YENİÇAĞ ÖZEL HABER | FATİH ERBOZ
Emekli Büyükelçi Tugay Uluçevik, Trump’un açıklamalarının diplomasi ile bağdaşmadığını belirterek, “ABD Başkanı Trump’un genel olarak izlediği dış politika güven vermiyor. Trump dış politikada kuvvet yoluyla barış anlayışı endişenin temel kaynağı. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’ye yönelik tavırları, AB ülkelerinin Başbakan ve Cumhurbaşkanlarına yönelik tavırları da Trump’un diplomaside nasıl bir anlayış içinde olduğunu ortaya koymaya yetiyor. Sergilediği bu dış politika tavrından sonra diğer ülkeler Trump’a nasıl güvenecek?” dedi.
Uluçevik, Türkiye’nin ısmarladığı Boeing yolcu uçakları konusunda da benzer bir tavrın gösterilmesinin dikkate alınması gerektiğini kaydederek, şunları söyledi;
“Örneğin F-35 uçakları konusunda İsrail’e yönelik bir kullanım olmayacak sözünün ardından ve diğer dış politika söylemlerine bakıldığında Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum kesimi önümüzdeki günlerde ‘Kıbrıs’ta biz federasyon istiyoruz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de 2004 yılında zaten Annan Planına evet oyu vermişti, Kıbrıs’ta federasyona gidilmeli’ dediğinde, İsrail Başbakanı Netanyahu da bunu desteklediğinde Trump federasyonu desteklerse, Türklerin Kıbrıs’ta federasyona eklemlenmesini isterse ne diyeceğiz? Bu dış politika anlayışına nasıl güveneceğiz? Türkiye’nin ısmarladığı Boeing uçaklarına Çin’e, Venezuella’ya uçmalarına izin vermezse ne yapacaksınız? Bunlar Trump’un dış politikasının güven vermemesinden kaynaklanan sorular.”
Trump’un dış politika anlayışının hiçbir şekilde güven vermediğini tam tersine kaygı yaşattığını ifade eden Uluçevik, sözlerine şöyle devam etti;
“Trump’un 70 bin Gazzeli’nin hayatına mal olan, 170 bin insanının yaralanmasına neden olan kişilere söylediği sözler ortada. Ateşkes yapılıyor, Trump buna barış antlaşması süsü vermek istiyor. Ateşkes başkadır, barış antlaşması başkadır. Gazze de barış antlaşması imzalandı mı? Trump Kuvvete dayalı bir barış kavramını ortaya atıyor. Bununla dünya üzerindeki çatışmaları bitireceğini düşünüyor. İsrail Başbakanı Netanyahu ise buna destek veriyor. İsrail’in desteğini alan Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum kesimi ileriki günlerde Türkiye bölgede bir tehdittir dediğinde Trump’un izleyeceği politikaya bu şartlarda Türkiye nasıl güvensin? Kıbrıs’ta Rumların istediği federasyona destek vermeyeceğinin garantisi var mı? Yunanistan’ın Ege Denizi’nde kara sularını 12 mile çıkarma isteğine hayır diyecek mi? Türkiye bu politikaya nasıl güvensin? Kaldı ki F-35 uçakları konusunda Türkiye parasını ödemiş, hakkını istiyor. S-400 uzun menzilli hava savunma sistemlerini aldığı için Türkiye’ye CAATSA yaptırımları uygulanıyor, bu da yanlış. Bu bir hibe değil, Türkiye parasını vererek bu uçakları alıyor.”
Trump’un F-35 uçakları konusunda kongrenin ikna edilmesi konusunda çalışacağım sözünü de hatırlatan Uluçevik, “ABD ile ilişkilerde bunu daha önceki yıllarda çok gördük. ABD başkanı Trump, ABD Kongresini F-35 uçaklarının Türkiye’ye verilmesi, Türkiye’nin programa dönmesi konusunda ikna etmeye çalışacağını söylüyor. ABD Kongresi buna ikna olmazsa ne olacak? İran’ı bombalayan generalleri, Gazze’de insanları öldürenleri öven bir adamın sözüne nasıl güveneceğiz? Trump’un sözleri ve tavırları bırakın diplomasiyi iş hayatında bile karşı tarafa güven verecek nitelikte değil. Bu insanın verdiği söze Türkiye nasıl güvenecek? Türkiye’ye karşı böyle bir tavrı ortaya koyan ABD Başkanı Trump’a Suriye’de PKK-YPG terörü ile sorunu olan bir Türkiye’nin güvenmesini nasıl bekleyeceğiz? Sonuçta Trump izlediği dış politika, söylemleri güvenden çok kaygı veriyor. Türkiye’nin Trump’un tavırları konusunda endişelenmesi beklememek olur mu?” ifadelerini kullandı.
Trump’a tepki yağdı!Gündem
Ankara’da açılan dava dünyanın gündeminde ‘Babam Donald Trump’Dünya