CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), bugün Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Yaklaşık iki saat süren toplantının ardından CHP Sözcüsü Müslim Sarı tarafından yapılan açıklamada, parti içi süreçlere ilişkin önemli kararların alındığı duyuruldu.
Açıklamada, Mersin Mezitli Belediye Başkanı Serkan Tuncer ile Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın tedbirli olarak kesin çıkarma cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildiği bildirildi.
TANJU ÖZCAN'DAN SERT AÇIKLAMA
Disiplin sürecinin ardından açıklama yapan Tanju Özcan, CHP üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.
Özcan, açıklamasında, "Ben, atanmış kayyumun sözde YDK'sına savunma vermem. Gelinen noktada, siyasi cunta işgali bitinceye kadar CHP üyeliğinden istifa ediyorum" ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, parti içindeki tartışmaları daha da alevlendirdi.
CHP'DE DAHA ÖNCE DE 9 İSİM DİSİPLİNE SEVK EDİLMİŞTİ
CHP'de hafta başında gerçekleştirilen MYK toplantısının ardından da 9 isim kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmişti.
Disiplin sürecine gönderilen isimler arasında milletvekilleri ve parti yöneticileri de yer aldı. Parti yönetiminin aldığı kararlar, CHP içindeki değişim ve yeniden yapılanma süreci kapsamında değerlendiriliyor.
KILIÇDAROĞLU'NUN AÇIKLAMALARI GÜNDEM OLMUŞTU
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha önce yaptığı açıklamada parti içinde kapsamlı bir değişim mesajı vermişti.
Kılıçdaroğlu, "İradesini parayla satanlar bu partide olamazlar. Kirlilikten arınacağız, temiz siyaset yapacağız" ifadelerini kullanarak parti içinde yeni bir dönemin başlayacağının sinyalini vermişti.
Son gelişmelerin ardından gözler CHP'de disiplin sürecinin nasıl ilerleyeceğine ve parti içindeki dengelerin nasıl şekilleneceğine çevrildi.
CHP'den istifa eden Tanju Özcan'ın açıklamasının tamamı şöyle:
"İşbirlikçi kayyum ve çetesi beni YDK'ya sevk etmiş. Ben, atanmış kayyumun sözde YDK'sına savunma vermem. Gelinen noktada, siyasi cunta işgali bitinceye kadar CHP üyeliğinden istifa ediyorum."

Eski Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, 2026 yılı Şubat ayı sonunda "icbar suretiyle irtikap" (zorla bağış/rüşvet alma), "nitelikli dolandırıcılık" ve "rüşvet" suçlamalarıyla gözaltına alınarak tutuklanmış ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırılmıştı.