Birmingham Üniversitesi’nde görev yapan Prof. Dr. Giovanni Barontini, evrenin en temel gizemlerinden birini laboratuvar masasında çözmek için harekete geçti.
Bilim adamı kendine yeni evren yapmaya başladı: Görenler gözlerine inanamadı
Birmingham Üniversitesi’nde görev yapan Prof. Dr. Giovanni Barontini, kendi içinde evrenin nasıl oluştuğu ile ilgili soruyu pratiğe dökmek için harekete geçti. Barontini, labovatuvar ortamında kendi evrenini yapmaya başladı.
Kaynak: Haber Merkezi
Yaklaşık 24 bin rubidyum atomunu mutlak sıfıra milyarlarca derece yaklaştırarak oluşturduğu Bose-Einstein Yoğuşması ile gerçek bir “mini evren” inşa etti.
Bu kapalı kuantum sistemde zaman, dışarıdan kurulan bir saatle değil, sistemin kendi iç dinamikleriyle özellikle entropi akışıyla kendiliğinden ortaya çıktı.
Deney, Physical Review Research dergisinde 2026 yılının haziran ayında yayınlandı ve bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı.
Zamanın “Sorunu” Nedir?
Fiziğin en derin çelişkilerinden biri, zaman kavramının kendisidir. Genel görelilik ve kuantum mekaniği bir araya getirilmeye çalışıldığında (kuantum kütleçekimi), ünlü Wheeler-DeWitt denklemi gibi yaklaşımlar zamanı temel bir parametre olarak görmez.
Bazı modellerde zamanın en temel seviyede “var olmadığı” bile iddia edilir. Öte yandan termodinamiğin ikinci yasası, evrene net bir “zaman oku” verir:
Düzenlilikten düzensizliğe (entropi artışı) doğru akan tek yönlü bir süreç.
Barontini ve ekibi, bu iki zıt yaklaşımı laboratuvarda bir araya getirerek test etmek istedi.
ATOMLARDAN OLUŞAN KAPALI BİR EVREN
Fizikçiler, rubidyum atomlarını optik bir tuzakta tutarak Bose-Einstein Yoğuşması haline getirdi. Bu egzotik halde atomlar bireysel kimliklerini kaybeder ve tek bir dev kuantum dalgası gibi davranır. Daha sonra sistem, farklı frekanslardaki iki lazer ışınının kesişimiyle oluşturulan ince bir optik bariyerle ikiye bölündü:
Aydınlık sektör: Gözlemlenebilen bölge
Bu ayrım, evrenimizdeki görünür madde ile karanlık madde/enerji ayrımına benzetiliyor.
Zaman Nasıl “Doğdu”?
Deneyin en çarpıcı yanı şu: Zamanı başlatmak için hiçbir dış saat kullanılmadı. Atomlar iki sektör arasında ileri-geri salınırken entropi (düzensizlik) alışverişi başladı.
Bu değişim devam ettikçe sistem içinde bir “entropik zaman” tanımlanabildi.
Barontini’nin sarf ettiği ifadeye göre, “Gözlemlenen kısım, gözlemlenmeyen kısımla atom ve entropi alışverişinde bulunuyor. Bu entropi değişiminden içeride akan bir entropik zamanı tanımlıyoruz.
Entropi değişimi devam ettikçe zaman akıyor; değişim durduğunda ise zaman da duruyor.”
Sistemin genişleyip daralması (mini Big Bang – mini Big Crunch döngüleri), entropinin tek yönlü artışı nedeniyle zamanın da geriye dönemeyecek bir yön kazanmasını sağladı.