Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından “Yasa Dışı Bahis ve Kumar Bağımlılığıyla Mücadele Paneli” düzenlendi. Panelin açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz yaptı.

Duran ve Yılmaz, yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığının yalnızca bireysel bir tercih ya da güvenlik ve hukuk sorunu olarak ele alınamayacağını vurguladı. Mücadelenin eğitim, sağlık, finans, hukuk ve iletişim başta olmak üzere kurumların eş güdümüyle yürütülmesi gerektiği belirtildi.

Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Merih Altıntaş’ın moderatörlüğündeki panelde RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, YÖK Başkanı Erol Özvar, İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, MASAK Başkanı Hasan Kaymak ve Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç değerlendirmelerde bulundu.

“KİŞİYİ TEKRAR TEKRAR AYNI DAVRANIŞA YÖNELTEN MEKANİZMA”

RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, yasa dışı bahis ve kumarla mücadelenin yalnızca reklam ve içerik denetiminden ibaret olmadığını söyledi. Bağımlılık süreçlerinin de dikkate alınması gerektiğine işaret eden Daniş, RTÜK’ün farkındalık ve müeyyide olmak üzere iki koldan çalışma yürüttüğünü belirtti.

Daniş, bahis bağımlılığının arkasındaki mekanizmaya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Bilim bize, kumar ve bahis davranışında bağımlılığı besleyen en önemli unsurlardan birinin yalnızca kazanmak değil, kazanma ihtimalinin oluşturduğu belirsizlik ve beklenti olduğunu gösteriyor. Nörobilim buna ‘değişken oranlı pekiştirme’ diyor. Kişiyi tekrar tekrar aynı davranışa yönelten mekanizma.”

SPOR YAYINLARINDAKİ YASA DIŞI BAHİS REKLAMLARI SIKI TAKİPTE

6112 sayılı Kanun’un yayın hizmetlerinin kumar oynamayı özendirici nitelikte olamayacağını hükme bağladığını hatırlatan Daniş, spor yayınlarında karşılaşılan yasa dışı bahis reklamlarına ilişkin şunları söyledi:

“Mücadelenin en çetin alanlarından biri ise spor yayınları. Özellikle Milli Takımımızın ve kulüplerimizin yurt dışındaki maçlarında saha kenarında ya da formalarda yasa dışı bahis sitelerinin reklamlarıyla karşılaşabiliyoruz maalesef. Burada RTÜK’ün yetki sınırını da net biçimde ortaya koymak gerekir. RTÜK yayınları yayından sonra denetler; yayın öncesi müdahale veya yayından kaldırma yetkimiz yoktur. Stadyumdaki fiziksel reklamlar ise ilgili kulüplerin, federasyonların ve uluslararası spor kuruluşlarının yetki alanındadır.”

Dijital olarak yayına eklenen reklamların farklı değerlendirildiğini belirten Daniş, şöyle devam etti:

“Ancak stadyumda fiziksel olarak bulunmayıp yayına dijital veya sanal olarak sonradan yerleştirilen reklamlarda sorumluluk, yayın hakkını elinde bulunduran kuruluşa aittir. Farklı kamera açılarını ve aynı maçın başka ülkelerdeki yayınlarını karşılaştırarak bu tür sanal reklamları tespit ediyoruz. Son dönemde bu gerekçeyle hem idari para cezaları hem de katalogdan çıkarma yaptırımları uyguladık. Bu kararlara karşı açılan davaların tamamının Üst Kurulumuz lehine sonuçlandığını da özellikle belirtmek isterim.”

“MEVCUT MEVZUATIN BAZI ALANLARDA EKSİK KALMASI ASIL PROBLEM”

Yurt dışından satın alınan spor yayınlarında reklamların farklı yöntemlerle yayına yansıtılabildiğini söyleyen Daniş, teknik açıdan bunların yayıncı tarafından engellenmesinin her zaman mümkün olmayabildiğini ifade etti.

Daniş, mevcut düzenlemelere ilişkin şunları kaydetti:

“Genel denetime baktığımızda aslında çok büyük bir sorun yok. Asıl problem, mevcut mevzuatın bazı alanlarda eksik kalması. Zaten bu konuda hazırladığımız bir mevzuat değişikliği metnimiz var. Biz en azından müstakil habercilik niteliğinde yayınları olan kanallar, abonelik sistemleri ve yayıncılar bakımından gerekli denetimleri sağlıyoruz. Ancak bizim yetkimiz yalnızca belirli yayın hizmetleriyle sınırlı. Yasa dışı bahisle mücadele ise bundan çok daha geniş bir alanı kapsıyor.”

RTÜK’ün hazırladığı düzenlemenin kapsamını da açıklayan Daniş, “Bu düzenlemenin radyo ve televizyonla sınırlı kalmayıp isteğe bağlı yayın hizmetlerini de kapsamasını öneriyoruz” dedi.

“TELEVİZYON YAYINLARINDA YASA DIŞI BAHİS REKLAMINA İZİN YOK”

Televizyon ve dijital platformlardaki denetimlere değinen Daniş, hangi içeriklere izin verilmediğini şöyle anlattı:

“Türkiye’de televizyonda yasa dışı bahis reklamı yayınlanamaz. Ekranda bir site adı, logo veya QR kod gösterilemez. ‘Deneme bonusu’, ‘yüksek oran’, ‘bedava bahis’ gibi özendirici ifadeler kullanılamaz. Bir spor programının ya da maç yayınının içine bahis görünürlüğünün yerleştirilmesi, takip ettiğimiz ve gerektiğinde ciddi müeyyideler uyguladığımız ihlallerdendir.”

Daniş, yurt dışı merkezli platformların engellemelerin ardından farklı isimlerle yeniden ortaya çıkabildiğini belirterek, aynı kuralların RTÜK lisanslı dijital platformlar için de geçerli olduğunu söyledi.

“BUGÜN BİR GENCİMİZ YASA DIŞI BAHİSLE YALNIZCA TELEVİZYONDA KARŞILAŞMIYOR”

Yasa dışı bahis içeriklerinin dijital mecralardaki yayılımına dikkat çeken Daniş, şunları söyledi:

“Ancak bugün bir gencimiz yasa dışı bahisle yalnızca televizyonda karşılaşmıyor. Telefonunda karşılaşıyor. Bir fenomenin paylaşımındaki bağlantıda, kapalı bir mesajlaşma grubundaki davette, bir arama motoru sonucunda, bir spor haberinin altındaki bağlantıda ya da ‘kupon’, ‘tahmin’, ‘oran analizi’ gibi başlıklarla karşısına çıkan içeriklerde karşılaşıyor.”

Bu yönlendirmelerin arkasında ticari sistemlerin de bulunduğunu belirten Daniş, kullanıcıları bahis platformlarına taşıyan referans sistemleri ve sürekli farklı alan adlarıyla yeniden ortaya çıkan sitelere dikkat çekti.

“YETKİ ALANIMIZIN DIŞINDA OLMASI SORUMLULUK ALANIMIZIN DIŞINDA OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ”

RTÜK’ün yetkisinin yayın hizmetleriyle sınırlı olduğunu hatırlatan Daniş, kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Biz bu alanlarda gerekeni yapıyoruz ve sıkı takipteyiz. Ancak RTÜK’ün yetkisi yayın hizmetleriyle sınırlıdır. Fakat bir konunun yetki alanımızın dışında olması, sorumluluk alanımızın da dışında olduğu anlamına gelmez. Tüm kurumlarımız da bu mücadelede kendi yetki ve sorumluluk alanları çerçevesinde eşgüdüm içinde çalışmaktadır.”

AKILLI İŞARETLER SİSTEMİ DEĞİŞİYOR

Daniş, önümüzdeki dönemde devreye alınması planlanan yeni Akıllı İşaretler Koruyucu Sembol Sistemi’nin ayrıntılarını da paylaştı.

Yeni sistemde “bağımlılık” başlığının ayrı bir içerik sembolü haline getirileceğini belirten Daniş, şöyle devam etti:

“Yeni sistemde ‘bağımlılık’ başlı başına bir içerik sembolü olacak; madde kullanımı, alkol, kumar ve yasa dışı bahis gibi başlıklar ayrı ölçütlerle değerlendirilecek. Ayrıca 10+ ve 16+ yaş sembollerini sisteme ekliyor ve sistemi yalnızca televizyona değil, RTÜK lisanslı dijital platformlara da zorunlu hale getiriyoruz.”

Daniş, şifreli erişim, PIN korumaları, çocuk profilleri ve ebeveyn kontrolü araçlarının da yeni koruma sisteminin parçası olacağını söyledi.

“AMACIMIZ TEKNOLOJİYİ ÇOCUĞUN HAYATINDAN ÇIKARMAK DEĞİL”

Çocukların dijital dünyadaki risklerden korunmasına ilişkin yaklaşımı anlatan Daniş, “Amacımız teknolojiyi çocuğun hayatından çıkarmak değil, çocuğun hayatını teknolojinin içinde güvenli hale getirmek. Yasaklayarak değil, görünür kılarak ve seçme imkanı vererek korumak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

DİZİ VE FİLMLERDEKİ ÖRTÜLÜ KODLARA DA TAKİP

Yasa dışı bahisle mücadelede doğrudan reklamların yanı sıra dizi, film ve programlarda kullanılan örtülü kodların da dikkate alınması gerektiğini belirten Daniş, senaristlerin bu tür mesajları oldukça etkili biçimde kullanabildiğine işaret etti.

İzleyicilerin doğrudan reklam görmese bile içerik içerisinde verilen mesajlardan etkilenebileceğini belirten Daniş, senaristler, televizyon kuruluşları ve geleneksel yayıncıların da mücadeleye dahil olması gerektiğini ifade etti.

RTÜK’ün teknolojik denetim kapasitesini VİA+ sistemiyle geliştirdiğini aktaran Daniş, bu sistem sayesinde yayın içeriklerinin daha kapsamlı analiz edilebileceğini belirtti.

“BU MÜCADELE BİR SEFERBERLİKTİR”

Konuşmasının sonunda yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığıyla mücadelenin ortak sorumluluk olduğuna vurgu yapan Daniş, şunları söyledi:

“Bu mücadele bir seferberliktir. RTÜK olarak elimizdeki bütün araçları; kamu spotundan müeyyideye, koruyucu sembol sisteminden mevzuat önerisine, medya okuryazarlığından eğitim iş birliklerine kadar seferber ediyoruz. Ama bu mücadele tek başına bir kurumun mücadelesi değildir. Hukuki düzenlemelerle de tek başına çözülebilecek bir mesele değildir.”

Daniş, ebeveynler, öğretmenler, yayıncılar, eğitim kurumları ile düzenleyici ve denetleyici kuruluşların birlikte oluşturacağı güvenli bir dijital ekosisteme ihtiyaç bulunduğunu belirterek, çocukların bu ortamda sağlıklı biçimde var olabilmesinin geleceğe yapılabilecek en büyük yatırımlardan biri olduğunu ifade etti.