Yerine kayyım atanan ve 17 aydır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, bianet’ten gazeteci Evrim Kepenek’e bir mektup gönderdi.

Yargılamada çapraz sorgu aşamasına geçilmesi öncesinde kaleme aldığı mektupta Şahan, hakkındaki suçlamaları, tutukluluk sürecini ve savunmasını değerlendirdi.

KENT UZLAŞISI DOSYASINI HATIRLATTI

İlk tutuklanmasına gerekçe gösterilen “Kent Uzlaşısı” dosyasına değinen Şahan, o dönemde savunduğu siyasi çizginin bugün de arkasında olduğunu belirterek şunları söyledi:

“19 Mart 2025'te Kent Uzlaşısı nedeniyle tutuklandım. O gün bana yöneltilen suçlama yerel seçimlerde savunduğumuz Türkiye İttifakı - Kent Uzlaşısı siyaseti ve herkesin yerel yönetimlerde temsil edilmesiydi. Ben o siyasetin arkasında dün de duruyordum bugün de duruyorum. Nitekim 19 Mart'ta bana suçlama konusu yapılan bu zeminin bugün ülkenin geleceğine dair temel meselelerden biri haline gelmesini Türkiye adına önemli bir imkân olarak görüyorum. Benim için burada mesele kimin haklı çıktığı değil, Türkiye'nin doğru yere doğru yürümesidir.”

“İKİNCİ TUTUKLAMA NEDENİYLE SİLİVRİ'DEN ÇIKAMADIM”

Şahan, tutukluluk sürecinin kronolojisine dikkat çekerek ikinci dosya kapsamında verilen tutuklama kararını şöyle anlattı:

“Sonrasında yaşananların kronolojisinin de önemli olduğunu düşünüyorum. Kent Uzlaşısı dosyasından tahliye ihtimalimin güçlendiği bir dönemde bu kez İBB dosyası kapsamında ikinci kez tutuklandım. Bir süre sonra da Kent Uzlaşısı dosyasından henüz iddianamem bile çıkmadan tutukluluk incelemesinde tahliye edildim. Ancak hakkımda verilen ikinci tutuklama kararı nedeniyle Silivri'den çıkamadım. Bugün 17 aydır özgürlüğümden uzağım.”

“NE PARA, NE MÜLK, NE AYRICALIK”

Son tutukluluk incelemesinde ikinci kez mahkeme heyetinin karşısına çıktığını belirten Şahan, kendisine yöneltilen iddialara tek tek yanıt verdiğini ifade etti:

“Geçtiğimiz hafta son tutukluluk incelememde ikinci kez heyet karşısına çıktım. Genç bir belediye başkanı olarak karşıma Türkiye'nin en büyük, en güçlü müteahhit ve iş insanları konmuş, hayatımla ve inandığım değerlerle asla bağdaşmayacak bir takım isnatlar oluşturulmıştu. Bu isnatlara tek tek cevap verdim. Hangi kararı neden aldığımı, yetkimin nerede başlayıp nerede bittiğini, yapılan işlemlerin sonucunda kamunun ne elde ettiğini ve bütün bunların karşılığında benim şahsen ne elde ettiğimi anlattım.

Savunmam boyunca kendime üç basit soru sordum:

-Ben ne yaptım?
-Yetkim neydi?
-Bütün bunların karşılığında şahsen ne elde etmişim?

Dosyaya baktığımda gördüğüm sonuç çok açık: Ne para. Ne mülk. Ne ayrıcalık. Bana emanet edilen Şişli'nin hakkını, kamunun malını ve insanların güvenliğini korudum. Yaptığım her işi, aldığım her kararı 17 aydır vicdanımda tartıyorum.”

ÇAPRAZ SORGU ÖNCESİ “BELGELERİ İNCELEYİN” ÇAĞRISI

Mahkemenin tutukluluğunun devamına karar verdiğini belirten Şahan, pazartesi günü başlayacak çapraz sorgular öncesinde savunmasının ve teknik isnatlara ilişkin bilgi notlarının incelenmesi çağrısında bulundu:

“Bütün bunları mahkeme önünde anlatmama rağmen hakkımda bir kez daha tutukluluğun devamı kararı verildi. Pazartesi günü yargılamanın yeni bir aşamasına geçiyor ve çapraz sorgulara başlıyoruz. Bu nedenle savunmamın tamamını ve hakkımdaki teknik isnatlara ilişkin hazırladığımız bilgi notlarını sizinle doğrudan paylaşmak istedim. İddiaları ve verdiğim cevapları yan yana koymanız, belgeleri incelemeniz ve kendi değerlendirmenizi yapmanız benim için çok kıymetli.”

“BEN BU ÇARKIN DURMASINI, KIRILMASINI İSTİYORUM”

Şahan, mektubunda mevcut hukuk düzenine ilişkin eleştirilerini de dile getirdi. “Etkin pişmanlık” üzerinden işlediğini savunduğu sistemi “çark” olarak nitelendiren Şahan, şu ifadeleri kullandı:

“Savunmamda bugün içinde bulunduğumuz hukuk düzenine ve bu düzenin yarattığı sonuçlara ilişkin kaygılarımı da anlattım. İnsanların özgürlüklerinin birbirleri hakkında verdikleri ifadelerin karşılığına dönüşebildiği, doğruyu söylemek yerine bir başkasını suçlamanın çıkış yolu olarak görülebildiği bir düzenin kimse için adalet üretemeyeceğini söyledim. Ben buna bir çark diyorum. Ve bu çarkın bir gün yön değiştirmesini, bugün bize yapılanların yarın başkalarına yapılmasını da istemiyorum.

Savunmamda söylediğim gibi: Ben bu çarkın yarın tersine dönmesini de istemiyorum. Ben bu çarkın durmasını, bu çarkın kırılmasını istiyorum.

Hukukun kimin karşısında olduğuna göre değişmediği, insanların 'bir başkasını suçlarsan kurtulursun' duygusuyla değil, 'doğruyu söylersen korunursun' duygusuyla yaşayabildiği bir ülkeye ihtiyacımız var. Birbirinin 'etkin pişmanı' olan insanlara değil, en fazla birbirini rakip kabul eden demokratlara ihtiyacımız var.”

“VİCDANIM RAHAT, BEN İŞİMİ YAPTIM”

Şahan, mektubunu pazartesi başlayacak çapraz sorgularda aldığı kararların hesabını vermeye devam edeceğini belirterek şu sözlerle tamamladı:

“Pazartesi günü çapraz sorgularımız başlıyor. Ben de bugüne kadar olduğu gibi yaptığım her işin ve aldığım her kararın hesabını açıkça vermeye devam edeceğim. 17 ayın sonunda dönüp baktığımda saklamak istediğim bir işim, arkasında duramayacağım bir kararım yok. Vicdanım rahat. Ben işimi yaptım.”