İstanbul genelinde hız kazanan kentsel dönüşüm projeleri, yalnızca konut sahipleri ile kiracıları değil, mahalle kültürünün omurgasını oluşturan küçük esnafı da derin bir finansal krizin eşiğine getirdi. Binaların yıkılması nedeniyle yıllardır işlettikleri dükkanları boşaltmak zorunda kalan esnaf, fahiş kira artışları ve milyonlarca lirayı bulan "hava parası" talepleri yüzünden kepenk kapatma ya da radikal şekilde küçülme kararı alıyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Eylül 2026 verileri de piyasadaki bu sert yükselişi teyit ediyor. Ülke genelinde yeni kiralardaki yıllık artış yüzde 26,6 seviyesinde gerçekleşirken, kentsel dönüşümün odağındaki İstanbul’da yeni kiralık konut ve iş yerlerindeki yıllık artış oranı yüzde 35,5’i buldu. Konut tarafında ortalama 20 bin liralık bir dairenin yeni kirası 50 bin liraya çıkarken, ticari mülklerde bu artış 6-7 katı aşabiliyor. İşletme maliyetlerine yansıyan bu tablo, yeme-içme ve perakende sektöründe doğrudan etiket fiyatlarını yukarı çekiyor.

BÜYÜME HAYALLERİ KURARKEN BAŞLADIĞI NOKTAYA DÖNDÜ

Birgün'de yer alan habere göre; kentsel dönüşümün yarattığı kira baskısını en ağır şekilde hisseden bölgelerin başında Kadıköy geliyor. Osmanağa Pavlonya Sokak’ta 21 yıldır dar gelirliye, öğrenciye ve işçilere hizmet veren "Meşhur Menemenci" işletmesinin sahibi Cemal Polat, kentsel dönüşüm mağduru olan yüzlerce esnaftan sadece biri.

Bulunduğu dükkân için aylık 80 bin lira kira ödeyen Polat, dönüşüm nedeniyle yeni bir yer arayışına girdiğinde imkânsız bir tabloyla karşılaştı. Çevredeki dükkânlar için istenen kiraların 500 bin ile 700 bin lira arasında değiştiğini, bunun yanı sıra 6 ila 8 milyon lira bandında "hava parası" talep edildiğini belirten Polat, tam markalaşma ve franchise adımları atmaya hazırlanırken ilk başladığı 30 metrekarelik küçük dükkânına geri dönmek zorunda kaldı.

İflas eşiğindeki esnaflara kentsel dönüşüm kıskacı - Resim : 1

"500 BİN LİRA KİRA ÖDERSEM MENEMEN 600 LİRA OLUR"

Artan maliyetleri müşteriye yansıtmamak adına büyümekten vazgeçtiğini vurgulayan Cemal Polat, izlediği fiyat politikasını ve sektördeki durumu şu sözlerle özetledi:

"Kadıköy işçinin, öğrencinin yeri. Şu an 280 liraya sattığım kaliteli menemeni herkesin ulaşabileceği bir seviyede tutmaya çalışıyorum. Eğer 500 bin lira kira ödeyeceğim bir dükkâna geçseydim, porsiyon fiyatını 500-600 liraya çıkarmam gerekecekti. O zaman parası olmayan bir menemeni bile yiyemez hale gelecekti. Biz fiyatlarımızı gurbetçilere ya da turistlere göre değil, sabit gelirli insanımıza göre belirliyoruz."

İSTİHDAM YARI YARIYA DÜŞTÜ: 4 ÇALIŞAN İŞSİZ KALDI

Yüksek kiralara teslim olmamak adına dükkânını küçültme kararı alan işletmede yaşanan bu daralma, doğrudan istihdama da yansıdı. Daha önce 7-8 personelin istihdam edildiği dükkânda çalışan sayısı 3’e düşürüldü.

Eski küçük dükkânında yeniden hizmet vermeye hazırlanan Polat, "Yıllar sonra başladığım noktaya geri döndüm ancak lezzetimizden de makul fiyatımızdan da taviz vermeyeceğiz. Bizim asıl üzüldüğümüz nokta, ekonominin geldiği bu durum ve küçük esnafın, çalışanın, öğrencinin düşürüldüğü çaresizliktir" diyerek sürecin sosyo-ekonomik boyutuna dikkat çekti.