DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi hazırlıkları kapsamında yapılan fahiş harcamaları eleştirerek iktidara temmuz zammı öncesinde kaynak hatırlatmasında bulundu. Birkaç haftalık zirve için milyarlarca liralık makyaj harcaması yapılabildiğini belirten Şahin, sıra emekliye ve çalışana geldiğinde ‘kaynak yok’ bahanesine sığınılamayacağını vurguladı.

"ZİRVE İÇİN 11 MİLYAR 579 MİLYON TL'DEN FAZLA HARCANDI"


Türkiye’nin uluslararası arenadaki temsiline değil, kaynakların adaletsiz harcanmasına itiraz ettiklerini dile getiren Şahin, zirve harcamalarının büyüklüğüne dikkat çekti. Şahin, “Türkiye’nin NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasına elbette itirazımız yok. Devlet, uluslararası toplantıları ciddiyetle hazırlar, güvenliğini sağlar, misafirini de en iyi şekilde ağırlar. Ama ciddiyet başka şeydir, kamu kaynağını milletin gözünden kaçırarak vitrin harcamasına dönüştürmek başka şeydir. Bugün kamuoyuna yansıyan rakam 11 milyar 579 milyon TL’yi aşmış durumda. Havalimanı yenileniyor, protokol yolları yapılıyor, binaların dış cepheleri elden geçiriliyor, güzergâhlar düzenleniyor, şehir birkaç haftalık zirve için makyajlanıyor. Demek ki istenince kaynak bulunuyor. Demek ki mesele çoğu zaman imkân meselesi değil, tercih meselesi” dedi.

"PROTOKOL GEÇECEK DİYE YOL YAPILIYORSA, VATANDAŞ GEÇİNEBİLSİN DİYE DE BÜTÇE YAPILMALIDIR"

Milyarlarca liralık bütçenin asgari ücret ve emekli maaşları karşısındaki çarpıcı oranını ortaya koyan Şahin, “O hâlde 1 Temmuz yaklaşırken aynı hassasiyeti emekli için de ara zam bekleyen çalışan için de maaşı enflasyon karşısında eriyen sabit gelirli için de görmek istiyoruz. Bugün 11,5 milyar lira dediğimiz rakam, net asgari ücretle yaklaşık 412 bin aylık maaşa denk geliyor. En düşük emekli aylığı üzerinden bakıldığında da yaklaşık 579 bin aylık ödeme demek. Böyle bir tabloda iktidarın temmuzda vatandaşa ‘kaynak yok’ deme hakkı yoktur. Protokol geçecek diye yol yapılıyorsa, vatandaş geçinebilsin diye de bütçe yapılmalıdır. Dış cepheye, dikey bahçeye, güzergâh makyajına kaynak bulunuyorsa emeklinin sofrasına, çalışanın maaşına, memurun alım gücüne de kaynak bulunmalıdır” ifadelerini kullandı.

"MİLLETİN SOFRASI BOŞALIRKEN İKTİDARIN VİTRİNİ PARLATILAMAZ"


İktidarı yapılan harcamalar konusunda şeffaf olmaya davet eden Şahin, bütçenin asıl sahibinin millet olduğunu hatırlatarak açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bizim itirazımız Türkiye’nin misafir ağırlamasına değil, milletin parası harcanırken önceliğin yine millet olmamasınadır. Bu harcamalar kalem kalem açıklanmalıdır. Hangi iş kime verildi? Hangi usulle verildi? Hangi kurum ne kadar ödeme yaptı? Zirve bittiğinde Ankara’ya kalıcı bir hizmet mi kalacak, yoksa birkaç günlük görüntü için milyarlarca liralık fatura mı bırakılacak? Milletin sofrası boşalırken iktidarın vitrini parlatılamaz. Temmuz ayında emekliye, çalışana ve sabit gelirliye gerçek bir iyileştirme yapılmazsa bu ülkede ‘kaynak yok’ denilmesine kimse inanmaz.”