Adalet Bakanı Akın Gürlek, gazeteci Seyhan Avşar'a açıklama yaptı ve “Adalet Bakanlığı bünyesinde bir ekip kurduk. Bu ekip vicdanları yaralayan dosyaları inceleyecek. Sadece Gülistan Doku dosyası değil; Rabia Naz ve Rojin Kabaiş dosyaları da inceleniyor. Faili meçhul kadın ve çocuk dosyalarının üzerine titizlikle gideceğiz. Ucu kime dokunursa dokunsun, titizlikle soruşturmayı yürüten başsavcılarımızın yanındayız.” dedi.
***
Bu açıklama üzerine Özbek vatandaşı Nadira Kadirova'nın, bakıcı olarak çalıştığı AKP İstanbul milletvekili Şirin Ünal'ın Ankara'daki evinde ölümü de akla geliyor.
Emniyet açıklamasında "Olay yerinde yapılan teknik ön incelemede intihar harici herhangi bir şüpheli durum müşahede edilmemiş, ayrıca Müntehire'nin odasında intihar eğiliminde olduğuna dair bulunan geçmiş tarihli notlar da dahil tüm bulgular soruşturma dosyasına eklenmiştir" denilmişti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasında da "Ölenin bulunduğu odanın kapısının kilitli olması nedeniyle emniyet görevlileri ve 112 ilkyardım ekipleri tarafından kilitli odanın kapısı kırılarak hastaneye intikal ettirildiği" belirtilmişti.
Anlaşılan o ki "kapı içerden kilitliyse, olay kesinlikle intihadır" ön kabulüyle hareket edilmişti.
Nadira'nın ağabeyi Muhammet Ali Kadirova, çeşitli medya kuruluşlarına yaptığı açıklamada, olaydan beş dakika önce Şirin Ünal'la görüştüğünü söylemişti:
"Olay olmadan beş dakika önce milletvekili Şirin Ünal beni aradı. Bana 'Silahım kayboldu' dedi. Şirin Ünal Bey, 'Kız kardeşin alıp sana mı götürdü?' diyecek sandım. O sırada tabancayı almış, odasına kilitlemiş. 'Açmaya çalışıyoruz' dedi. O esnada Şirin Ünal Bey'in kızı Duygu Ünal, kapıya vuruyordu, bağırış, çağırış ses geldi. O esnada telefon kapandı. Hemen taksiye atladım, olay olan eve geldim. Olay olmuş ateş atılmış. Polis ekipleri beni içeri sokmadılar. 'Kardeşim nerede?' dedim. 'Hastaneye götürüldü' dediler. Taksiye atladım, Bilkent Şehir Hastanesi'ne geldim. 'Beni içeri sokun, ben onun ağabeyiyim' dedim. Beni içeri sokmadılar. Sonra içeriden doktorlar çıktı 'Başınız sağ olsun' dediler, orada bittim ben."
Dosyayı gönüllü olarak Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına takip eden avukat Müjde Tozbey Erden, "Nadira'nın intihar şekli, bir gece önce yakın arkadaşına 'cinsel saldırıya' uğradığına dair sözleri, Ankara Cumhuriyet Savcılığı'nın iki gün içerisinde otopsi ve Adli Tıp raporunu hızlıca aldırıp Nadira'nın cenazesini ülkesine göndermesi, bürokratik işlemlerin iki gün içinde halledilmesi, intihar ettiğine dair açıklamalar yapılması, Nadira'nın ölümünü şüpheli hale getirmiştir." demişti.
***
*Rabia Naz'ın ölümünden sonra 11 yaşındaki çocuğunun intihar ettiği iddialarına karşı olayın yeniden soruşturulmasını isteyen babası Şaban Vatan tutuklanmış hatta Samsun Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde 3 hafta süreyle gözlem altında tutulmuştu. Evladını kaybeden babaya, yargı eliyle bu uygulama reva görülmüştü.
*Rojin'in ölümünde ise babanın "rektörün hiçbir yetkisi ve ehliyeti olmadığı halde otopsiye girmesi" iddiası üzerinde durulmamıştı.
*İntihar diye kapatılmak istenen dosyanın açılması ve tutuklamalar, Gülistan Doku'nun intihar etmediğini, öldürüldüğünü gösteriyor. Öyle ki cesedi bile hâlâ bulunamadı. Bu sebeple dönemin Tunceli valisi hakkında suç delillerini yok etmekten soruşturma izni verilmesi, önemli bir gelişmedir.
*Nadir Kadiova intihar ettiyse sebebi neden araştırılmadı? 23 yaşındaki bir kadını intihar etmeye sürükleyen sebebin hiç soruşturulmaması ciddi bir eksiklik değil midir?
*Akın Gürlek'in Adalet Bakanlığı bünyesinde kurduğu ekibin, bu olayı da yeniden incelemesi, intiharsa intiharın sebebinin ortaya çıkarılması gerekir.
***
Ayrıca bu soruşturmaların her birinin yeniden açılmasıyla kamu vicdanı rahatlamaz.
Kamu vicdanının rahatlaması için dış siyasete endeksli Ergenekon, Balyoz, Casusluk gibi davalarla birlikte, CHP'ye ve İBB başta olmak üzere CHP'li belediyelere karşı sürdürülen iç siyasete endeksli soruşturmaların da yeniden değerlendirilmesi şarttır. Belediyeler soruşturulacaksa, bizzat Cumhurbaşkanı tarafından istifaya zorlanan Melih Gökçek ve Kadir Topbaş neden soruşturulmadı?
Siyasi süreçlere endeksli adalet, adalet değildir.