ABD ile İran arasındaki çatışmalar sürüyor…
Trump tehditler savuruyor…
İran aynı sertlikte karşılık veriyor…
Ancak petrol korkulduğu kadar yükselmiyor.
Altın yeniden güçlenirken Amerikan teknoloji hisseleri toparlanıyor.
Boşuna demedik:
“Millet savaşa alışır; ilk panik geçince altın da kaliteli hisseler de yeniden yükselir.” diye.
Evet savaşın ilk günlerinde yatırımcı ne bulduysa sattı.
Borsalar düştü…
Teknoloji hisseleri darbe aldı…
Altın bile satıştan kurtulamadı.
Çünkü büyük krizlerin ilk aşamasında yatırımcı hangi varlığın ucuz ya da değerli olduğuna değil, nasıl nakde geçeceğine bakar.
Kaldıraçlı işlemler kapatılır, zarar yazan pozisyonlar tasfiye edilir, yatırımcı önce kendisini korumaya çalışır.
Ancak ilk şok geçince hesap değişir.
Piyasa artık füzenin nerden atıldığına değil, ekonomide neyi vurduğuna bakar:
Hürmüz kapanıyor mu?
Petrol akışı kesiliyor mu?
Üretim, ticaret ve şirket kârları kalıcı biçimde bozuluyor mu?
Yeni ve daha büyük bir şok yaşanmıyorsa savaş riski fiyatların içine girer.
Panikle satılan varlıklara para yeniden dönmeye başlar.
Tarih bunun örnekleriyle dolu.
Irak’ın 1990’da Kuveyti işgal etmesinin ardından petrol hızla yükselmiş, piyasalarda büyük bir panik yaşanmıştı.
Fakat 1991’de operasyon başladığında savaşın uzamayacağı ve petrol arzının tamamen kesilmeyeceği anlaşılınca petrol gerilemiş, borsalar tekrar toparlanmıştı.
Benzer bir tablo 2003 Irak Savaşı’nda da görüldü.
Savaş öncesindeki belirsizlik piyasaları baskıladı. Müdahale başladıktan sonra belirsizliğin azalmasıyla Wall Street’te bir “rahatlama rallisi” yaşandı.
Çünkü piyasanın en sevmediği şey savaş değildir.
Belirsizliktir..
Demek ki mesele bombaların patlaması değil, ekonomik damarların kesilip kesilmemesi.
Bugün de kritik eşik Hürmüz Boğazı ve petrol akışı.
Boğaz açık kaldığı, arz kalıcı biçimde kesilmediği sürece piyasa savaşla yaşamayı öğrenecek.
Nitekim teknoloji ve çip hisseleri yeniden alım görüyor, Amerikan vadeli endeksleri toparlanıyor.
Savaş bitti mi?
Hayır.
Piyasa yalnızca savaşın ilk günkü korkusuyla yaşamayı bıraktı.
Üstelik bundan sonraki asıl hikâye enflasyon değil, büyüme riski olacak.
Yüksek faizler…
Ticaret savaşları…
Gümrük vergileri…
Zayıflayan tüketim ve ertelenen yatırımlar…
Bütün bunlar Amerikan ekonomisini yavaşlatıyor.
Evet Petrol kalıcı biçimde yükselseydi enflasyon yeniden başrole çıkabilirdi.
Fakat diplomasi güçlenir ve petrol düşmeye devam ederse enerji kaynaklı enflasyon baskısı da azalacak.
İşte o zaman piyasa, “Fed faiz artıracak mı?” sorusunu bırakıp yeniden “Fed ne zaman faiz indirecek?” sorusuna dönecek.
Çünkü Fed’in tek kriteri enflasyon değil.
Büyüme yavaşlar, istihdam bozulur ve şirket bilançoları zayıflarsa Fed yüksek faiz politikasını sonsuza kadar sürdüremez.
Gelelim Trump’a…
Trump’ın istediği şey pahalı petrol değil.
Petrol yükseldikçe Amerikalının benzin faturası kabarıyor.
Taşıma maliyetleri ve market fiyatları artıyor.
Enflasyon yeniden canlanıyor.
Fed faiz indiriminden uzaklaşırken, borsa baskı altında kalıp küçük ABD yatırımcısını vuruyor.
Bu durumun faturası ilk etapta pompada seçmene çıkar ama sonuçta sandıkta Trump’a çıkar.
Bu nedenle Trump bugün ne kadar sert konuşursa konuşsun, sonunda öyle ya da böyle barış düğmesine basmak zorunda kalacak.
Trump’ın yöntemi belli:
Önce tehdit…
Sonra pazarlık…
Ardından, “Tarihin en büyük anlaşmasını yaptım” açıklaması…
Ambalaj yeni, numara eski yani.
Kısacası;
Barış ihtimali güçlendikçe petrol üzerindeki savaş primi geri verilecek.
Petrol düştükçe enflasyon korkusu azalacak,
Büyüme riski öne çıkacak ve Fed’in faiz indirimi yeniden konuşulacak.
Bu tablo hem teknoloji hisselerini hem de altını destekleyecek.
Hisseleri düşük faiz ve ekonomik toparlanma beklentisi beslerken,
Altını ise gerileyen reel faizler, zayıflayan dolar, büyüyen kamu borçları, merkez bankalarının alımları ve bitmeyen jeopolitik riskler destekleyecek.
Bu nedenle altının düz bir çizgide yükselmesini beklemiyorum.
Göreceksiniz;
Altın zıplayarak yükselecek.
Sert yükselecek…
Düştüğü yere geri gelecek.
Özetle,
Trump barışa zorlandıkça;
Petrol daha da düşecek…
Fed’in faiz indirimi yeniden gündeme gelecek…
Altın zıplayarak yükselecek, kaliteli hisseler toparlanacak.
Panikle satış yapanlar yine pişman olurken,
Soğukkanlı kalanlar yine kahvelerini yudumlayacak.