Avrupa kulvarında sezona büyük umutlarla başlayan Türk futbolunun iki devi, Şampiyonlar Ligi’nde kalesinde toplam 10 gol görerek ağır bir yenilgi yaşadı. Yaz transfer döneminde kadrolarına servet harcayan iki temsilcimizin aldığı farklı mağlubiyetler, milyon euro’luk bütçelerin doğruluğunu bir kez daha tartışmaya yol açtı.

SAHADA MİLYONLUK HAYAL KIRIKLIĞI
Kendi sahasında İspanyol devi Barcelona’yı ağırlayan Galatasaray, sahadan 4-1 mağlup ayrıldı. İngiltere deplasmanına çıkan Fenerbahçe ise Aston Villa karşısında 6-0’lık ağır bir skorla teslim oldu. Alınan bu sonuçlar sonrası gözler, yaz boyunca yapılan dev bonservis ödemelerine çevrildi:
Fenerbahçe: Kadrosunu yenilemek adına 98 milyon euro bonservis bedeli ödedi.
Galatasaray: Kadro kalitesini yükseltmek için 78 milyon euro harcama yaptı.
Kulüplerin toplam kadro değerlerine bakıldığında ise Galatasaray 381,50 milyon euro ile zirvede yer alırken, Fenerbahçe 261,20 milyon euro piyasa değerine ulaştı.

"SPORTİF BAŞARI ODAKLI BİR GİRİŞİM DEĞİLDİ"
Yaşanan ağır bilançonun ardından Yeniçağ Gazetesi spor yazarı Harun Altuntaş, kulüplerin transfer politikasını ve sahadaki başarısızlığın temel nedenlerini değerlendirdi.
Harun Altuntaş, yüksek harcamaların her zaman başarı getirmeyeceğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
Doğru transfer, doğru zamanda oynatma, doğru taktikle oynatma gibi kavramlar da işin içine girdiği zaman hiç para harcamadan da iyi işler çıkabilir. Çok para harcayıp da başarıyla tanışılmadan eve dönülebilir. Bana göre Galatasaray ve Fenerbahçe’nin 2026 yaz dönemi transferleri sportif başarı kaygısından ziyade taraftarın transfer beklentisini karşılamaya yönelik; şu an değil ama önceki yıllarda isim yapmış, başarılı olmuş, dikkat çekmiş oyuncuları kadrolarına katma girişimiydi. Bu anlamda başarılı oldular ancak sportif başarı odaklı bir girişim olmadığı için Avrupa’da sonuçlar malum.
"YANLIŞ PROFİL VE YETERSİZ KADRO DERİNLİĞİ"
Sorumluluğun sadece teknik adamlara yüklenemeyeceğini belirten Altuntaş, kulüplerin kadro mühendisliğindeki hatalarına dikkat çekti:
Antranörler açısından eleştirmek istemiyorum. Her antranörün türlü faktörlerle türlü kararlar almaya mecbur kaldığı kanaatindeyim. Fenerbahçe kadro kurulumunda yanlış oyuncu profili tercihleri sebebiyle, Galatasaray ise mevki ve kadro derinliği anlamında yetersiz oyuncu transferi sebebiyle elindeki imkanlar dahilinde oynamaya çalışan iki takımımız. Ben futbolu değerlendirirken o hafta alınan sonuçlara göre değil sezon başında yapılan planlamalara göre yorum yapmayı tercih ediyorum. Oyun başlamadan önce eşleşmeler yapılır, hazırlanmak için süren vardır, hazırlanırsın. Oyun oynanırken oynayanlara kabahat bulmak bence adil bir yaklaşım değil.
Yaz transfer döneminde 176 milyon euro gibi rekor bir tutarı gözden çıkaran iki ezeli rakibin, kulüplerdeki bu planlama sorunlarını aşarak Avrupa’da nasıl bir reaksiyon vereceği merakla bekleniyor.