Yeni Tiyatro Dergisi 13. Emek ve Başarı Ödülleri, 15 Haziran 2026 Pazartesi günü, İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun Torun Center yerleşkesinde yer alan Mecidiyeköy Büyük Sahne'sinde gerçekleştirilen törenle sahiplerine verildi.
2015 yılında, önce yazar kadrosunda, sonraki yıllarda yayın kurulunda da görev aldığım Yeni Tiyatro Dergisi'nin, Emek ve Başarı Ödülleri'nde ise 2017 yılından günümüze uzanan bir yol hikâyesi oluştu.
Hikâyenin başlangıç noktasını da nazik bir davet üzerine çok yönlü bir tiyatro insanı olan Dr. Öğr. Üyesi Erbil Göktaş oluşturdu. Yazarlık daveti aldığım gün, yoğunluğu artarak gelişecek bir süreci elbette ön göremezdim. Akademik sürecimin ilk kıvılcımlarını tutuşturan ve ardından eğitim sürecime katkı sunan iki isimden biridir ayrıca.
O'nu Aralık 2025'te, bir süredir mücadele ettiği hastalığa yenik düşmesi sonucu erken bir şekilde kaybettik. Beklenmedik bu kayıp karşısında, ortaya pek çok başıboş soru dağıldı. Kısa süren bu başıboşluk hissinin ardından Emek ve Başarı Ödülleri hakkında yola devam kararı alındı.
2006 yılında hayata geçirilen ve süreç içerisinde yanına bir de ödül organizasyonu eklemlenen sanatsal yapı, 20 yıl içerisinde doğal olarak bir kültür ve sanat mirasına dönüştü.
Yeni Tiyatro Dergisi ile Emek ve Başarı Ödülleri, bu sanat mirasının kurucu yapı taşlarından biri olan Prof. Dr. Sema Göktaş öncülüğünde 'bir eksik'le yolculuğuna devam ediyor.
Prof. Dr. Sema Göktaş'ın jüri başkanlığını üstlendiği seçici kurulda; Prof. Dr. A. Didem Uslu, Prof. Dr. Erhan Tuna, Mustafa İri, Şule Kazgan, Sibel Tomaç, Yavuz Yılmaz, Oğuz Kuzey, Ezgi Özcan, Pınar Çekirge ve Sıla Deniz Göktaş yer alıyor. Şık bir logo değişikliği ile taze bir başlangıç yapan organizasyonun sosyal medya içeriklerinde yaşanan modern tasarım ise oldukça estetik.
Kazananlarını, Haliç kıyısında yer alan We Play Balat Sahne'de, 'Bir Yaz Akşamı' konsepti ile düzenlenen kokteylde açıklayan organizasyon, eğlenceli müzikler eşliğinde sıcacık bir geceye imza attı.
Ödül organizasyonu, 13'üncü yılında hem bir anmaya sahne oldu hem de ödüle uzananlarla birlikte heyecanlarını paylaşma etkinliğine dönüştü.
Erbil Göktaş ile özdeşleşmiş, uzun açılış konuşmaları ile hafızalarımızda yer edinen ödül töreni, bu yıl da dergi projesinin fikir aşamasından uygulama safhasına olan yol hikayesini anlattığı bir Erbil Göktaş videosu ile başladı. Konuklar, bu muzip tiyatro insanını alkışlarla bir kez daha hatırladı.
Organizasyonun son yıllarında yaşanan ödül enflasyonu yaklaşımı terk edilirken, gecede 30 kategoride toplam 32 ödül dağıtıldı.
İstanbul merkezli bir ödül organizasyonu olarak başlayan Emek ve Başarı Ödülleri, sonraki yıllarda Anadolu ve Uluslararası kategorilerini de değerlendirme sürecine dahil etmişti. Gelenek bozulmadı. Hem Anadolu tiyatrolarına hem de uluslararası topluluklara ait yapımlar değerlendirme masasında yer aldı.
Ödül kategorileri arasına; Erbil Göktaş'a saygı niteliğinde ve onun bakış açısını tanımlayacak bir başlık eklendi: 'Tiyatroda Yeni Perspektif' Ödülü
Ödülün ilk sahibi ise Tiyatro Watt yapımı 'Bu Bir Prova Değil-Le Reel' adlı proje ile Yusuf Onur Aydın oldu.
'Onur Ödülü'ne ise 'Sihirli Annem' projesinde canlandırdığı 'Perihan' karakteriyle hafızalarda yer edinen Gül Onat layık görüldü. Uzun zamandır ağır bir hastalıkla mücadele eden oyuncu, sağlık sorunlarının had safhada olduğu bir dönemde, ödülünü bizzat alabilmek için sahneye çıktı. Dakikalarca ayakta alkışlanan usta oyuncu gözyaşlarını kontrol etmekte oldukça zorlandı.
'Beş Kafadarlar Çocuk Tiyatrosu' ile başlayan ve tiyatroya duyduğu güçlü tutkusunu 'Tiyatrokare' altında sürdüren Nedim Saban 'Emek Ödülü'nün sahibi oldu. Saban, ödülünü 70 ve 80'lerin ünlü sanatçısı Füsun Önal'ın elinden aldı. İkili arasında geçen renkli diyalog izleyicileri gülümsetti. Tabii Önal'ın ağzından yıllar önce rol aldığı 'Kelebekler Özgürdür' adlı yapımın aynı adı taşıyan şarkısını dinlemek paha biçilemezdi.
Aralarında; Melek Baykal, Okan Bayülgen, Celal Kadri Kınoğlu ve Nergis Öztürk gibi geniş kitleler tarafından çok sevilen sanatçılar ve gelecekte çok sevilecek sanatçı adaylarının bulunduğu liste, ödül almak ve sözcüklerini paylaşmak için tek tek alkışlar arasında sahnedeki yerini aldı.
Heyecanların, sevinçlerin ve mutlulukların havada birbirine karıştığı gece, ödül kazananların aynı sahnede verdiği klasikleşmiş final pozu ile sona erdi.
Kazanan her zamanki gibi 'tiyatro' oldu.
Gelecek sezonda salonlarda, koltuklardaki yerimizi alarak, yeni yapımları ve onların yaratıcı heyecanlarına doğrudan tanık olacağız.
Yeni bir ödül töreninde daha, görüşmek ve gülüşmek üzere.
--
Ek Bilgi:
2017 yılında, 'Artı Sahne' adı altında, Torun Center yerleşkesinde İstanbul kültür ve sanat alanına kazandırılan sahne, 2019 yılında, İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından hizmete alınarak, 'Mecidiyeköy Büyük Sahne' adı altında hizmet vermeye başlamıştır. Kurum, ortak alanda bulunan 8 sinema salonundan birini 'Black Box' formatında dönüştürerek 'Mecidiyeköy Stüdyo Sahne' adı altında yeni bir performans alanı ek olarak kuruma kazandırmıştır.