Aydın Karacasu havzasında kurulan semt pazarında konuşan üretici, emekli ve esnaflar, tarımsal arzın zirve yaptığı temmuz ayında bile tezgahların müşteri beklediğini belirterek piyasadaki nakit sıkışıklığına dikkat çekti.

'25 YIL ÖNCE İKRAMİYEYLE EV ALINIYORDU, ŞİMDİ BURALARDA SÜRÜNÜYORUZ'
Pazarda alışveriş yapmaya çalışan ve 72 yaşında olmasına rağmen geçinebilmek için hâlâ üretim yapmak zorunda kaldığını belirten emekli Mehmet Karabay, sorunun etiket fiyatlarında değil vatandaşın boş kalan cebinde olduğunu söyledi. Domates fiyatlarının 20-25 liraya kadar gerilemesine rağmen alıcı bulamadığını ifade eden Karabay, geçmişle bugünü şu sözlerle kıyasladı:
"Ben 72 yaşındayım ve hâlâ tarımla uğraşıyorum. Sabah saat 06.00'da kalkıp tarlada çalışıyorum. İnsanlara saygımdan, ülke sevgimden dolayı tarımla uğraşmaya devam ediyorum. Benim bu yaşta yatıp dinlenmem, Avrupa'yı gezmem gerekirdi. 25 yıl önce emekli olduğumda aldığım ikramiyeyle ev sahibi olabilmiştim. Şimdi hadi bir babayiğit çıksın da bu şartlarda emekli ikramiyesiyle ev alsın görelim. O zaman o evi almasaydım, şimdi ben de buralarda sürünüyor olacaktım... Biz eziyet çektik, gençler çekmesin diye okuttuk ama şimdi de onların alım gücünü bitirdiler. Tarlada çalışacak genç kalmadı."

'35 YILLIK ESNAFIM, KİRAZ 50 LİRAYA GİTMİYOR, MÜŞTERİ YOK'
Pazarda tam 35 yıldır kesintisiz olarak esnaflık yapan Celal Cansız, meslek hayatı boyunca böyle bir nakit ve müşteri kıtlığı görmediğini belirterek tezgahlardaki dramatik fiyat çöküşünü şu sözlerle alıntıladı:
"Ekonomi çok kötü. Her şey 50 liraya satılıyor. Demek ki milletin parası yok. 35 senedir piyasadayım, en kötü yıllarımızı yaşıyoruz. Kiraz bu sene o kadar bol olduğu halde satılmıyor. Geçen sene 500 liraydı bu kiraz, bu sene 50 liraya gitmiyor. Düşün yani... Kayısı 50 lira, erik 50, şeftali-nektarin 50 lira... Biber 50 lira, patlıcan 40 lira. Ama yok, müşteri yok. Alım gücü yok daha doğrusu."

'KREDİ KARTI BORÇLARINI ELDEN ELE ÇEKEREK DÖNDÜRÜYORUZ'
Pazarda tezgah açabilmek için İncirliova ilçesinden Karacasu'ya gelen 55 yaşındaki üretici İsmet Olgaç ise son dört yıldır satışların bıçak gibi kesildiğini, günden güne borç batağına saplandıklarını ifade etti. Yol ve yemek masraflarını bile çıkaramadıklarını söyleyen Olgaç, halkın geçim sarmalını şu acı sözlerle özetledi:
"Kendi açımızdan ekonomimiz sakat. Aldığımız para 200-300 lira; bu ne yol parasına yetiyor ne yemeğe ne de evin masrafına. Günden güne borçlanıyoruz. Dört yıl öncesine kadar iyiydi, sonra satışlar çok düştü. Bugün emekli bir adam 20 bin lira aylık alıyor. 10 bin lirasını kiraya verse, geriye kalan para sadece fırına gidip günde 10-15 ekmek alsa yetmez. Ne yapması lazım bu adamın? Ek iş yapması lazım. 25 sene çalışmış adam, ömrünün kalanını istirahatle geçiremiyor. Bugün bir milletvekili 150-200 bin lira alıyor, 'Onlar bile yetiremiyor' diyen var. Biz 25-30 bin lirayla nasıl geçineceğiz? Kredi kartı borçlarını elden ele çekerek döndürmeye çalışıyoruz."
Siparişlere yetişemiyorlar: Asırlık ağaçlar servet kapısına dönüştüGündem
Tarlada hasat başladı: Kilosu 150 TL’den satılıyor, üretici işçi bulamıyorEkonomi