Tunceli'de 5 Ocak 2020'de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun soruşturmasında yeni gelişmeler yaşanırken Gazeteci Tolga Şardan dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

"CESET BAGAJDA ŞİŞE KAPAĞIYLA ARANMIŞ"

"Tanık sıfatıyla bilgisine başvurulan JAK personelinin anlatımına göre, Gülistan Doku’nun cesedinin aranmasında modern bir teknik kullanılmış: Şişe kapağı yöntemi! “Kesin” ve “emin” sonuç verici bir metot!" diyen Şardan, "Aynı JAK görevlisi, dönemin Valisi Tuncay Sonel’in “sinirli” şekilde, “Aileye bunu söyleyip de aklını bulandırmasınlar” dediğini savcılığa bildirdi." dedi.

Ayrıca usta gazeteci, "Edindiğim bilgiye göre savcılık, hem JAK görevlisi dahil bazı kamu personellerini Tunceli'den göndermesini hem de bu durumu Sonel'e sordu.." ifadelerini kullandı.

Şardan'ın konuya ilişkin kaleme aldığı yazının ilgili kısmı şu şekilde:

Tunceli’de 2020’de kaybolan ve bir daha kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’yla ilgili savcılık soruşturması henüz tamamlanmadı.

Yanı sıra İçişleri Bakanlığı’nın görevlendirdiği müfettişlerin çalışmaları da devam ediyor.

Çalışmalarını yürüten müfettişler, Doku’nun cesedinin aranması sırasında yapılan ilginç bir işlemle ilgili bilgiye ulaştı.

Bu bilgi, müfettiş raporunda yer alacak mı henüz belli değil.

Bilginin içeriği şöyle:

Soruşturma çerçevesinde tanık sıfatıyla bilgisine başvurulan Jandarma Arama Kurtarma (JAK) biriminden bir görevli, Gülistan Doku’nun cansız bedeninin baraj gölünde bulunmadığından “kesin” olarak emin olunduğunu anlattı.

Söz konusu JAK personeli, emin olunmasını sağlayan özel bir uygulamayı da ifadesinde anlattı.

JAK görevlisi, aramalar sırasında baraj gölüne “şişe kapağı” atıldığını ve şişe kapağının ertesi gün barajda suyun yüzeyinde bulunduğunu, böylelikle “barajın dibinin balçık olmadığının” anlaşıldığını, bu sebeple Doku’nun cesedinin baraj dibinde olamayacağına kesin biçimde emin olunduğunu söyledi.

Aynı JAK görevlisi, gölde olmayan Doku’nun cansız bedeninin karada aranması gerektiğini tavsiye ettiğini de ifadesinde anlattı.

JAK personelin anlatımlarından anlaşılacağı üzere, Doku’nun cesedinin aranmasında modern bir teknik kullanılmış! Şişe kapağı yöntemi! “Kesin” ve “emin” sonuç verici bir metot!

SÖZ KONUSU JAK PERSONELİNİN ANLATIMLARI BUNUNLA SINIRLI DEĞİL

Aynı ifade sahibi JAK görevlisi, elde edilen sonucu dönemin Tunceli AFAD Müdürü Cem Erdoğan’a da söylediğini, AFAD Müdürü Erdoğan’ın da durumu kendisinin de bulunduğu ortamda Vali Tuncay Sonel’e bizzat ilettiğini anlattı. JAK görevlisi, bilgiyi dinleyen Sonel’in “sinirli” şekilde “Aileye bunu söyleyip de ailenin aklını bulandırmasınlar” dediğini savcılığa bildirdi.

Ayrıca, sürecin ilerleyen günlerinde söz konusu JAK personelinin içinde yer aldığı bir grup kamu personeli Vali Sonel’in talimatıyla Tunceli’den gönderildi.

Vali Sonel’in kendisine verilen bilgi sırasında sinirlenmesinin ve aralarında uzman personelin de bulunduğu kamu görevlilerinin Tunceli’den gönderilmesinin nedeni savcılığın dikkatini çekti.

Edindiğim bilgiye göre, savcılık bu iki konuyu Sonel’e sordu. Ancak tutuklu Vali Sonel, genel geçer yanıt vermekle yetindi.

Sonel, sorgusundaki pek çok soruya verdiği yanıtta olduğu gibi “konudan bilgisi olmadığını” söyledi. Hatta, barajda arama yapan dalgıçların da kendisine benzer bilgiler verdiğini öne sürdü.

Vali Sonel’in, Doku’nun cesedinin bulunmasına yönelik çalışmaları kastederek, “Ben de bu kadar masraf yapılması ve emek harcanmasını istemem ama biz buna rağmen ailenin acısından dolayı işlemleri devam ettirdik” şeklindeki değerlendirmesi dikkat çekici doğrusu.