Gazetecilik mesleği bana yıllar içinde önemli bir gerçeği öğretti: Bazı yolculuklar sadece gidilen yerleri değil, geleceğin yönünü de gösterir.

Romanya–Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası heyetiyle birlikte gerçekleştirdiğimiz Kırgızistan temasları, benim için tam da böyle bir yolculuktu. Resmî görüşmelerin ötesinde, Türk dünyasının ekonomik, kültürel ve insani iş birliğinin nasıl güçlenebileceğine yakından tanıklık ettim.

Kırgızistan'da bulunduğumuz süre boyunca gördüm ki artık diplomasi yalnızca devletlerin yürüttüğü resmî temaslardan ibaret değildir. Günümüz dünyasında ticaret, sanayi, sağlık, medya ve sivil toplum kuruluşları da ülkeler arasındaki ilişkilerin en güçlü taşıyıcıları hâline gelmiştir. Kalıcı dostluklar da ancak bu çok yönlü iş birlikleriyle inşa edilebilmektedir.

Türk dünyası üzerine yıllardır konuşuyoruz. Ortak tarihimizden, ortak kültürümüzden ve ortak değerlerimizden söz ediyoruz. Bunlar elbette vazgeçilmez bağlarımızdır. Ancak artık bu ortak mirası güçlü bir ekonomik vizyonla destekleme zamanıdır. Çünkü günümüz dünyasında ülkeleri birbirine yakınlaştıran en önemli unsur sadece ortak geçmiş değildir; ortak üretim, ortak yatırım, ortak teknoloji ve ortak kalkınma hedefidir.

Kırgızistan'da yaptığımız temaslar bana bir kez daha gösterdi ki Türkiye üretim gücü ve tecrübesiyle, Romanya Avrupa Birliği'ne açılan stratejik konumuyla, Kırgızistan ise Orta Asya'nın yükselen potansiyeliyle birbirini tamamlayan üç önemli ülkedir. Bu üçlü arasında kurulacak güçlü ticaret ve yatırım köprüleri yalnızca ekonomik kazanımlar sağlamayacak, aynı zamanda Türk dünyasının birlik ve beraberliğine de yeni bir ivme kazandıracaktır.

Özellikle dikkatimi çeken husus, görüşmelerde hâkim olan samimi iş birliği iradesiydi. Sağlıktan sanayiye, ticaretten yatırımlara kadar birçok alanda ortak projeler geliştirme isteği açıkça hissediliyordu. Kırgız girişimcilerinin Romanya üzerinden Avrupa pazarına ulaşma imkânı ile Türkiye'nin üretim ve yatırım tecrübesi birleştiğinde ortaya çıkacak sinerji, sadece üç ülke için değil, bütün Türk dünyası için önemli fırsatlar sunacaktır.

Sağlık alanındaki temaslar ise geleceğe dair ayrı bir umut verdi. Türkiye'nin sağlık alanındaki bilgi birikimi, yetişmiş insan kaynağı ve uluslararası tecrübesi; Kırgızistan'ın gelişim hedefleriyle buluştuğunda ortaya çıkacak iş birliklerinin ekonomik değerinin yanında güçlü bir insani yön de taşıdığı açıktır. Sağlık diplomasisinin önümüzdeki yıllarda ülkeler arasındaki ilişkileri daha da güçlendireceğine inanıyorum.

Bu ziyaret bana bir gerçeği daha gösterdi: Türk dünyasının geleceği yalnızca siyasetçilerin değil; iş insanlarının, akademisyenlerin, sağlık insanlarının, gazetecilerin ve sivil toplum kuruluşlarının ortak emeğiyle şekillenecektir. Geleceği kuran şey yalnızca imzalanan protokoller değil, aynı zamanda insanlar arasında kurulan güven ve samimiyettir.

Sınırları aşan kardeşlik geleceği kuran iş birliği - Resim : 1

Bu başarılı organizasyonun gerçekleşmesinde büyük emek veren başta Romanya–Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Atalay'a; Başkan Yardımcıları Ali Baraş ve Ömer Gökmen'e, yönetim kurulu üyelerine ve organizasyonda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum.

Aynı heyette birlikte bulunmaktan onur duyduğum İpekyolu Kamu Diplomasisi Teşkilatı, İpekyolu Stratejik Araştırmalar Merkezi ve Dünya Karapapak Türkleri Birliği Kurucu Genel Başkanı Dr. Seyfullah Türksoy'a; Milliyetçi Gazeteci ve Yazarlar Birliği Genel Başkanı, aynı zamanda Habererk Genel Yayın Yönetmeni İsmail Türk'e; GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkanı Zeynel Abidin Kıymaz'a; GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Hamit Öztop'a; sağlık heyetinin değerli isimleri Prof. Dr. Can Eyigör'e, Prof. Dr. Tahir Atik'e, Doç. Dr. Mustafa Çağdaş Çayır'a ve Doç. Dr. Bülent Şen'e bilgi, tecrübe, fikir paylaşımları ve bu anlamlı ziyarete sundukları katkılar dolayısıyla şükranlarımı sunuyorum.

Sınırları aşan kardeşlik geleceği kuran iş birliği - Resim : 2

Kırgızistan'daki misafirperverlikleriyle bu ziyareti unutulmaz kılan Beta Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Uğur'a ve ziyaret boyunca gösterdiği yakın ilgi, samimiyet ve dostluğu için Mustafa Başkurt'a da ayrıca teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Türk dünyasında gönül köprüleri, işte böylesine içten dostluklarla daha da sağlamlaşmaktadır.

Türkiye'nin Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki büyükelçisi Dr. Mekin Mustafa Kemal Ökem beye ilgi ve desteği için ayrıca teşekkür ediyorum.

Kırgızistan'dan dönerken valizimizde elbette çeşitli hatıralar vardı. Ama asıl taşıdığımız, Türk dünyasının ortak geleceğine dair güçlenen umutlardı.

Türk dünyasının geleceği, aynı kökten gelmek kadar aynı hedefe birlikte yürüyebilmekten geçiyor.

Devletler anlaşmalarla güç kazanır; milletler ise güvenle, samimiyetle ve ortak idealler etrafında kenetlenerek büyür. Kırgızistan'da şahit olduğumuz tablo, yalnızca üç ülke arasındaki ilişkilerin geliştiğini değil, Türk dünyasının ortak geleceğine duyulan inancın da her geçen gün güçlendiğini gösteriyor.

Bugün kurulan dostluklar, yarının ticaretini; bugün atılan imzalar, yarının yatırımlarını; bugün kurulan gönül köprüleri ise gelecek nesillerin ortak ufkunu inşa edecektir.

Yarına bırakılacak en önemli not da budur; Türk dünyasının asıl gücü, ortak tarihinden aldığı ilhamı ortak geleceğe dönüştürebilme iradesidir.

Sınırları aşan kardeşlik geleceği kuran iş birliği - Resim : 3Sınırları aşan kardeşlik geleceği kuran iş birliği - Resim : 4Sınırları aşan kardeşlik geleceği kuran iş birliği - Resim : 5