluslararası sularda yelken açarak başladı.
On yıl boyunca çeşitli gemilerde 3. ve 2. kaptan olarak görev yapan Can, kariyerinin üç yılını Türk bayraklı gemilerde süvari (gemi kaptanı) olarak geçirdi. Denizcilik sektöründeki deneyimini Türk boğazlarında gemi trafik operatörlüğü ve liman müdürlüğü gibi stratejik görevlerle pekiştirdi.
1990'ların sonunda denizdeki aktif görevlerini bırakarak karaya geçen Mustafa Can, sektörde edindiği engin tecrübeyi iş dünyasına taşıdı. Kendi girişimleri olan Güneş Denizcilik ve VEGA Savunma Sanayi Teknolojileri şirketlerini kuran Can, her iki firmayı da kısa sürede sektörün en önemli aktörleri arasına sokmayı başardı. 2010 yılında ortak olduğu bir gemicilik firmasını hızla büyüterek Türkiye'nin en büyük gemi acentesi konumuna taşıması, onun iş dünyasındaki stratejik zekasını bir kez daha kanıtladı. Can, halen kurucusu olduğu şirketlerin yönetim kurulu başkanlığı görevini başarıyla yürütüyor.
Yatırımlarını yalnızca denizcilik ve savunma ile sınırlı tutmayan başarılı iş insanı, İstanbul'un Ağva, Şile ve Üsküdar bölgelerinde beş adet butik otel işletiyor. Aynı zamanda topraksız tarım (hidroponik) alanında yenilikçi projelere imza atan Can, sağlık sektöründe de adından söz ettiriyor. Sahibi olduğu Carmed İlaç bünyesinde, karvakrol ve timol gibi doğal bileşenler içeren 'VACROL' markalı gıda takviyelerinin üretimini gerçekleştiriyor.
İş dünyasındaki bu yoğun mesaisinin yanında hemşehri örgütlenmelerinde de aktif rol alan Can, İstanbul Çankırılılar Vakfı Genel Başkanlığı ve Çankırı Dernekler Konfederasyonu Başkanlığı gibi önemli sivil toplum görevlerini üstlenerek doğduğu topraklara olan vefasını da gösterdi.
İş dünyasındaki başarılarının ardından Zafer Partisi saflarında siyasete adım atan Mustafa Can, partide Türk Dünyası ve Denizcilik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. 21 Ağustos 2022'de yapılan olağanüstü kongrede Zafer Partisi İstanbul İl Başkanı seçilmişti.
Ancak bu süreç uzun sürmedi. Ekim 2022'de sosyal medya üzerinden yaptığı sürpriz bir açıklamayla partisindeki tüm görevlerinden ve üyeliğinden istifa ettiğini duyuran Can, aktif siyasetin doğasına uyum sağlayamadığını, zamanını ailesine ve ticari yatırımlarına ayırmak istediğini belirtti.

Kaptan Mustafa Can İTO Başkanlığına adaylığını açıkladı: 'İstanbul'un tüccarı yeniden söz sahibi olacak'Gündem