YENİÇAĞ/Özel haber - Fatih Erboz
ABD Başkanı Trump’ın Türkiye’nin F-35 savaş uçakları programına geri döndürülmesini düşündüklerini açıklarken kullandığı “Bunu çok ciddi şekilde değerlendiriyoruz. Onlar bunu asla İsrail’e karşı kullanmayacak, söz veriyorum” şeklindeki sözleri iç kamuoyunda tartışma yarattı.
Trump’un sözlerinin uluslararası ilişkilerin geldiği ilkesizlik boyutunun anlaşılması açısından dikkat çekici olduğunu belirten duayen diplomat Onur Öymen, “ F-35 uçaklarını ve askeri mühimmatları İsrail’e satarken ABD başkanı Türkiye için bezer bir garantiyi istiyor mu acaba ” diye sordu.
F-16 uçakları konusunda yaşanan sürecin unutulmaması gerektiğine işaret eden emekli Büyükelçi Onur Öymen, şunları söyledi;
“İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğini Türkiye onaylamasına rağmen istediğimiz gelişme olmadı. Aynısı F-35 konusunda yaşanabilir mi, bilmiyoruz. Türkiye aldığı bir askeri araç ve mühimmatı ulusal çıkarları için kullanmayacaksa neden alabilir? ABD bu uçakları NATO üyesi bir ülkeye satıyor, NATO’ya karşı tehdit durumunda da kullanılacaklar. Benzer bir tavrı zamanında Almanya’da sergilemişti. Johnson mektubunda ABD tarafından gönderilen mühimmatın Kıbrıs’ta kullanılması istenmiyordu. Tüm bunlar İsmet İnönü’nün Büyük devletlerle ilişkiler vahşi bir hayvan ile yatağa girmeye benzer sözünün ne kadar doğru olduğunu gösteriyor.”
*
ABD Başkanı Trump’un sözlerinin İsrail’e yönelik politikasından kaynaklandığını ifade eden emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş, “Önemli olan Türkiye’nin hava savunma gücünün caydırıcı olması. Türkiye projeye geri döndüğü takdirde Kaan uçaklarının motorunu da kurtaracak bir anlamda. Ayrıca İsrail, F-15 uçakları alıyor, bu uçaklar 4 buçuk ton bomba atıyor. Bunun yanı sıra İsrail Kıbrıs’ın hava sahasını istiyor. Türkiye bu konuları ciddiyetle dikkate almalı” dedi.
Türkiye’nin hava savunma gücünü bölgede caydırıcı noktaya getirmek zorunda
olduğunu belirten Karakuş, şöyle konuştu:
“Türkiye bölgesindeki gelişmeleri dikkate alarak stratejik düşünmek zorunda. F-35 uçaklarının gelmesi Kaan uçaklarımotoru açışımdan da önemli. İlk etapta prototipler için 10’ar, daha sonra motor üretimi tamamlanana kadar 40’ar motor alınacak. Bu süreçte Türkiye’ye F-35’ler gerekli.”
İsrail’in dünyada önemli bir yere sahip olan F-15 uçaklarını satın aldığına dikkat çeken Karakuş, “Bu uçaklar 4 buçuk ton bomba atabilme kapasitesiyle önemli savaş uçakları. İsrail Başbakanı Netanyahu bu nedenle ‘bölgede hava gücümüzle caydırıcılığa sahibiyiz’ diyor. Türkiye bu gelişmeyi de dikkate alarak F-35 konusunda ısrar etti. İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi iş birliği Doğu Akdeniz’de Türkiye açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir durum. Bu açıdan da hava gücümüz caydırıcı olmalı” diye konuştu.
Kıbrıs’ın hava sahası meselesinin bir an önce çözülmesi gereken bir konu olduğunu da kaydeden Karakuş, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun tutuklama kararı olmasına rağmen bazı AB ülkelerinin hava sahasını kullanarak ABD’ye gittiğini hatırlattı.
Karakuş, Kıbrıs hava sahası konusunu Türkiye’nin netleştirmesi gerektiğini kaydederek, “Türkiye Mısır’a kadar olan alanda hava sahasını netleştirmeli. Burası netleşmez ise Mısır ve diğer bölgelerle bağlantınız kesilebilir. Bunun da nedeni bir yolculuk sırasında ülkelerin hava sahasından geçiş izni almak durumunda kalıyorsunuz” dedi.
*
Emekli Büyükelçi Öztürk Yılmaz, ”İsrail de, ABD de AKP iktidarının İsrail’e yönelik bir saldırı gerçekleştirmeyeceğini çok iyi biliyor. Bu nedenle F-35 uçakları geliyor. İsrail’e yönelik bir saldırının olmayacağına ilişkin Türkiye’den bir söz alınması ya da bu şartla verilmesi durumu bana göre yok “ dedi.
AKP’nin iktidara geldiği günden bu yana İsrail’in Ortadoğu da sürekli genişlediğine dikkat çeken Öztürk Yılmaz şunları söyledi;
“İsrail de bölgeye yayılıyor. İsrail’in Gazze’ye saldırdığı dönemde Türkiye’de iktidarın İsrail ile ticaret yaptığı kamuoyuna yansımadı mı? Türkiye yine mevcut iktidar ile birlikte İsrail’i Gazzelilerden korumak için asker gönderme sürecine girmiyor mu? Afganistan’da olduğu gibi bir barış gücüne girmeyecek mi iktidar? Tüm bu gelişmeleri bir kenara bırakarak ABD Başkanı Trump’un sözlerini değerlendiremeyiz. Bu perspektifi görerek Türk Amerikan ilişkilerini değerlendirmemiz gerekiyor. Zaten ABD Başkanı Trump kendisiyle iyi geçinen, onun sözleriyle çelişmeyen, ticaret konusunda iyi ilişkiler kuran herkesi övüyor. Trump isteklerini yerine getirenleri övüyor, isteklerini yapmayanları yeriyor. Ürdün Kralı Gazze’deki Filistinlileri başkente salabileceğini söylediğinde Trump tarafından övgülerle karşılandı ancak Beyaz saray ziyaretinin ardından Ürdün kralı tavır değiştirince Trump da tavır değiştirdi. Zelenski, ABD ile iyi geçiniyordu Trump’un istediği nadir toprak elementlerini vermeyince kötü adam oldu. Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri para verdikleri için Trump tarafından iyi karşılanıyor. Bugün bizim iktidara yaklaşımı da bu. “