Tarihler 2018’i gösterdiğinde Adnan Oktar’a yönelik düzenlenen operasyon gündeme bomba gibi düşmüştü. Oktar’a yönelik İstanbul, Antalya, Muğla ve Ankara’da düzenlenen operasyonda yüzlerce kişi gözaltına alındı. Operasyonla birlikte Oktar’ın malvarlığına el konurken istismar, taciz ve tehdit gerekçesiyle aralarında çocukların da olduğu çok sayıda kişi şikayetçi oldu.
Oktar, görülen davada suç örgütü kurma ve yönetme, cinsel istismar ve cinsel saldırı, eğitim öğretim hakkının engellenmesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından toplam 8 bin 463 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Gazeteci Barış Pehlivan Cumhuriyet’te yazdığı son köşe yazısında Adnan Oktar ile ilgili çarpıcı ayrıntıları kaleme aldı. Bir avukat arkadaşından aldığı bilgileri paylaşan Pehlivan, Oktar’ın kendisini yargılayan mahkemeye dava ile alakası olmayan çok sayıda konuda dilekçe verdiğini söyledi.
Pehlivan, Oktar’ın MİT’e bile mektup yazdığını belirterek serbest bırakılan PKK’lilere eğitim vermek istediğini anlattı.
Barış Pehlivan’ın yazısından ilgili bölüm şöyle:
"Yılın son günleri... Yanımdaki avukat arkadaşım, telefonun ekranını kaydırırken biraz da alaycı bir tonla “İşte son hali” diye söylendi. Örgüt lideri Adnan Oktar’ın hapisteki karesine dair yapılan bir haber dikkatini çekmişti. Sonra bana döndü, “Yahu bu Oktar mahkemeleri bezdirmiş iyice” dedi. Anlamadığımı ve merak ettiğimi görünce de devam etti:
“Dışarıdaki örgüt üyeleri bir avukat bulmuş. Adnan Oktar, onun aracılığıyla kendisini yargılayan mahkemeye dilekçe üstüne dilekçe veriyormuş. Ama dilekçelerin konusunun davayla ilgisi yokmuş.”
Ben “Neymiş peki” diye sorunca yanıtımı aldım: “Televizyon dizilerindeki kadınlardan fitness yapmaya, Suriye’deki çatışmalardan evlilik kavramına kadar her konudaki görüşünü sayfalar dolusu dilekçe şeklinde mahkemeye sunuyorlarmış. Hatta, Oktar MİT’e bile bir mektup yazmış, serbest bırakılan PKK’lilere eğitim vermek istediğini belirtmiş.”
Belli ki Adnan Oktar istismarı bir hayat tarzı haline getirmiş, yasal hakkını bile istismar ediyor."