Enerji ve temiz teknoloji sektörünün önde gelen teknik danışmanlık kuruluşlarından Intertek CEA, küresel fotovoltaik (PV) pazarına ilişkin ikinci çeyrek raporunu açıkladı. Yayımlanan verilere göre, bu yıl dünyada 638 GW’lık yeni güneş enerjisi kapasitesinin devreye girmesi hedefleniyor. Yıllık bazda bir düşüşe işaret eden bu durumun temelinde ise Çin pazarındaki yavaşlama yatıyor.

ÇİN PAZARI FREN BASTI, ÜRETİMDE DEVASAR ARZ FAZLASI VAR

Küresel kurulumlardaki geçici gerilemenin ana kaynağı Çin olarak öne çıkarken, dünyanın kalan bölgelerinde pazarın yatay seyretmesi ya da büyümesini sürdürmesi bekleniyor. Intertek CEA, 2026'daki bu ivme kaybına rağmen sektörün 2030 yılına kadar yeniden kademeli bir büyüme trendine gireceğini tahmin ediyor.

Öte yandan, kurulum hızındaki düşüşe tezat oluşturacak şekilde üretim zincirindeki kapasite fazlası rekor seviyelere ulaştı. Rapor, ham madde ve modül üreticilerinin mevcut talebin çok üzerinde bir üretim gücüne sahip olduğunu gösteriyor:

Polisilikon Kapasitesi: Yaklaşık 2.034 GW
Güneş Modülü Kapasitesi: Yaklaşık 1.908 GW
Öngörülen Küresel İhtiyaç: 638 GW

PANEL FİYATLARI 2028'E KADAR DÜŞMEYECEK

Üretim kanadındaki "şiddetli ve kalıcı" arz fazlasına rağmen, Çinli üreticilerin kâr marjlarını koruma çabası ve artan malzeme maliyetleri nedeniyle Çin menşeili panel fiyatlarının 2026 ve 2027 yılları boyunca artacağı öngörülüyor. ABD pazarında ise polisilikon soruşturmaları sonrasında netleşmesi beklenen yeni tarife yapısı nedeniyle fiyatların yüksek seviyesini koruması bekleniyor. Hindistan pazarının ise Çin'deki girdi maliyetlerindeki dalgalanmalara doğrudan hassasiyet göstermeyi sürdüreceği belirtiliyor.

Sektör genelinde panel fiyatlarındaki düşüşün ancak 2028 yılı itibarıyla başlaması bekleniyor. Bölgesel entegre üretim maliyetleri Watt başına 0,12 ila 0,37 dolar arasında değişkenlik gösterirken, ABD teşviklerinin bu farkı 0,01-0,03 dolar seviyesine kadar indirdiği kaydediliyor. Zaman içinde Hindistan ve Güneydoğu Asya'nın da Çin'in düşük maliyet seviyelerine yaklaşacağı, buna karşın Avrupa Birliği'nin maliyet avantajı yakalamada geride kalacağı öngörülüyor.