Kafkasya'ya hoş geldiniz.

Gürcistan'ın başkenti Tiflis'teyiz.

Kura Nehri'nin iki yakasına konuşlanmış bir başka yerleşim yerindeyiz.

Hepimizin eğitim hayatı boyunca aldığı tarih derslerinden hatırlayacağı üzere, "medeniyetler su kenarına inşa edilmiştir" ilkesine güzel bir örnek oluşturuyor.

Kaynağını Ardahan'ın Göle ilçesinden alan Kura Nehri ise Gürcistan ve Azerbaycan'ı geçerek Hazar Denizi'ne dökülüyor.

Karadeniz ile Hazar Denizi arasında kalan Kafkasya oldukça çok kültürlü bir yapıya sahip.

Rusya, Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan topraklarının yer aldığı bölgede kategorik olarak yirmi farklı halk bir arada yaşıyor. Çarlık Rusyası (1917) ve Sovyetler Birliği (SSCB, 1991) döneminde, Moskova yönetimi altında olan bölge, 1991 sonrası bağımsızlığını kazanan ülkelerle yeniden şekillenmiş olsa da günümüzde Rusya Federasyonu ile geçmişten gelen güçlü bağlantılarını hala koruyor. Gürcistan'da hem tarihsel hem de ekonomik olarak hala Rusya Federasyonu ile yüksek etkileşim içinde. Her ne kadar ülke içinde Avrupa Birliği (AB) yanlısı güçlü bir lobi oluşmuş olsa da bu durum sandıklara güçlü bir şekilde yansımış durumda değil.

Yurt dışından getirilen telefonlar için uygulamaya konulan 'IMEI Kayıt Ücreti' öncesi yaşanan alışveriş çılgınlığı ile ana haber bültenlerine sık sık konu olan, Sarp Sınır Kapısı aracılığıyla daha fazla popülarite kazanan Gürcistan, Türk halkı için kolay erişilebilir bir sınır komşusu.

Pasaport ve vize şartı gerektirmeden, cebimizdeki T.C. Kimlik Kartı ile rahatça ziyaret edebileceğimiz ülke konumunda. Batum'un kara yolu ile çok yakın olması ve tarihi yapısını korumuş olan başkent Tiflis'in dikkat çekici yüzü ideal bir kültür ve keşif rotası.

Her yolculuk noktasını, Türkiye ile karşılaştırma hastalığına tutulmadan Tiflis izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Günümüzde sadece ülke sınırları içerisinde kullandıkları alfabe, benzemezlik özelliği ile göze çarpan en sıra dışı unsur. Eskilerin 'nevi şahsına münhasır' dedikleri türde.

Ortodoks inancını belirgin bir şekilde hissedebileceğiniz kentte, göz alabildiğine Ermeni mimari tekniği olarak adlandırabileceğimiz kümbet tarzlı kiliseler bulunuyor. Farklı inançlara ait mekanları gezmek ve görüntülemekten hoşlanan fotoğrafseverler için bulunmaz bir fırsat.

Sınır komşusu olmanın kültürel yakınlığı ya da paydaşlığı geliştirdiği kesin. Bin yıllara dayanan tarihsel ortaklıklar, yemek ve yaşam kültürüne doğrudan katkı sağlıyor.

Gürcistan mutfağında öne çıkan lezzetler, Türkiye'de de farklı adlarla damak hafızamızda yer alan tatlar. Hinkali ve Haçapuri ülkemizde de karşılığı olan yiyecekler. Tabii özgün tat deneyimi için kesinlikle denenmeli. Pek çok farklı iç malzeme ile üretilmiş çeşitleri de bulunmakta.

Antik dönemden beri bölgede üretilen şarap üretimi, günümüzde de varlığını koruyor. Bölgeye özel üzümlerden elde edilmiş özel bir şarap çeşidi de mevcut.

Başkentte 'Eski Tiflis' (Old Tbilisi) bölgesi iyi korunmuş durumda. Tarihi bölge, eklektik bir yapı anlayışıyla nehir boyunca genişlemiş. Rus mimari estetiği kent genelinde net hissediliyor. Ulaşım ağı Rus döneminde kente kazandırılmış. 1960'larda yapılmış olmasına rağmen oldukça kullanışlı ve hızlı.

Keşif sürecinizin başlangıç noktası, Narikala Kalesi'ne çıkan teleferik olmalı. Kale yüksek bir tepenin üzerinde yer alıyor. Zamanın yıpratıcı etkilerini derin hissettiğiniz tarihi bir yapı. Kalenin olduğu alanda şehrin her tarafından görülebilen 'Gürcü Ana' (Kartlis Deda) adını verdikleri devasa bir heykel bulunuyor. Kalenin bulunduğu alan ayrıca bir panoramik bir seyir ve çekim alanı.

Bu noktadan tekrar şehir merkezine dönmek isterseniz teleferiği kullanmanızı tavsiye etmem. Tepeden aşağı nehir yönüne doğru iniş yaptığınızda, rengarenk evlerin arasından geçerek Eski Tiflis'e ulaşabilirsiniz.

Tepenin diğer tarafı yani kale arkasından iniş yaptığınızda ise sizi Tiflis Botanik Bahçesi karşılıyor. İçinde bir de şelalenin bulunduğu harika bir atmosfer. İniş güzergahınızda Tiflis Cuma Camisi ve Sülfür Banyoları (Abanotubani) sizi karşılıyor. Tam bir gününüzü alabilecek keyifli bir rota.

Mtatsminda Teleferiği ile de Mtatsminda Parkı da bir başka alternatif rota olarak cebinizde bulunsun.

Barış Köprüsü ya da Metekhi Köprüsü'nü kullanarak Metekhi Kilisesi'ni, ardından gösterişli Sameba Katedrali'ne uzanan güzergahı takip edebilirsiniz.

Bir başka rota ise; Rustaveli Caddesi üzerinden Özgürlük Meydanı ve ardından Rezo Gabriadze Tiyatrosu ve Saat Kulesi'ne uzanan güzergâh. Burada, gündüz 12.00 ve akşam 19.00'da olmak üzere iki kez sahnelenen kukla tiyatrosunu izleyebilirsiniz.

Güzel sanatlar bağlamında zengin olan kent, Tiflis Opera ve Bale Tiyatrosu ve Rustaveli Ulusal Tiyatrosu başta olmak üzere uluslararası alanda söz sahibi birçok kurumu barındırıyor.

Kişisel olarak en çok etkilendiğim alan ise şehirden yaklaşık 20 km uzaklıkta bulunan Tiflis Chronicle Tepesi üzerinde inşa edilmiş Gürcistan Tarihi Kronoloji Anıtı (Chronicle of Georgia).

Bu alanı ziyaret etmeden dönmemenizi kesinlikle öneririm.

Tiflis, bize çok yakın olsa da hissettirdikleri ile farklı bir kent.

Görsel hafızanıza eklemeniz dileğiyle.