Mahkeme sanıklardan Hakan Oğlak’ın 13 yıl 4 ay, sanıklar Serkan Kışı ve Zeki Kışı’nın 18 yıl, Doğan Cağferoğlu’nun 12 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına hükmetti. Sanıklar Muhammad Moeen Ud In Chıshtı’nın ve Rustemshea Batyrov hakkında ise beraat kararı verildi.

NE OLMUŞTU?

Almanya’dan 9 Kasım 2025’te İstanbul’a gelen Böcek ailesi, Fatih’teki Harbour Suites Old City Hotel’de konaklamaya başladı. Aile 12 Kasım sabahı taksiyle hastaneye gitti ve tedavinin ardından otele döndü. 13 Kasım 2025 gece 01.00 sıralarında yeniden rahatsızlanan aile bu kez ambulansla hastaneye kaldırıldı.

6 yaşındaki Kadir Muhammet ile 3 yaşındaki Masal aynı gün müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. Anne Çiğdem Böcek 14 Kasım’da, baba Servet Böcek ise 17 Kasım’da yaşamını yitirdi.

OTOPSİ RAPORU: YEDİKLERİNDE DEĞİL ODADA ZEHİR BULDU

Başlangıçta gıda zehirlenmesi ihtimali üzerinde durulan soruşturmada midyeci, kokoreççi, lokumcu ve kafe işletmecisi gözaltına alınmıştı. Adli Tıp Kurumu raporunun ardından tablo değişti. Otelden alınan havlu, maske ve oda süprüntü örneklerinde fosfin maddesi tespit edildi, ailenin yediklerinde ise herhangi bir zehre rastlanmadı.

Bu tespitlerin ardından gıda işletmecileri tahliye edilirken Laleli’deki otelin sahip ve çalışanları ile DSS İlaçlama firması sorumluları tutuklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede Hakan Oğlak, Zeki Kışı, Serkan Kışı, Doğan Caferoğlu ve Muhammad Moeen Ud Din Chishti hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıl 8 aydan 22,5 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

Rustemsha Batyrov hakkında ise “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

OTEL SAHİBİ SORUMLULUĞU REDDETMİŞTİ

Davanın ilk duruşmasında, tutuklu sanık otel sahibi Hakan Oğlak, olayın ilaçlamadan kaynaklandığı iddiasını reddederek “Ölümlerin ilaçlamaya bağlı olduğuna inanmıyorum, ilaçlamayı ben ya da çalışanlarım gerçekleştirmedik” demişti.

İlaçlama şirketini Google yorumları ve referansları nedeniyle seçtiklerini belirten Oğlak, “DSS ilaçlama şirketinin sertifikasız olduğunu nereden bilebilirdim?” diye sormuştu. 101 numaralı odaya uygulanan ilaçlamanın 202 numaralı odayı etkilemesinin mümkün olmadığını da öne süren Oğlak, 5 aydır tutuklu bulunduğunu ve bacağındaki yaranın cezaevi koşullarında ağırlaştığını belirterek tahliye talep etmişti.