Avrupa Polis Teşkilatı (Europol), kıta genelinde yürütülen uyuşturucu ticareti, siber saldırılar ve göçmen kaçakçılığı faaliyetlerinin derinlemesine analiz edildiği "AB’nin En Tehditkar Kriminal Ağlarının Şifresini Çözmek" adlı kapsamlı bir rapor paylaştı.

Belçika'nın başkenti Brüksel'de yer alan Avrupa Komisyonu genel merkezindeki basın toplantısında konuşan AB Göç ve İç İşleri Komiseri Magnus Brunner, mevcut tabloyu "Çeteler altın çağınıyaşıyor" sözleriyle ifade etti.

Telegraph tarafından aktarılan verilere göre; Güney Amerika'dan Balkanlar'a kadar uzanan bir coğrafyada faaliyet yürüten ve Avrupa güvenliği için "en yüksek riskli" grupta listelenen tam 731 büyük suç şebekesi bulunuyor. Bu illegal sendikalara hizmet eden gangster sayısının ise son iki senelik süreçte 5 katına çıkarak yaklaşık 400 bin kişiye ulaştığı öngörülüyor.

Europol, söz konusu illegal yapıları Yunan mitolojisinde kafası kesildikçe yerine yenileri çıkan "Hidra" canavarına benzetiyor. Güney Amerikalı karteller ya da yasa dışı motosiklet kulüpleri gibi katı bir yönetim hiyerarşisi ve güçlü bir yedekleme mekanizmasıyla hareket eden çetelerde, tepe kadro etkisiz hale getirilse bile yardımcılar vakit kaybetmeden idareyi devralıyor. Emniyet birimleri bir şebekeyi tamamen dağıtsa dahi, üyeler birkaç ay içinde farklı bir kimliğe bürünerek yeniden faaliyetlerine dönüyor.

Güvenlik güçlerinin takibinden sıyrılmak isteyen şebekeler; şifreli telefonlar, VPN ağları, sahte sosyal medya hesapları ve paravan işletmelerin arkasına sığınıyor. 2024 ile 2026 yılları arasında polis ekipleri 623 çeteyi çökertmeyi başarmış olsa da, dağıtılan bu yapıların yerine neredeyse aynı süratle 533 yeni yasa dışı ağ faaliyete geçirildi.

Ortaya konan veriler, organize suç gruplarının en yoğun yoğunlaştığı alanları da açıkça gösteriyor. Şebekelerin neredeyse üçte biri, doğrudan uyuşturucu ticaretini birincil kazanç kapısı olarak görüyor. Günümüz mafya oluşumlarının sokak çetelerinden çok daha farklı yöntemlerle idare edildiğini belirten AB Komiseri Brunner, durumu şu şekilde detaylandırdı:

"İki yıl önceki raporda illegal grupların yüzde 86'sının meşru ticari kanallar üzerinden faaliyet yürüttüğü belirlenmişti, bugün ise bu oranın yüzde 85 seviyesinde kaldığını görüyoruz. Temelde değişen bir şey yok. Karşımızdakiler basit sokak çeteleri değil; İtalyan 'Ndrangheta örneğinde olduğu gibi çok uluslu suç holdingleridir."

Milyarlarca avro değerindeki kara parayı gizlemek amacıyla hukukçular, gayrimenkul danışmanları, mali müşavirler ve lojistik uzmanlarından oluşan geniş bir beyaz yakalı kadrosu istihdam ediliyor. Çetelerin elde ettiği yasa dışı kaynaklar; nakit akışının çok yoğun olduğu restoranlar, oteller, kumarhaneler, tatil köyleri ve lüks emlak projeleri vasıtasıyla finansal sisteme dahil ediliyor.

Hazırlanan raporda, küresel ölçekteki yasa dışı ittifakların haritası da şu şekilde çıkarıldı:

'Ndrangheta (İtalya) ve Arnavut Yapılanmaları: İtalyan 'Ndrangheta mafyası ile Arnavut suç aileleri, Avrupa'daki 31 milyar avroluk devasa kokain pazarını kontrol etmek için Brezilya ve Kolombiya'daki kartellerle ortaklık kurdu. Arnavut gruplar Güney Amerika'daki uyuşturucu rotalarını bizzat sahada yönetirken, temin edilen maddeler yüksek süratli teknelerle Belçika'nın Antwerp ve Zeebrugge limanlarına ulaştırılıyor.

Primeiro Comando da Capital - PCC (Brezilya): Güney Amerika'nın en büyük uyuşturucu şebekesi olan Brezilyalı örgütün, Avrupa kıtasında uydu hücreler konumlandırmaya çalıştığı belirlendi.

Clan del Golfo (Kolombiya): Binlerce silahlı unsuru bünyesinde barındıran ve ABD tarafından terör örgütü listesine dahil edilen Kolombiya'nın bu en büyük karteli, Karayip kıyılarındaki doğal limanları kullanarak Avrupa'ya kokain sevk ediyor.

The Lyons (İskoçya): Dubai'de konuşlu İrlandalı Kinahan ailesiyle bağlantılı hareket eden yapı, İskoçya uyuşturucu piyasasının tek hakimi olmak için rakip Daniels ailesiyle kanlı bir savaş yürütüyor.

Çin Merkezli Şebekeler: İnternet üzerinden verdikleri sahte iş ilanları ve çağrı merkezleri vasıtasıyla tuzağa düşürdükleri kadınları Fransa ve İspanya'daki gizli evlerde fuhşa zorluyorlar.

Europol Direktörü Jürgen Ebner, kolluk kuvvetlerinin yalnızca münferit suçluları hedef almasının kalıcı bir çözüm üretmeyeceğini ifade ederek, "Çok güçlü mali kaynaklara ve yüksek bürokratik yolsuzluk kapasitesine sahipler. İş modelleri ve sistemdeki hukuki boşluklar tamamen ortadan kaldırılmadığı müddetçe bu mücadele eksik kalacaktır." uyarısında bulundu.