Prof. Dr. Ümit Özlale, Şirin Payzın'ın moderatörlüğünde T24 Youtube kanalında Cumhur İttifakı’nın “demokratik barış” sürecinde izlediği politikaya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Abdullah Öcalan üzerinden yürüyen tartışmaları değerlendiren Özlale, iktidarın yıllarca kullandığı siyasi söylemin ardından bugün izlediği politikanın toplumda tepki yarattığını savundu.
Özlale, “Cumhuriyet tarihinin en nefret edilen figürlerinden bir tanesini demokratik barışın Kürt tarafında temsilcisi olarak ilan ediyorsanız, Sayın Bahçeli’nin yaptığı gibi, bunun da toplumda bir karşılığı oluyor. Yani bu iş böyle mi olurdu? Demokratik bir barış sağlamak için Cumhuriyet tarihinin, biraz önce söylediğim gibi, en nefret edilen figürlerinden bir tanesini koyarak bunu sağlayacağınızı düşünüyorsanız aldanıyorsunuz demektir. Bu halk da tebaa değil. Buna da tepki gösteriyor” ifadelerini kullandı.
“NE BEKLİYORDUNUZ?”
Öcalan’ın Meclis’te konuşmasına yönelik tartışmalara da değinen Özlale, şunları söyledi:
“Ne bekliyordunuz? Abdullah Öcalan Meclis’te konuşma yapsın dediğiniz zaman toplumun önemli bir kısmının ne demesini bekliyordunuz?”
Özlale, geçmişte yürütülen çözüm sürecini ve sonrasında kullanılan siyasi dili hatırlatarak şöyle devam etti:
“8-9 sene boyunca o çözüm sürecinin başarısız olmasından sonra tamamıyla şeytanlaştırdığınız Kürt siyasi hareketine, daha sonrasında ‘Evet, sizin de temsilciniz Abdullah Öcalan’dır ve Abdullah Öcalan gelsin Meclis’te konuşma yapsın’ dediğiniz zaman, 8-9 sene boyunca bu kadar kirli bir propagandaya maruz kalmış Türk halkının nasıl tepki vermesini bekliyorsunuz?”
ERDOĞAN VE BAHÇELİ’Yİ İŞARET ETTİ
Sürecin güvenlik politikaları ve baskıcı yöntemlerle yürütülmesinin toplumsal tepkiyi daha da artıracağını savunan Özlale, Erdoğan ve Bahçeli’yi eleştirdi.
“Ben sadece bu işi güvenlik politikalarıyla götürürüm, gerekirse stadyumu da sustururum, daha da ceberut bir anlayışla bu süreci yönetmeye kalkarım derseniz bunun toplumda yansıması bu, bunun toplumda tepkimesi daha da büyük olur.”
Özlale, “Hiç gerek yokken bir anda statlardan başlamak üzere bütün Türkiye’de bu gerginliği artıran şeyin başında Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli geliyor” dedi.
'AYNI ANLAYIŞ EKONOMİ POLİTİKALARINDA DA GÖRÜLÜYOR'
Özlale, “toplumsal rıza” eleştirisinin yalnızca siyasi süreçlerle sınırlı olmadığını belirterek aynı yönetim anlayışının ekonomi politikalarında da görüldüğünü savundu.
“Bu Cumhur İttifakı ekonomiden tutun demokratik bir barışın tesis edilmesine kadar birçok şeyde çok temel bir yanlış yapıyor. Toplumsal rıza üretmek için gerekli çabayı göstermiyor. Bunu gerekli de görmüyor.”
Türkiye’de enflasyonun düşürülememesinin nedenlerinden birinin de bu yaklaşım olduğunu ileri süren Özlale, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve ekonomi yönetimini şu sözlerle eleştirdi:
“Türkiye’de enflasyonun da düşmemesinin sebeplerinden bir tanesi ne biliyor musunuz? Çünkü Şimşek ve yönetimi çok uzun zamandan beri uyguladıkları politikaları halka izah etme gereğinde hissetmiyorlar kendilerini ve toplumsal rıza üretmiyorlar.”
Özlale, 2001-2002 dönemindeki dezenflasyon programını örnek göstererek, “2001-2002’de doğru bir iletişim politikasıyla halkı enflasyonu nasıl düşüreceğine dair ikna etme yöntemine geçildi. Halk buna inandı ve ondan sonrasında da bir başarı elde edildi” ifadelerini kullandı.
Özlale, siyasetten ekonomiye uzanan eleştirisini, “Enflasyonu düşürmekten tutun demokratik barışı sağlamaya kadar toplumsal rıza üretme gereği hissetmeyen, ‘Ben istiyorum, böyle olacak’ diyen bir zihniyet maalesef toplumu çok kötü bir yere doğru götürüyor” sözleriyle sürdürdü.