İçişleri Bakanlığı, yerli iş gücü bulmakta kronik sorunlar yaşayan kritik sektörleri rahatlatmak amacıyla geçici koruma altındaki yabancılara çalışma izni muafiyeti getirdi. Gazeteci Fuat Uğur'un da geçtiğimiz günlerde gündeme taşıdığı ve çalışma hayatını hareketlendiren bu kritik kararın ardından, SGK Müşaviri Murat Bal analizlerde bulundu. İdari yükü azaltmayı hedefleyen bu düzenlemenin, denetim zafiyeti yaşanması halinde yerli çalışanın hak kaybına ve haksız rekabete yol açabileceğini belirten Bal, can alıcı riskleri masaya yatırdı.

MURAT BAL: "ÇALIŞMA İZNİ MUAFİYETİ TEK BAŞINA KAYIT DIŞILIĞI AZALTAMAZ!"
Tgrthaber'de yer alan verilere göre düzenlemenin idari yükü hafifletmek adına olumlu bir adım olduğunu ancak tek başına mucize yaratmayacağını belirten Ekonomist Murat Bal, asıl sorunun altını çizdi: "Türkiye'de özellikle düşük vasıflı iş gücü gerektiren sektörlerde uzun süredir ciddi bir işçi temin sorunu yaşanmaktadır. Bürokrasi yüzünden işverenler kayıt dışına kaçıyordu; muafiyet bunu azaltabilir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, çalışma izni prosedürünün kaldırılmasının denetimin kaldırılması anlamına gelmemesidir. Kayıt dışı istihdamla mücadelede temel sorun çalışma izni değildir. Asıl sorun; sigorta prim maliyetleri, yüksek işçilik giderleri, denetim eksikliği ve düşük yaptırım algısıdır. Eğer düzenleme yalnızca prosedürü kaldırıp etkin denetim mekanizmasını güçlendirmezse beklenen sonucu vermez, kayıt dışılığı meşrulaştıran bir algıya dönüşür."

"ÜCRETLERDE AŞAĞI YÖNLÜ BASKI TÜM SEKTÖRÜ VE YERLİ İŞÇİYİ SARSAR!"
Yabancı iş gücünün kontrolsüz şekilde piyasaya sürülmesinin yerli işçi üzerinde yaratacağı tehlikeyi sert sözlerle eleştiren Bal, haksız rekabete dikkat çekti: "Bu konu oldukça hassastır. Bir tarafta işverenlerin işçi bulamama sorunu bulunurken diğer tarafta yerli çalışanların ücret ve istihdam endişeleri bulunmaktadır. Eğer yabancı işçiler; yerli çalışanlarla aynı ücret, aynı sosyal güvenlik, aynı çalışma saatleri ve aynı iş hukuku kuralları çerçevesinde çalıştırılırsa olumsuz bir etki oluşmaz. Ancak uygulamada yabancı iş gücünün daha düşük ücretlerle kaçak çalıştırılması halinde; ücretlerde aşağı yönlü baskı, genç işsizliğinde artış, kayıt dışı rekabet ve iş barışının bozulması gibi riskler ortaya çıkacaktır. İkili bir ücret yapısının kalıcı hale gelmesi tüm sektörü sarsar."

İŞVERENLERE KRİTİK 5510 UYARISI: "SAKIN SİGORTASIZ ÇALIŞTIRMA SERBESTLİĞİ SANMAYIN!"
Çalışma izni ile sosyal güvenlik tescilinin tamamen farklı hukuki kurumlar olduğunu hatırlatan Sosyal Güvenlik Müşaviri Murat Bal, cezai yaptırımlara uğramamaları için işverenleri uyardı: "Kamuoyunda 'çalışma izni zorunluluğu kaldırıldı' şeklinde yer alan haberler, bu kişilerin kayıt dışı çalışabileceği veya SGK bildirimi yapılmayacağı anlamına gelmez. Çalışma izni muafiyeti, SGK'ya sigortalı bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İşverenlerin 5510 sayılı Kanun, 4857 sayılı İş Kanunu ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatından doğan tüm yükümlülükleri aynen ve eksiksiz devam etmektedir. Uygulamada 'çalışma izni de yok, SGK bildirimi de yapılmıyor' gibi bir anlayış oluşursa, bu prim kaybına ve haksız rekabete yol açar. Devletin acilen SGK denetimlerini artırması, elektronik çapraz veri analizlerini yaygınlaştırması ve ücretlerin banka üzerinden ödenmesini zorunlu kılması şarttır."
AYM'den emsal karar: KHK ile görevden uzak kalan öğretmene tazminat yolu açıldıGündem
ABD’den ‘Yeşil kart’ kararı: Başvurularda köklü değişiklikEkonomi