"Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" kapsamında kurulan Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu, ikinci toplantısını yaptı. Toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlık etti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantıya, Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Okay Memiş katıldı.
"Milli Dayanışma"daki "dayanışma" kavramı, daha çok ekonomik anlam ifade ediyor. Hatırlayalım, Polonya'da demir perdenin yıkılması sürecini başlatan sendikal hareketin adı da "Solidarnosc”, yani dayanışma idi...
Türkiye'deki dayanışma da milli devletten vazgeçmeye, Türk-Arap-Kürt ittifakı kurmaya dayalı. Yani bu da bir yeni rejim dayatması...
***
AKP'nin kadroları ise dayanışmayı farklı anlamış ki fonlar yoluyla toplanan paraları bir şekilde kendi hesaplarına geçirdiler. Ne de olsa Kalkınma Partisi...
Türkiye ayağa kalkmışken AKP de, İstanbul'da "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programı düzenledi.
AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, kent genelindeki çalışmalara genel başkan yardımcıları, bakanlar, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyeleri, milletvekilleri, Genel Merkez Disiplin Kurulu üyeleri, belediye başkanları, meclis üyeleri ile il ve ilçe teşkilatları katıldı.
Toplam 7 bin 18 saha görevlisinin yer aldığı çalışma kapsamında kent genelinde 1494 program düzenlendi.
Programlarda parti yöneticileri ve teşkilat mensupları, esnaf, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, mahalle sakinleri, gençler ve vatandaşlarla bir araya geldi.
Görüşmelerde yaz boyunca yürütülen çalışmalar, gelecek döneme ilişkin hedefler, ekonomi programı ve "Terörsüz Türkiye" süreci başta olmak üzere çeşitli konular ele alındı, vatandaşların talep ve önerileri dinlendi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, konuyla ilgili konuşmasında "Bizim için liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'dan gördüğümüz siyasetin en temel düsturu şudur: Millete hizmetin, siyasetin yegâne pusulası milli iradedir. Onun için sadece seçimden seçime, sadece sandıklar kurulduğunda değil, her an milletimizle beraber olarak, gönül gönüle yaptığımız tüm çalışmalarda omuz omuza ilerlemeyi biz siyasetin şiarı olarak değerlendiriyoruz" ifadesini kullandı.
AKP İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir de "Biz, 365 gün sahada olan, vatandaşıyla bir ve beraber olan bir teşkilatız" dedi.
Teşkilâtlar böyle çalışırken birileri de fonlar üzerinden halkla öyle bir beraberlik kurdu ki AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kara ve eşi bir çırpıda, halktan iki milyar lira almış oldu.
***
Ticaret Bakanlığı ise taşınmaz satışlarında Güvenli Ödeme Sistemi uygulamasına ilişkin açıklama yaptı.
Taşınmaz satışlarında alıcı ve satıcı tarafların dolandırıcılık ve sahtecilik riskine maruz kalmaması, kayıt dışılığın azaltılması, para transferinin güvenli ortamda gerçekleştirilmesi amaçları doğrultusunda Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'te 29 Nisan'da değişiklik yapıldığı anımsatılan açıklamada, "Yapılan değişiklikle, taşınmaz satışlarında ödemenin bir kısmının veya tamamının nakit, havale veya elektronik fon transferi ile yapılması halinde satış bedelinin, taşınmaz mülkiyeti ile bedelin eş zamanlı el değiştirmesini sağlayan Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden yapılması öngörülmüştür" ifadesine yer verildi.
Açıklamada "Sistemin tüm unsurlarıyla etkin, güvenli ve kesintisiz bir şekilde işleyebilmesi, ilgili paydaşlar arasındaki teknik altyapı ve entegrasyon süreçlerinin tamamlanması, uygulamada yaşanabilecek teknik ve operasyonel sorunların önlenmesi, ilgili kurum ve kuruluşlar ile sektör paydaşlarının gerekli hazırlıkları tamamlaması amacıyla yapılacak yönetmelik değişikliğiyle sistemin zorunlu uygulama başlangıç tarihinin 1 Aralık olarak yeniden belirlenmesi kararlaştırılmıştır" denildi.
Fonlardaki satışlarda ise hiçbir tedbir alınmadığı anlaşılıyor. Sermaye şirketlerinin çökeceğini bilenler, AKP'lilere önceden haber vermiş ve paralarını çekmişler... Manipülasyon yapıldığını Bakan biliyor, BDDK biliyor, SPK biliyor, savcılar biliyor ama Fatma Betül Sayan Kaya gibilerin paralarını çekmesine yol veriliyor ki zararı onlar görmesin... Altta kalanın canı çıksın...