30 Ağustos 2024’te Kara Harp Okulu’ndaki mezuniyet töreninin ardından ettikleri yeminle gündeme gelen ve daha sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edilen 5 teğmenden Ebru Eroğlu ile İzzet Talip Akarsu, ONLAR TV YouTube yayınında gazeteci Barış Terkoğlu'nun sorularını yanıtladı.
İki genç teğmen, ihraç kararının kendilerine bildirilmesinden önce televizyonlarda yayımlanmasından ailelerinin yaşadığı üzüntüye, silah arkadaşlarının tutumundan gelecek hedeflerine kadar yaşadıklarını anlattı.
“BİZ BUNU HABERLERDEN ÖĞRENDİK”
Ebru Eroğlu, ihraç kararını öğrendiği gün Topçu Okulu’nda uygulama sınavına girdiğini söyledi. Sınavın ardından izne çıkmayı beklerken telefonuna gelen bir haber görüntüsüyle karardan haberdar olduğunu belirten Eroğlu, o anı şöyle anlattı:
“31 Ocak’ta açıklandı cuma günüydü. O gün de ben topçuyum, Topçu Okulu’nda uygulama sınavım vardı. Sınavıma girdim, çıktım. Sivillerimi giydim, içtimaya katıldım ve izne çıkmayı bekliyorum. Nizamiyeye doğru yürüyorum. O esnada telefonuma bir mesaj geldi. Televizyon ekranından atılmış bir haber. Altta geçiyor: ‘Teğmenler ihraç edildi’ diye. Ben o an öğrendim.”
Kararın o sırada kendilerine tebliğ edilmediğini belirten Eroğlu, yaşadığı hayal kırıklığını şu sözlerle ifade etti:
“Tarafımıza yazılı veya sözlü bir tebliğ gerçekleşmedi. Kendi amirimi aradığımda da ‘Böyle bir haber var, bize de bir tebliğ gerçekleşmedi’ dedi. Yani biz bunu haberlerden öğrendik. Bence bu durum hiç profesyonel değildi. Çok acı vericiydi açıkçası.”
Akarsu ise ihraç edildiğini bir devre arkadaşının telefonuyla öğrendiğini söyledi:
“Beni bir devre arkadaşım aradı. ‘Geçmiş olsun’ falan dedi. Ben ilk başta Yüksek Disiplin Kurulu’na çıktığımızdan dolayı geçmiş olsun diyor diye düşündüm. Meğer atılmışız. Sonra kendisi dedi, ‘İhraç edilmişsiniz’ diye. ‘Ne diyorsun abi? Bir link veya ekran görüntüsü varsa atabilir misin?’ dedim.”
“BABA, TELEVİZYONLARI KAPATIN MÜMKÜNSE”
Teğmen Akarsu, haberleri gördükten sonra babasını aradığını ve ailesini sakinleştirmeye çalıştığını anlattı:
“Babamı aradım ve dedim ki: ‘Baba, ihraç kararını televizyonlara vermişler. Bizim elimize henüz karar geçmedi. Ama için rahat olsun, sıkıntı yok. Avukatlarımla birlikteyim. Şimdi onların yanına gidiyorum zaten. Bizim çocuklarla birlikteyim. Siz televizyonları kapatın mümkünse, biraz kafanızı dinleyin.’ Çünkü aslında bizden daha çok ailemizi etkiledi.”
Ailelerin çocuklarını Harp Okulu’na gönderirken taşıdığı beklentilere dikkat çeken Akarsu, şöyle devam etti:
“Düşünsenize Barış Bey, çocuğunuzu 17 yaşında veriyorsunuz bir yatılı okula ve çıktıktan sonra vatan müdafaasında görev yapacak, üniforma giyecek birer subay olmasını bekliyorsunuz. Bir anda çocuklarınız bir olay sonucunda mesleklerinden oluyorlar, üniformalarından oluyorlar.”
“TAMAM, BUGÜN SON DEDİĞİMİZ GÜNÜN ERTESİ SABAHI…”
Eroğlu, sürecin psikolojik etkilerini anlatırken her şeyin geride kaldığını düşündükleri anlarda yeni sorunlarla karşılaştıklarını söyledi:
“Ben de merak ettim. Ben de şüphe ettim. Ben de merak ettim: Acaba girdim mi, giriyor muyum? Çünkü peşimizi hiçbir zaman bırakmadı bu. ‘Tamam, artık bugün son’ dediğimiz günün ertesi sabahı daha kötü bir şeyle uyandık. İşte telefonumuza farklı numaralardan mesajlar, tehditler…”
Terkoğlu’nun tehditler hakkında şikayetçi olup olmadığını sorması üzerine Eroğlu, şikayette bulunmadığını belirtti:
“Olmadım. Çünkü bunun arkasının kesilmeyeceğini biliyorum. Şikayette bulunsam da bir değişiklik olmayacağını biliyorum. Akışına bıraktım. Sessiz kalmayı tercih ettim.”
Eroğlu, ailesinin ve arkadaşlarının desteğinin bu dönemi aşmalarında belirleyici olduğunu vurguladı:
“Ailemiz bu süreçte bizi zaten her zaman destekleyici davrandı. Her kararımızda, her sözümüzde arkamızda olduklarını söyledi. Bizim için de süreç zaten bu şekilde kolaylaştı. Yoksa daha zor bir süreç geçirirdik. Ailelerimiz iyi ki yanımızdaydı. Türk milleti de iyi ki yanımızdaydı.”

“MANSUR YAVAŞ’IN TEKLİFİYLE ÇALIŞMAYA BAŞLADIK”
İhraç sonrasındaki hayatını anlatan Eroğlu, yaklaşık altı-yedi ay sonra özel bir şirkette işe başladığını, yüksek lisans eğitimini de sürdürdüğünü söyledi.
Akarsu ise Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde çalışmaya başladıklarını anlattı:
“Biz Ankara’daydık. Ankara’da çalışmaya başladık. Sağ olsun, bu dönemdeki destekleri bizim için çok kıymetliydi. Sayın Mansur Yavaş’ın teklifiyle birlikte Büyükşehir Belediyesi’nde çalışmaya başladık. Şu anda da halen orada çalışmaya devam ediyorum. Dört erkek teğmen olarak orada çalışmaya devam ediyoruz.”
Başkent Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptığını da belirten Akarsu, akademik çalışmalarını sürdürmek istediğini söyledi.
ESKİ HOCASI EV VERMEKTEN VAZGEÇMİŞ: “BENİM DE KARİYERİM VAR”
Akarsu, bazı silah arkadaşlarının en zor günlerinde yanlarında olduğunu, bazılarının ise kendileriyle görüşmekten kaçındığını şöyle anlattı:
“Bizi görünce yolunu değiştirenler, bizimle aynı ortama girdiğinde bizimle konuşmak istemeyenler… Başına bir şey gelir endişesiyle. İnsandır bu, endişe edebilir. Biz de zamanında endişe etmiştik.”
Ankara’da ev ararken yaşadıkları bir olayı da paylaşan Akarsu, ilan üzerinden görüştükleri ev sahibinin Harp Okulu’nda derslerine giren emekli bir jandarma binbaşı olduğunu söyledi. Akarsu’nun anlatımına göre başlangıçta olumlu ilerleyen görüşme, ev sahibinin vazgeçmesiyle sonuçlandı:
“Daha sonrasında evi vermekten vazgeçti. ‘Benim de kendi düşüncelerim ve kariyerim var. O yüzden size evi veremem’ dedi. Bazen bizi gördüklerinde bir korku da uyanıyor insanlarda, kendi hayatlarıyla alakalı. Yoksa bizim kimseye zararımız yok.”
“SANKİ SIRTIMIZDAN BIÇAKLANMIŞIZ GİBİ...”
Akarsu, kendilerini savunmasını bekledikleri kişilerin tutumunun üzerlerinde derin bir etki bıraktığını belirterek, “Bizi savunması gereken insanların bizi savunmadığını görmemiz aslında sanki sırtımızdan bıçaklanmışız gibi bir etki yarattı. Herkesin elini vicdanına o şekilde koyması gerekiyor. Biz bunları yaşadığımızda, bu süreçleri yaşadığımızda en yaşını almış olanımız 23 yaşındaydı” dedi.
Yaşlarını hatırlatan Akarsu, “Biz daha aslında birer çocuktuk. Çocuk halimizle bu süreci yürütmeye çalıştık ve bulunduğumuz konuma, bulunduğumuz noktaya gelebildik” diye konuştu.
“HALA BİR GENERAL OLMA HEDEFİM VAR”
“Hayallerimizi öncelikle kimse elimizden alamaz. Ama tabii ki her Harbiyelinin Harp Okulu’na girerken bir hayali vardır. Öncelikle o üniformayı şerefiyle taşımak, sonrasında omzuna yıldızını kondurmak ve şerefiyle vatanına hizmet etmek. Her Harbiyelinin hayali budur” diyen Eroğlu, mesleğine dönmek istediğini vurgularken hedefini şu sözlerle anlattı:
“Mesleğe geri dönüp hâlâ bir general olma hedefim var. Evimde bir Harbiyeli meçim var. Subay kılıcım var. Generallere de baston verilir. Bir bastonumun olmasını bekliyorum açıkçası.”
“BU SÜREÇ BİZDEN TECRÜBE ÇALDI”
Teğmen Akarsu, göreve dönmek için açtıkları davaların sürdüğünü ve umutlarını kaybetmediklerini söyledi. Ordudan uzak kaldıkları sürenin mesleki gelişimlerine etkisini ise şöyle anlattı:
“Emsallerimizden geride kaldık. Bizden aslında bir nevi bu süreç tecrübe çaldı. O tecrübeyi kazanmak için de daha çok çalışacağız.”
Yargı sürecinin bir an önce sonuçlanmasını isteyen Akarsu, geciken adaletin hayatları üzerindeki etkisine dikkat çekti:
“Geç gelen adaletin adalet olmadığı çok aşikardır. Benim 20’li yaşlarımdayken yapmam gerekenleri 30’lu yaşlarımdayken, 40’lı yaşlarımdayken yapmamı ben kendim beklemiyorum ki başkalarının beklemesini hiçbir şekilde düşünemem. O yüzden bir an önce umarım Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri hakkımızda gerekli kararı vererek orduya geri dönmemizi sağlar.”
Gazeteci Barış Terkoğlu, yaşadıkları her şeyi önceden bilseler yine aynı yemini edip etmeyeceklerini sordu. Eroğlu’nun yanıtı “Yaparım” oldu. Terkoğlu’nun “Yine de o yemini ederdiniz” sözlerine ise “Kesinlikle” karşılığını verdi.
NE OLMUŞTU?
30 Ağustos 2024’te Kara Harp Okulu’ndaki mezuniyet töreninin ardından kılıçlarını çatarak subaylık andını okuyan ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyen teğmenler hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştı.
MSB, gerekçenin slogan değil, emirlere aykırı davranış olduğunu savunmuştu. 31 Ocak 2025’te beş teğmen ve üç disiplin amiri TSK’dan ihraç edilmişti. Teğmenler, karara karşı açtıkları davaların sürdüğünü belirtti.
Kaynak: ONLAR TV YouTube yayını, Barış Terkoğlu’nun Ebru Eroğlu ve İzzet Talip Akarsu ile söyleşisi.
TSK'dan ihraç edilen teğmenler Ankara'daGündem
İhraç edilen 5 teğmen hakkında soruşturmaGündem