ABD ve İsrail’in İran’a karşı savaş kararı aldığı toplantıda yaşananlar ortaya çıktı. 11 Şubat’ta ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun yer aldığı toplantıda Trump’ın kendi istihbaratı ve yöneticileri yerine Netanyahu’nun sözüne güvendiği öğrenildi.
New York Times gazetesinde yer alan habere göre Beyaz Saray’da gerçekleşen toplantıda Netanyahu yaklaşık bir saat süren bir sunum yaptı. Netanyahu sunumda İran’a saldırıların kısa sürede sonuç vereceğini savundu. İsrail tarafı savaşla ilgili şu iddiaları öne sürdü:
İran’ın balistik füze programı birkaç hafta içinde yok edilebilirdi. Rejim ciddi şekilde zayıflayacak ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma kapasitesini kaybedecekti. İran’ın bölgedeki ABD hedeflerine karşılık verme kapasitesi sınırlı kalacaktı. En kritik iddia ise İran’ın içeriden çökmeye hazır olduğu yönündeydi. Mossad’ın değerlendirmesine göre ülkede protestolar yeniden başlayacak, İsrail’in de desteklediği bir süreçle ayaklanmalar büyüyecekti. Ayrıca Irak’taki Kürt güçlerin İran’ın kuzeybatısından kara harekâtı başlatabileceği de öne sürüldü.
ABD İSTİHBARATI “TAMAMEN GERÇEK DIŞI” DEDİ
New York Times gazetesinin haberine göre, ABD istihbaratı, Netanyahu’nun planına karşı çıkarak rejim değişikliğinin ‘gerçek dışı’ olduğunu vurguladı. Netanyahu’nun sunumunun ertesi günü yapılan toplantıda yapılan analiz dört başlıkta toparlandı. Bunlar, İran liderliğinin hedef alınması; İran’ın askeri kapasitesinin yok edilmesi; ülke içinde halk ayaklanması; rejim değişikliği ve yeni yönetim oldu.
ABD istihbaratına göre ilk iki hedef mümkündü. Ancak son iki başlık gerçekçi değildi.
CIA Direktörü Ratcliffe, Netanyahu’nun rejim değişikliği planını tek kelimeyle tanımladı:“Farcical” (gerçek dışı).
Rubio ise daha sert konuştu: “Saçmalık.”
Toplantıya sonradan katılan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de bu değerlendirmeye katıldı ve rejim değişikliği fikrine açıkça karşı çıktı.
Genelkurmay Başkanı Dan Caine ise İsrail’in planlarını “abartma eğilimi” olduğunu belirterek temkinli olunması gerektiğini söyledi.
RİSKLER: MÜHİMMAT, SAVAŞIN UZAMASI VE HÜRMÜZ
Caine ve diğer askeri yetkililer, İran’a karşı geniş çaplı bir savaşın ABD mühimmat stoklarını ciddi şekilde azaltacağı uyarısında bulundu. Özellikle füze savunma sistemlerinin Ukrayna ve İsrail’e verilen destek nedeniyle zaten zorlandığı ifade edildi.
Ayrıca İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma ihtimali kritik risk olarak öne çıktı. Bu durum küresel enerji piyasalarını altüst edebilir ve ABD’de ciddi ekonomik sonuçlar doğurabilirdi.
Ancak Trump bu riskleri sınırlı gördü. Başkan, savaşın kısa süreceğine ve İran’ın hızlı şekilde geri adım atacağına inanıyordu.
BEYAZ SARAY’DA GÖRÜŞ AYRILIĞI
Trump’ın ekibi içinde belirgin bir ayrışma vardı: Vance savaşa açıkça karşı çıktı. Rubio daha sınırlı hedefler önerdi. Hegseth operasyonun kaçınılmaz olduğunu savundu. Susie Wiles ekonomik ve siyasi sonuçlardan endişe etti. Vance ayrıca savaşın Trump’ın siyasi tabanını bölebileceği ve ABD’yi uzun süreli bir çatışmaya sürükleyebileceği uyarısında bulundu.
Trump ise İran’ı uzun yıllardır en tehlikeli düşmanlardan biri olarak görüyordu. 2020’de İranlı komutan Kasım Süleymani’nin öldürülmesinin ardından İran’ın kendisine suikast planladığına inanması da bu yaklaşımı güçlendirdi.
DİPLOMASİ DENEMESİ VE SON İSTİHBARAT
Savaş öncesinde ABD tarafı İran’la diplomatik çözüm arayışını da sürdürdü. Jared Kushner ve Steve Witkoff, Umman ve İsviçre’de İranlı yetkililerle üç tur görüşme yaptı.
ABD tarafı İran’a nükleer programı için ücretsiz yakıt teklif etti. Ancak Tahran bu teklifi “onur kırıcı” buldu ve reddetti.
Bu süreçte yeni bir istihbarat geldi. İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in üst düzey yöneticilerle açık bir alanda toplantı yapacağı bilgisi elde edildi. Bu durum, doğrudan liderliği hedef alma fırsatı olarak değerlendirildi.
TRUMP KARARI UÇAKTA VERDİ
26 Şubat’ta Situation Room’da yapılan son toplantı yaklaşık 1,5 saat sürdü. Herkesin pozisyonu artık netti.
Trump, tek tek herkesin görüşünü sordu:
Vance: “Bunun kötü bir fikir olduğunu düşünüyorum ama karar verirseniz desteklerim.”
Rubio: “Rejim değişikliği hedefse yapmayalım, ama füze programını yok etmek mümkün.”
Hegseth: “Bunu zaten yapmak zorundayız.”
CIA Direktörü Ratcliffe, yeni istihbaratı aktararak liderliğin hedef alınmasının mümkün olabileceğini söyledi.
Genelkurmay Başkanı Caine riskleri anlattı ancak açık bir karşı çıkış yapmadı.
Sonunda Trump kararını açıkladı: “Bunu yapmamız gerekiyor.”
Ertesi gün Air Force One’dan şu emir verildi:
“Operation Epic Fury onaylandı. İptal yok.”
Süreç, ABD yönetimi içinde ciddi itirazlar ve şüpheler olmasına rağmen kararın büyük ölçüde Trump’ın içgüdüleriyle şekillendiğini ortaya koydu.
ABD istihbaratının “gerçek dışı” bulduğu rejim değişikliği senaryosu dikkate alınmadı. Başkan yardımcısının açık itirazı da kararı değiştirmedi.
Netanyahu’nun “hızlı zafer” vaadi ile Trump’ın risk alma eğilimi birleşti. ABD, İran’a karşı askeri operasyona giden yola girdi.
İsrail televizyonundan dikkat çeken yayın: Trump için geri sayımDünya
ABD İsrail ve İran arasında ateşkesDünya
Trump itiraf etti: Kürtlere çok silah gönderdikDünya