Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Limak Vakfı ve Bakanlık iş birliğiyle yürütülen Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) programı kapsamında düzenlenen Global Engineer Girls (GEG) 2026 İstanbul Buluşması’nda konuştu.

Göktaş, yeni dönemde ülkelerin gücünün doğal kaynaklardan ziyade bilgi ve teknolojiyi değere dönüştürme kapasitesiyle ölçüldüğünü belirterek, yapay zekâdan savunma sanayiine kadar geniş bir yelpazede dönüşüm yaşandığını ifade etti.

“KIZ ÇOCUKLARININ STEM ALANLARINA KATILIMI KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR”

Kız çocuklarının bilim ve teknoloji alanlarında daha fazla yer almasının önemine değinen Göktaş, uluslararası verilerin bu alanda hâlâ önemli bir eşitsizliğe işaret ettiğini söyledi.

“OECD verileri, teknik alanlara ilişkin kalıpların çok erken yaşlarda şekillendiğini ortaya koyuyor. OECD ortalamasında 15 yaşındaki kız çocuklarının yüzde 1,5’ten daha azı bilişim teknolojileri alanında çalışmayı hedefliyor. Buna karşılık, erkek çocuklarında bu oran yüzde 10’a yaklaşıyor. Üstelik kız ve erkek çocuklarının matematik ve fen başarıları arasında büyük bir fark olmaması, bize önemli bir gerçeği gösteriyor. Asıl mesele çoğu zaman yetenek eksikliği değil; yönlendirme, algı ve özgüven bariyerleridir. Bu nedenle kız çocuklarımızın mühendislik alanında daha görünür olmasını çok önemsiyoruz" dedi.

TÜRKİYE’NİN MÜHENDİS KIZLARI KÜRESEL MODELE DÖNÜŞTÜ

2016’da başlatılan Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’nin bugün uluslararası bir etkiye ulaştığını belirten Göktaş, programın 2017’den itibaren Global Engineer Girls adıyla farklı ülkelerde uygulandığını hatırlattı.

“Bu çalışma; fırsat eşitliğini güçlendiren ve genç kızların mühendislik alanındaki varlığını pekiştiren öncü bir girişimdir. Bugün Projeyi, bin 800’ün üzerinde öğrencimizin katılımıyla büyük bir heyecanla sürdürüyoruz. Burs desteğinin yanında staj ve istihdam imkanları sunuluyor. Böylece kız öğrencilerimiz doğrudan iş hayatıyla buluşuyor. İngilizce eğitimleriyle küresel dünyada rekabet edebilecek donanıma sahip olmaları sağlanıyor.”

“GENÇ KIZLAR İŞ DÜNYASINA DAHA GÜÇLÜ BAŞLIYOR”

Projenin etkilerine de değinen Göktaş, üç temel sonucun öne çıktığını söyledi: özgüven artışı, eğitimden iş hayatına geçiş kolaylığı ve toplumsal algı dönüşümü.

“Bu çalışma bize üç önemli sonucu açıkça gösterdi. Birincisi; Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi, genç kızlarımızın mühendislik alanına yönelik özgüvenini belirgin biçimde artırıyor. İkincisi; proje, eğitim hayatı ile çalışma hayatı arasındaki geçişi kolaylaştırıyor. Üçüncüsü; proje, toplumsal algı üzerinde de dönüştürücü bir etki oluşturuyor.”

YENİ PROJELER VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM VURGUSU

Bakan Göktaş, genç kadınlara yönelik yeni projeler ve yapay zekâ eğitim programlarına da değinerek, istihdam odaklı çalışmaların sürdüğünü belirtti.

“Kadınlara Yönelik Yapay Zeka ve Veri Bilimi Geliştirme Programını başlattık. Bu program ile, 2025 yılında 800 genç kadının yapay zekâ ve veri bilimi konusunda yeteneklerini geliştirmelerine destek olduk. Eğitimi tamamlayan kadınların yüzde 56’sı teknoloji alanında istihdam fırsatı buldu.”

“GELECEĞİ TASARLAYANLAR İZ BIRAKIR”

Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Göktaş, kararlılık ve öğrenme vurgusu yaptı:

“Sizin başarınız, başka kız çocuklarına cesaret verecektir. Unutmayın; geleceği bekleyenler değil, geleceği tasarlayanlar iz bırakır. Sizlerle gurur duyuyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın güçlü mimarları arasında yer alacağınıza yürekten inanıyoruz.”