Avrupa Birliği’nin (AB) Dünya Gözlem Programı Copernicus verilerine göre; Ren, Thames, Tuna, Rhone ve Po nehirlerinin devasa kesimlerinde son 34 yılın en düşük temmuz ayı debileri ölçüldü.
Belga haber ajansının aktardığı veriler, iklim krizinin kıtanın su kaynakları ve ekonomisi üzerindeki baskısını gözler önüne seriyor.
THAMES VE REN NEHİRLERİNDE KRİTİK TABLO
1992 yılından bu yana tutulan veriler kıyaslandığında, Temmuz 2026 itibarıyla tablonun ne kadar vahim olduğu netleşti. Nehirlerin izlenen bölümlerindeki aşırı düşüş oranları dikkat çekiyor:

-Thames Nehri (İngiltere): İzlenen hatların %95’inde son 34 yılın en düşük akış seviyesi görüldü.
-Ren Nehri (Almanya/İsviçre): Nehir yatağının %85’inde su seviyesi tarihi dip noktasına indi.
-Tuna Nehri (Orta/Doğu Avrupa): İzlenen kesimlerin %65’inde rekor düşüş saptandı.
-Po Nehri (İtalya): İtalya'nın en büyük nehrinin %40’ında kritik debi kayıpları ölçüldü.
-Rhone Nehri (Fransa/İsviçre): Hattın %30’unda temmuz ortalamalarının çok altına düşüldü.
HİDROLOJİK KURAKLIK TÜM KITANI KUŞATTI
Avrupa Kuraklık Gözlemevi (EDO) tarafından paylaşılan hidrolojik göstergeler, nehirlerdeki akış krizinin boyutunu doğrular nitelikte.

İsviçre Alpleri'nden başlayıp Almanya'nın batısına kadar uzanan geniş Ren hattında haziran başından bu yana kesintisiz kuraklık yaşanıyor. Benzer şekilde Tuna Nehri’nin özellikle Macaristan geçişinde su seviyeleri uzun süredir normallerin çok altında seyrediyor. Fransa'da ise Loire Nehri'nin Orleans kentinden Atlas Okyanusu'na döküldüğü noktaya kadar olan bölümünde debi, haziran ortasından temmuz sonuna kadar "aşırı düşük" kategorisinde kaldı.
ENERJİ VE LOJİSTİKTE ÇİFTE TEHDİT
Su seviyelerindeki bu tarihi gerileme, sadece bir çevre felaketi olmakla kalmayıp Avrupa ekonomisini de doğrudan tehdit ediyor:

Taşımacılık Kilitlendi: Avrupa iç ticaretinin belkemiği olan Ren ve Tuna nehirlerinde yük gemileri dip sürtme riski nedeniyle tam kapasite çalışamıyor. Taşınan yük miktarının azalması, navlun ve lojistik maliyetlerini tırmandırıyor.
Enerji Üretimi Sekteye Uğruyor: Düşük debi; hidroelektrik santrallerinde elektrik üretimini düşürürken, termik ve nükleer santrallerin ihtiyaç duyduğu soğutma suyunun temin edilmesini zorlaştırıyor.
Tarım ve Sanayi Alarmda: Nehir havzalarındaki su çekilmesi, tarımsal sulama imkanlarını kısıtlayarak gıda güvenliğini riske atıyor.