Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede, Tayvan meselesinin uygun biçimde ele alınmaması halinde ABD ile Çin'in çatışabileceğini ve bunun ilişkileri büyük tehlikeye atacağını bildirdi.

Çin Dışişleri Bakanlığı'ndan, Şi ve Trump'ın başkent Pekin'de yaptığı görüşmenin ayrıntılarına ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamaya göre Devlet Başkanı Şi, Tayvan Boğazı'nda barış ve istikrarı muhafaza etmenin, iki ülke arasındaki "en büyük ortak payda" olduğunu ifade etti.

Tayvan meselesinin, ABD-Çin ilişkilerinde en önemli konu olduğunu belirten Şi, Trump'a Tayvan konusunun iyi yönetilmesi halinde ilişkilerin istikrarını koruyacağını, aksi takdirde iki ülke arasında "çatışmalar yaşanabileceğini ve bunun ilişkileri büyük tehlikeye" atacağını söyledi.

Şi, Tayvan'ın bağımsızlığı ile Tayvan Boğazı'ndaki barışın ateşle su gibi "uzlaşmaz" olduğunu vurgulayarak, ABD tarafının Tayvan meselesinin ele alınmasında son derece ihtiyatlı davranması gerektiğini belirtti.

İKİLİ İLİŞKİLERDE YENİ BİR SAYFA

Şi, uluslararası durumun "değişken ve çalkantılı" olduğuna dikkati çekerek, "ABD-Çin ilişkilerinde yeni bir sayfa açılması için Başkan Trump ile birlikte ikili ilişkilerin rotasını belirlemeye hazırım." ifadesini kullandı.

İkili ilişkilerin "istikrarlı ve güçlü" bir şekilde geliştirilmesi konusunda kararlı olduklarını belirten Şi, Trump ile yapıcı bir Çin-ABD ilişkisi kurma konusunda yeni bir vizyon üzerinde mutabık kaldıklarını aktardı.

Şi ayrıca, söz konusu vizyonun gelecek üç yıl ve devamında ikili ilişkilere stratejik bir yol haritası sunacağını vurguladı.

Ekonomik meselelere de değinen Şi, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari bağların her iki taraf için de "kazançlı" bir nitelik taşıdığına işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

"Anlaşmazlıkların olduğu durumlarda, eşit şartlarda istişare yapmak tek doğru seçenektir. Dün, ekonomi ve ticaret alanında olumlu sonuçlar elde ettik. Taraflar, büyük çaba sarf ederek oluşturduğumuz bu olumlu ivmeyi birlikte sürdürmelidir. Çin, kapılarını da daha da açacaktır. ABD şirketleri, Çin'in reform ve açılım sürecine derinlemesine dahil olmuştur. Çin, ABD ile karşılıklı yarar sağlayan işbirliğini memnuniyetle karşılamaktadır."