İstanbul Eyüpsultan'da 1 Mart 2024 tarihinde meydana gelen ve Oğuz Murat Aci’nin ölümüyle sonuçlanan trajik kazaya ilişkin yargı süreci başladı. 17 yaşındaki ehliyetsiz sürücü Timur Cihantimur’un yargılandığı davanın ilk duruşması bugün gerçekleştiriliyor. ABD’ye kaçırılan ve iade işlemleri henüz sonuçlanmayan sanık Cihantimur, mahkeme salonunda hazır bulunamadı.

İLK DURUŞMA GAZİOSMANPAŞA’DA

Gaziosmanpaşa 4. Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan ilk celsede, davanın tarafları ve tanıklar dinleniyor. Kırmızı bültenle aranan ve ABD'den iadesi beklenen suça sürüklenen çocuk statüsündeki Timur Cihantimur ise duruşmaya katılamayacak.

İDDİANAMEDE YER ALAN DETAYLAR

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan ve Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen iddianamede roller şu şekilde sıralandı:

Maktul: Oğuz Murat Aci

Mağdurlar: İbrahim Gümüş, Tahsin Arslan

Müşteki: Özer Aci

Suçtan Zarar Gören: Şükriye Aci

Suça Sürüklenen Çocuk: Timur Cihantimur

AŞIRI HIZ VE ASLİ KUSUR RAPORU

İddianameye yansıyan tespitlerde, kaza sonrasında ATV araçlarında oluşan ağır hasar göz önünde bulundurulduğunda, Cihantimur'un yasal hız sınırlarının çok üzerinde bir süratle seyrettiği vurgulandı. Raporda genç sürücü asli kusurlu bulunurken, arıza nedeniyle yol kenarında duraklayan arazi araçları ise tali kusurlu sayıldı.

FİRAR ETTİĞİ İÇİN ALKOL TESTİ YAPILAMADI

Kazanın hemen ardından annesi Eylem Tok ve babası Bülent Cihantimur’un da aralarında bulunduğu kişilerin iş birliğiyle yurt dışına kaçırılan sürücüye, firar etmesi sebebiyle alkol testi uygulanamadığı belirtildi. Ayrıca sürücü belgesi olmayan Cihantimur’un aracındaki "S.O.S." sisteminin kaza anında devreye girerek 112 Acil Çağrı Merkezini aradığı, ancak görevlilerin araç içindekilerle iletişim kurmaya çakışıp kuramadığı kayıtlara geçti.

ARKADAŞLARINDAN GELEN "YAVAŞLA" UYARISINI DİNLEMEMİŞ

Trajik kazaya dair tanık ifadeleri, ihmaller zincirini ortaya koydu. Azami hız limitinin saatte 30 kilometre olduğu, aydınlatması bulunmayan ve kasisli viraja yüksek süratle giren Cihantimur’un, araçtaki arkadaşlarının "yavaşla" yönündeki uyarılarını dikkate almadığı aktarıldı. Diğer araçların yavaşlamasına rağmen hızını düşürmeyerek sollama yaptığı ve bu kontrolsüz sürüşle kazaya sebebiyet verdiği ifade edildi.

12 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTEMİ

Cumhuriyet savcısı, olay tarihinde 17 yaşında olan Timur Cihantimur hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan yaş indirimi de gözetilerek 1 yıl 9 aydan 12 yıla kadar hapis cezası talep etti. Sanık hakkındaki kırmızı bülten ve ABD'den iade süreci devam ediyor.

Gazeteci Rojda Altıntaş’ın aktardığı bilgilere göre, kamuoyunda yakından takip edilen kazaya ilişkin davanın yargılama süreci başladı. Duruşmada söz alan hayatını kaybeden gencin babası Özer Aci ve annesi Pervin Aci, mahkeme salonunda sanıklardan şikayetçi olduklarını yineleyerek adalet talebinde bulundu.

"OLAY YERİNE GİTMEDİLER, HASTANE KAPISINDAYKEN KAÇTILAR"

Duruşmada ilk olarak söz alan baba Özer Aci, kazanın gerçekleştiği andan itibaren sorumluluğu bulunan herkesten şikayetçi olduğunu belirtti. Olayın ardından doğrudan hastaneye gittiğini ifade eden Aci, şu sözlerle sitem etti:

"Benim evladımın kan kaybından öldüğü belirtiliyor. Kaza yapan çocuğun babası doktor, hep 112 meşgul edilmiş. Ben hastane kapısında evladımın durumundan bilgi alırken bunlar Mısır’a sonra ABD’ye gitmişler. Bir insan kediye bile bakıyor acaba öldü mü diye? Benim evladım bir kedi kadar olamadı mı? Benim evladımla ilgilenmediler.”

"BASİT BİR KAZA DEĞİL, KASITLI OLAYLAR VAR"

Acılı baba, kazanın ardından yaşanan süreçte ailenin ve yaralıların üzerinde baskı kurulduğunu belirterek adalet sistemine güvendiğini vurguladı. Olayın basit bir taksirle adam öldürme suçu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Özer Aci, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Yaralıları satın aldılar, gelinimi satın alıyor, yetmiyor, torunumu göremiyorum. Ben ne taziyemi ne acımı doğru dürüst yaşadım. Bu noktaya geldik. Ben Türk adaletine güvendim. Ben günlerce uyumadım. Kırmızı bülten çıkarıldı, 24 ay oldu hapisteler. Burada basit bir taksirle adam öldürme değil, burada kasti olaylar var. Ben yaralı bir baba olarak üzülüyorum insanlığımız ölmüş yok olmuş.”

ANNE PERVİN ACİ: EVLADIMIN KANINI YERDE BIRAKMAK İSTEMİYORUM

Duruşmada söz alan anne Pervin Aci ise yaşadığı derin üzüntüyü dile getirerek, "Anne olmak çok zor. Evladımın kanını yerde bırakmak istemiyorum, hepsinden şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.

TANIKLAR KONUŞMAYA BAŞLADI

Duruşma esnasında Timur Cihantimur’un savunma avukatı ile dinlenen tanık arasında dikkat çeken bir diyalog yaşandı. Sanık avukatının turlama fikrinin kimden çıktığına dair sorusuna tanık, bu durumu hatırlamadığını söyleyerek yanıt verdi. Avukatın, içinde bulundukları aracın hızını hatırlayıp hatırlamadığını sorması üzerine de tanık yine hatırlamadığını belirtti.

Olay yerine ekiplerin ne kadar sürede ulaştığına yönelik soru karşısında ise tanık; itfaiye, polis ve ambulansın kaza gerçekleştikten sonraki 40 dakika içerisinde oraya geldiğini ifade etti. Son olarak avukatın, Timur Cihantimur'un yaralılara yardım edip etmediğini sorması üzerine tanık, yardımdan kastın ne olduğunu bilmediğini ancak sanığın yaralıların başına gittiğini dile getirdi.

Kaza anında Cihantimur'la aynı araçta bulunan bir tanık, aynı sitede oturdukları sırada Cihantimur'un arkadaş grubunun yanlarına geldiğini belirtti. Kendilerini benzin istasyonuna bırakmalarını istediklerini söyledi. Bu amaçla arkadaşı Arda ile birlikte Timur'un aracına bindiklerini dile getiren tanık, yolculuk esnasında sürücünün hızını artırdığını ifade etti.

Aracın bir viraja yüksek süratle girdiğini vurgulayan tanık, sürücünün bu esnada kontrolü yitirerek direksiyonu aniden sola kırdığını belirtti. Kontrolden çıkan otomobilin yol kenarındaki kanal benzeri bir alana düşerek durabildiğini söyleyen tanık, kaza sonrası hemen aracın kontağını kapattığını dile getirdi.

Araçtan indiklerinde bir kaza yaşandığını fark ettiklerini anlatan tanık, otomobilin altında kalan bir yaralıyı bulunduğu yerden çıkardıklarını belirtti. Çevredeki diğer araçları durdurarak yardım istediklerini, ardından 112 Acil Çağrı Merkezi ile itfaiye ekiplerine haber verildiğini aktardı. Tanık, itfaiye ekiplerinin olay yerine ulaşmasından yaklaşık 15-20 dakika sonra bölgeden ayrıldıklarını ifade etti.