ABD ile İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş tamamen sona eriyor. Washington ve Tahran, nihai anlaşmaya imzaları atacak. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, anlaşmanın resmi olarak 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını açıkladı ve Türkiye dahil 3 ülkeye (Katar, Suudi Arabistan, Türkiye) teşekkür etti. Anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de gerçekleştirileceğini açıklayan Şerif, çatışmanın diplomatik yollarla çözülmesine katkı sağlayan tüm taraflara teşekkür etti.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ABD ile İran arasındaki barış anlaşması sonrası Cumhurbaşanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti. Şerif, "Türkiye Cumhuriyeti'nin vizyoner lideri Recep Tayyip Erdoğan'a bu konudaki muazzam katkılarından dolayı özellikle teşekkür ederim" ifadelerine yer verdi.
İMZA TÖRENİNE KİMLER KATILACAK?
ABD Başkanı Vance yaptığı son açıklamada tüm dünyanın takip edeceği imza törenine İran Meclis Başkanı Kalibaf ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin katılmasını beklendiklerini söyledi. Vance ayrıca Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin uzun vadede ücretsiz olmasını beklediklerini dile getirerek anlaşma metninin haftaiçi duyurulacağını söyledi. Vance, “Tahran’ın hangi noktalarda taviz verdiğini göreceğiz” dedi.
‘İSRAİL’İ NÜKLEER YOK OLUŞTAN KURTARDIK’
Öte yandan New York Times'ın haberine göre, ABD Başkanı Trump, İran ile varılan anlaşmanın nihai olarak Hürmüz Boğazı’nı ‘kalıcı olarak geçiş ücretinden arındıracağını’ savundu ve İsrail Başbakanı Netanyahu’nun itirazlarına rağmen İsrail’i ‘nükleer yok oluştan kurtardığını’ öne sürdü.
İran medyası tarafından yapılan açıklamada ise, barış anlaşmasının metninde yapılan değişiklik nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın İran'ın düzenlemeleriyle açılacağı belirtildi. İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı'nın açılarak ABD'nin deniz ablukasının derhal kaldırılacağını bildirdi.
HÜRMÜZ BOĞAZI AÇILACAK
Trump, 19 Haziran’da anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı’nın açılacağını, mayınların temizlenerek petrolün hem bölge hem de dünya için tekrar akmaya başlayacağını belirtti.
ABD basınına açıklamalarda bulunan Trump, İran ile nihai nükleer anlaşmaya ulaşılamaması halinde Tahran’a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatacağını söyledi.
TRUMP BÖLGE GELİRLERİNİN YÜZDE 20’SİNİ İSTEYEBİLİR
Trump, ABD’nin gerekmesi halinde Orta Doğu’nun güvenliğini sağlayan bir güç olarak hareket edebileceğini ve bunun karşılığında bölge gelirlerinin yüzde 20’sini talep edebileceğini ifade etti. Trump, şubat ayında İran’a yönelik saldırı kararı ile Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından uygulanan deniz ablukasının Orta Doğu’daki dengeleri ABD lehine değiştirdiğini savundu.
PUTİN VE Xİ’YE ÖVGÜLER
Yaş gününde verdiği röportajda Trump, Çin Devlet Başkanı Jinping ve Rusya Devlet Başkanı Putin için de övgü dolu ifadeler kullandı. Çin lideri Xi'nin Hürmüz Boğazı ablukasını kırmaya yönelik bir girişimde bulunmadığını belirten Trump, ‘Tam bir centilmendi’ ifadesini kullandı.
"İSRAİL İKİ SAAT BİLE AYAKTA KALAMAZDI"
Buna karşılık İsrail Başbakanı Netanyahu'nu sert sözlerle eleştiren Trump, Netanyahu'nun anlaşmayı tehlikeye atan hamlelerde bulunduğunu söyledi.
Trump, "Kendisi çok zor bir insan. Açıkçası bize minnettar olması gerekir. Çünkü İran'ın nükleer silaha sahip olması durumunda İsrail iki saat bile ayakta kalamazdı" dedi.
Trump ayrıca İran'ın mevcut yönetimini, özellikle yeni dini lider olarak gösterdiği Mücteba Hamaney'i pragmatik olarak nitelendirdi. Habere göre söz konusu yaklaşımın, savaşın başlangıcında İran halkına yönetimi devirmeleri yönünde yaptığı çağrılardan oldukça farklı olduğu değerlendirildi. ABD Başkanı, İran yönetiminin protestoculara yönelik şiddet uygulaması halinde yaptırımların kaldırılmayacağını ve İran'ın dondurulmuş 25 milyar dolarlık varlıklarına erişemeyeceğini söyledi. Ancak bu şartın mevcut mutabakat metninde yer alıp almadığının net olmadığı belirtildi.
BEN GVİR: ANLAŞMA BİZİ BAĞLAMIYOR
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Washington ile Tahran arasında varılan mutabakata sert tepki göstererek, ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptığı mutabakatın "kendilerini bağlamayacağını ve İsrail'in ABD'nin sömürgesi olmadıklarını" savundu.
İsrail Savunma Bakanı Katz, ABD ile İran arasında varılan mutabakata rağmen İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki işgal ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini söyledi.
İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Washington ile Tahran arasındaki mutabakatını İsrail için "kötü" olarak nitelendirdi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Trump'a ABD-İran arasında sağlanan mutabakatın Lübnan'a ilişkin maddelerinin Tel Aviv yönetimi için bağlayıcı olmadığını ve saldırılara devam edeceklerini söylediği öne sürüldü.
ANLAŞMA METNİ HENÜZ PAYLAŞILMADI
Henüz kamuoyuyla paylaşılmayan anlaşma metnine ilişkin konuşan Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini uzun süre askıya alabileceğini öne sürdü. Tahran ile yürütülen görüşmelerde 20 yıllık bir askıya alma süresinin müzakere edildiğini belirten Trump, 15 yıllık bir sürenin de değerlendirilebileceğini ifade etti.
Trump, İran'ın yalnızca sivil amaçlarla kullanılabilecek düşük seviyelerde uranyum zenginleştirmesine izin verileceğini ve bunun kalıcı olacağını savundu. Ancak haberde, bu konuların henüz İsviçre'de başlaması beklenen nihai müzakerelerde ele alınacağı ve Trump'ın henüz kesinleşmemiş bazı tavizleri olmuş gibi anlattığı değerlendirmesine yer verildi.
ABD Başkanı, İran'ın sahip olduğu yaklaşık 12 ton zenginleştirilmiş nükleer yakıtın zaman içinde seyreltilerek reaktör seviyesine indirileceğini ve bu süreçte ABD'nin de rol alacağını ifade etti.
İRAN BASINI DETAYLARI AÇIKLADI
Öte yandan İran'ın Fars haber ajansı, Hürmüz Denizi geçiş ücretlerinin son anda ABD ile yapılan anlaşmaya eklendiğini bildirdi
Ayrıca, İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, ABD ile İran arasında üzerinde çalışıldığı belirtilen 14 maddelik taslak mutabakat metninin ayrıntılarını yayımladı.
İşte o maddeler:
1- Tüm cephelerde, Lübnan dahil, savaşın kalıcı ve anlık sonlandırılması.
2- ABD'nin İran'ın içişlerine müdahale etmeme ve İran İslam Cumhuriyeti'nin egemenliğine saygı duyma taahhüdü.
3- 30 gün içinde deniz ablukasının tamamen kaldırılması.
4- Amerika'nın İran çevresinden güçlerini çekme taahhüdü.
5- Hürmüz Boğazı'nın 30 gün içinde İran düzenlemelerine göre yeniden açılması.
6- Petrol ve petrokimya ürünlerinin satışına yönelik yaptırımların askıya alınması ve İran'a finansal gelirlerine tam erişim sağlanması.
7- Amerika ve müttefiklerinin İran'ı yeniden inşa etmek için en az 300 milyar dolar değerinde planlar sunma taahhüdü.
8- 60 günlük müzakere süresi içinde nükleer dosya konusunda nihai anlaşma yapılması ve tüm Amerikan ve uluslararası yaptırımların, Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu kararlarının kaldırılması.
9- İran'ın nükleer silah üretmeyeceğine dair NPT anlaşmasına uyma taahhüdü.
10- Müzakere süresince Amerika, bölgedeki güçlerini artırmamayı ve yeni yaptırımlar uygulamamayı taahhüt ediyor.
11- Müzakere süresince dondurulan 24 milyar dolarlık İran fonlarının serbest bırakılması ve bunun yarısının müzakerelerin başlamasından önce kullanılması.
12- Anlaşmanın uygulanması için bir denetleme mekanizması oluşturulması.
13- Nihai anlaşmanın Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanması.
14- Nihai müzakereler, dondurulan fonların uygulanması ve ablukanın kaldırılmasına ilişkin bazı maddelerin uygulanmasından önce başlamayacak. Nihai müzakere, nükleer materyallerin zenginleştirilmesi ve yaptırımların kaldırılması konusuna odaklanacak. Füze programı ve "direniş cephelerinin" desteklenmesi konusu müzakereden tamamen çıkarılacak.
ABD-İran mutabakatı petrol hisselerini vurdu: Avrupa’da sert düşüşEkonomi
Çin'den ABD-İran mutabakatına destek: Hürmüz Boğazı'nın açılması ortak menfaatDünya
AB, ABD-İran mutabakatını memnuniyetle karşıladıDünya
Trump'tan Netanyahu'ya İran resti: Anlaşma öncesi kritik görüşmeDünya