Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında tutuklu bulunduğu sırada yaşamını yitiren Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin başlatılan soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve eski Jandarma mensubu Emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile dönemin savcısı Ali İşgören ve dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Silivri Adliyesi’ne sevk edildi.
2 KİŞİYE TUTUKLAMA TALEBİ
Adliyede savcılık sorguları tamamlanan şüpheliler hakkında sevk kararları verildi. Savcılık, şüpheliler Hasan Ataman Yıldırım ile Hasan Atilla Uğur hakkında yaşları ve sağlık durumlarını göz önüne alarak ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep etti.
Dönemin savcısı Ali İşgören ile dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan ise tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.
Uğur ve Yıldırım'a ev hapsi
Hakimlik, iki isim hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verdi.
Dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile eski cezaevi savcısı Necip Doğan ise "suç örgütüne üye olma" suçlamasıyla tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.
HASAN ATİLLA UĞUR'DAN AÇIKLAMA
"Cumhuriyet Savcılığınca başlatılmış olan rahmetlik ve Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük kahramanlardan olan, benim de koğuş arkadaşım ve silah arkadaşım, birlikte terörle mücadeleyi de üsteğmen rütbesiyle birlikte yapmış olduğumuz Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında cezaevinde şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmesi neticesinde, tekrar soruşturma başlatılması üzerine buraya geldim ve Cumhuriyet Savcılığımıza ifademi verdim. Daha sonra hakimliğe sevk edildim ve şu anda ev hapsi kararıyla serbest bırakıldım. Bu soruşturmanın en ciddi şekilde neticelenmesini gönülden arzu eden ve bu konuda da kitaplar yazan, televizyon programlarında söyleyen bir emekli Türk subayıyım. Bu soruşturmanın açılmasını çok değerli ve önemli buluyorum. En kısa zamanda bunun neticesine ulaşacağını da biliyorum. Elbette ki bu soruşturmada şüpheli sıfatıyla burada olmak beni hicap duymama sebep oldu. Bundan dolayı üzüntü içerisindeyim ama çok yakın bir gelecekte gerçeğin anlaşılacağı ve özellikle Fethullahçı yapılanmanın o dönemde de, bu dönemde de hala bir takım faaliyetler içerisinde olduğunu belirlenmesi açısından bu soruşturmanın neticesinin ortaya çıkmasını çok değerli buluyorum