Hollanda’da yaşayan bir Türk ailesi, belediye tarafından belirlenen süre zarfında uyum sınavına (inburgering) giremediği gerekçesiyle oturum izinlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldı. Ülkedeki Türk toplumunda infial yaratan bu gelişme, "Uygulamalar kasten mi sertleştiriliyor?" sorusunu ve hukuki tartışmaları beraberinde getirdi.

PARA CEZASI GİTTİ, SINIR DIŞI TEHDİDİ GELDİ

Turk Info'da yer alan habere göre; Hollanda’da bugüne kadar uyum yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere genellikle para cezası kesilirken, bu olayda doğrudan oturum iptali kartının masaya sürülmesi dikkat çekti. Hukukçular, sınavın verilmemesinin tek başına bir sınır dışı gerekçesi olamayacağını savunurken, Göç ve Vatandaşlık Dairesi'nin (IND) bu sert tutumu "önce uygula, sonra bak" stratejisi olarak eleştiriliyor.

Yurt dışına çıkacaklar dikkat: Sınır dışı edilecekler - Resim : 1

ANKARA ANLAŞMASI "SINAV" KISKACINDA MI?

Türk vatandaşlarının haklarını güvence altına alan 1963 Ankara Anlaşması ve bu kapsamdaki "hakları kötüleştirmeme" (standstill) ilkesi, yaşanan son olayla yeniden tartışmaya açıldı. 1 Ocak 2025 itibarıyla süresiz oturum başvurularında uyum diploması şartının getirilmesi, kazanılmış hakların ihlali olarak görülüyor. Hollanda Danıştayı, Türk vatandaşlarına dayatılan bu sınav şartının Avrupa Birliği hukukuna uygunluğunu denetlemek üzere konuyu Avrupa Adalet Divanı’na taşıdı.

"SİSTEM VATANDAŞI MAĞDUR EDİYOR"

Belediye süreçlerindeki bürokratik gecikmeler, randevu sistemindeki aşırı yoğunluk ve karmaşık yeni yasalar, iyi niyetli vatandaşları dahi "yasadışı" konumuna düşme riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Sivil toplum kuruluşları, Türk vatandaşlarına yönelik uygulamaların diğer yabancılara oranla daha ağır ve ayrımcı bir boyuta ulaştığını savunuyor.

"HUKUKİ DESTEK ALMADAN HAREKET ETMEYİN"

Hukuk uzmanları, Ankara Anlaşması’nın sağladığı ek koruma mekanizmalarının hala yürürlükte olduğunu hatırlatarak önemli bir çağrıda bulundu:

"Uyum sınavına girmemek, özellikle çalışan Türk vatandaşları ve aileleri için doğrudan sınır dışı nedeni olamaz. Bu tür idari kararların mahkemelerden dönme ihtimali oldukça yüksektir. Benzer sorunlar yaşayan vatandaşlar, hukuki destek almadan hiçbir belgeye imza atmamalıdır."