YENİÇAĞ - Görüş / Arslan BULUT

Hocaların hocası Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, son yazısını, çeşitli sorular sorduktan sonra “Acaba bu yazı niçin sorularla doldu, bir bilen var mı? Son zamanlarda birçok yazar ve muhabir de yazılarını sorularla dolduruyor, acaba bunun demokrasi kavramıyla, fikir hürriyeti kavramıyla bir ilgisi olabilir mi?” diye bitirdi.

Gerçi soru sormak veya bir iddiayı dile getirmek de gazetecileri kurtarmıyor... Fon vurgunuyla ilgili soru sordukları için Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç tutuklanırken İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında ev hapsi kararı verildi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, gazetecilere yönelik adli kararlara tepki gösterdi.

Özel, “Fon krizinde iktidarın kimyası bozulmuştur. Olay gerçek, haber gerçek ama milleti dolandıranlar değil, bunu açığa çıkaranlar hapse konuluyor. Bu, elde bulunan kamu gücünün nasıl kötüye kullanıldığını gösteriyor.

Fon krizi bir devlet krizidir.” dedi.

***

Aslında yargıda da büyük bir kriz var. Öyle ki Ankara 2 Nolu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir, canlı yayında "Hâkim savcı olmak isteyen arkadaşlarımıza referans oluyoruz. Yaklaşık bizim 2 senelik çalışma dönemimizde 70 tane baro üyesi avukat arkadaşımızı hâkim savcı yaptık. Bizler referans olduk, bakanlıklarla görüştük. Sağ olsunlar bize o anlamda da bakanlık bir ayrıcalık tanıdı. Genç meslektaşlarımıza refere ederek onları istedikleri dalda yetişmelerine sebep olduk." dedi.

Yani bakanlık, bu iddiaya göre Ankara 2 Nolu Baro’ya hâkim ve savcı atamalarında kontenjan vermiş...

Oysa hâkim ve savcıların her türlü siyasi iradeden bağımsız olması esastır. “Baro siyasi parti değildir” denilebilir ama, Adalet Bakanlığı, hâkim ve savcı atamalarında siyasi kararla kurulan bir baroya ayrıcalık tanıyorsa, bu, siyasi iradenin atamalara müdahale etmesi demektir...

Doğrusu, Türkiye’de uzun süreden beri siyasi iradenin oluru olmadan hiçbir devlet kadrosuna atama yapılmıyor ama artık iş o hale geldi ki bir baro başkanı, hâkim-savcı atamalarında bakanlığın kendilerine ayrıcalık tanıdığını alenen anlatabiliyor!

Şimdi bu şartlar altında Türkiye’de gazetecilik yapmak zor ama hâkimlik-savcılık yapmak daha da zor! Öyle ya ayrıcalık sonucu atamanızı yapanlar, siz karar verirken herhangi bir konuda ayrıcalık yapmanızı isterse ne yapacaksınız?

***

YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Geçiş garantili köprü, uçuş garantili havalimanı derken vizyonu iyice genişlettiler. Hâkimlik garantili 2 No'lu Baro! 'Bakanlık bize ayrıcalık tanıdı, 70 üyemizi referansla hâkim-savcı yaptık' diyerek kadrolaşmayı ekranda gururla anlatıyorlar." dedi.

Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ da soru önergesi vererek Adalet Bakanı Akın Gürlek’e dört soru yöneltti.

Özdağ, Ağdemir’in iki yıl içinde baroya üye 70 avukatın hâkim ve savcı olduğunu ve bakanlığın baroya ayrıcalık tanıdığını belirten açıklamalarından Bakanlığın haberdar olup olmadığını sordu. Söz konusu dönemde Ankara 2 Nolu Baroya kayıtlı kaç avukatın hâkimlik veya savcılık mesleğine kabul edildiğinin açıklanmasını isteyen Özdağ, baro üyeliğinin adayların belirlenmesi ve mesleğe kabul süreçlerinde bir ölçüt olarak kullanılıp kullanılmadığını da gündeme getirdi.

Özdağ ayrıca, Ankara 2 Nolu Baroya kayıtlı avukatların hâkimlik ve savcılığa kabul süreçlerinde mevzuata aykırı bir uygulama ya da diğer adaylar aleyhine bir farklılık bulunup bulunmadığının araştırılıp araştırılmadığını ve herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sordu.

***

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 9. maddesine göre, yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır. Hâkimler görevlerinde bağımsızdır; kararlarını Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanlarına göre verirler.

Ayrıcalık sonucu hâkim ve savcı olanlar, kararlarını bu kesin kurallara uygun verebilir mi?