İstanbul-Üsküdar’daki 15 Temmuz Hafıza Müzesi’ni gezenler, FETÖ’nün darbe girişimini önlemek isterken şehit düşen kahramanların fotoğraflarını, biyografilerini, geride bıraktıkları eşyaları görebiliyor.
Bir bölümde ise darbecilerin kullandığı silahlar-mühimmatlar, tankların ezdiği araçlar yer alıyor.
Müzede sergilenenler arasında iki cep telefonu da var.
Ama öyle böyle değil darbenin önlenmesinde büyük rol oynayan iki telefon bunlar.
Hatırlayalım:
2016’nın 15 Temmuz gecesi…
CNN Türk’te Hande Fırat, Ankara semalarında uçup bazı hedeflere bomba atan savaş uçaklarının çıkardığı gürültüler arasında programını sunmaya çalışıyordu.
Yayın sırasında telefonla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayıp darbe girişimiyle ilgili onun söyleyeceklerini izleyiciye duyurmak istedi.
Birkaç denemenin ardından görüntülü olarak ulaştığı Erdoğan, darbe girişiminin Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bir azınlığın kalkışma hareketi olduğunu belirtti ve milleti darbecilerle mücadele etmeye çağırdı.
Bu çağrı hemen karşılık buldu. Binlerce kişi meydanları, köprüleri, caddeleri ve sokakları doldurdu, darbecilere karşı kahramanca bir direniş sergiledi. 251 kişi şehit oldu, binlercesi yaralandı.
Sonuçta darbeye kalkışanlar pes etmek zorunda kaldı.
İşte müzede sergilenen o iki telefon, Erdoğan ve Fırat’ın o gece canlı yayın sırasında konuştukları telefonlardı.
***
O gecenin kahramanlarından biri de Ömer Halisdemir’di.
1974’de Niğde’nin Çukurkuyu beldesinde doğmuştu.
Uzun yıllar hem okudu hem çobanlık yaptı.
Eğitim hayatı sonunda piyade astsubay olarak orduya katıldı.
Anne-babasına ve 6 kardeşine daha iyi bir hayat sürmeleri için hep destek oldu.
Evliydi, 2 çocuğu vardı.
Emekliliğine 2 yıl kalmıştı.
15 Temmuz 2016 gecesi Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı onu yanına çağırdı, “Darbecilerin ön safında yer alan Korgeneral Semih Terzi birazdan ekibiyle buraya gelecek. Sana tarihi bir görev veriyorum. O adam haindir, darbecidir. Vatan, millet adına onu öldür! Ama şunu bil ki bunun sonunda şehadet de var. Hakkını helal et” dedi.
“Emredersiniz komutanım… Hakkım varsa o da helal olsun” karşılığını verdi.
Az sonra Semih Terzi yanındaki askerlerle birlikte Özel Kuvvetler Komutanlığına girdi.
İşte tam o sırada silahını çekti, Terzi’yi alnından vurarak öldürdü.
Terzi’nin yanındaki askerlerin açtığı ateş sonucu vücuduna isabet eden 30 kurşunla şehit oldu.
Doğduğu beldede toprağa verildi.
Adı Niğde Üniversitesi’ne konuldu. Ayrıca birçok okulda, parkta, yolda, ormanda da yaşıyor.
Çocuklarından Elif Nur babası gibi askerliği seçti.
Önce teğmen oldu, ardından babasının şehit düştüğü Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde yer alarak bordo beresini taktı.
***
Darbenin nasıl önlendiği konusuna değinirken, Kara Havacılık Komutanlığında görevli bir subayın, 15 Temmuz saat 16.16’da MİT Müsteşarlığına giderek, “Darbe hazırlığı var. Gece yarısından sonra harekete geçecekler” diye ihbarda bulunmasının önemini de yadsımamak gerekiyor.
Bu ihbarın yapıldığını öğrenen FETÖ’cü askerler paniğe kapılarak 16 Temmuz saat 03.00’de başlatmayı kararlaştırdıkları darbeyi tüm planlarını bozarak 15 Temmuz saat 20.30’da başlatmışlardı.