Osmanlı ordusunun Avrupa'daki ilerleyişinin önüne geçildiği 1683 İkinci Viyana Kuşatması'nın yıl dönümü, Kahlenberg Tepesi'nde iki ayrı törenle anıldı.
Gerçekleştirilen kuşatma, Sultan IV. Mehmed döneminde, sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından gerçekleştirilmiş, fakat Polonya Kralı III. Jan Sobieski liderliğindeki ordunun 12 Eylül 1683 yılında Kahlenberg'den başlattığı hücum sonrası engellenmişti.
Şükran kilisesinde gerçekleştirilen resmi açılıştan sonra, Polonya Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Pawe Szefernaker tarafından tören alanında okunan mektupta Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa'daki ilerleyişi "Hristiyan Batı'nın muhteşem yapısını yutmaya niyetli bir dalga" olarak değerlendirildi.
Mektubun Nawrocki tarafından yazılmış olması dikkat çekerken, törende Polonya'yı First Lady Marta Nawrocka ve üst düzey yetkililer temsil etti.
NAWROCKİ, ANKARA’DAKİ SÖZLERİNİ UNUTTU
Nawrocki, geçtiğimiz Haziran ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti ile Türkiye’ye gelmişti. O dönemde Türkiye'yi "NATO'da kendini kanıtlamış müttefik" sözleriyle tanımlamış, Osmanlı İmparatorluğu'nun Polonya'nın 18. yüzyıl sonundaki paylaşılmasını hiçbir zaman resmen tanımamış olmasını iki halk arasındaki tarihi bağın bir sembolü olduğunu sözlerine eklemişti.
TARİH FARKLI, NAWROCKİ FARKLI ANLATIYOR
Nawrocki'nin Kahlenberg'deki söylediği sözler, tarih sahnesinde yaşananlarla örtüşmüyor. 1683 senesinde Sobieski'nin kanatlı süvarileriyle IV. Mehmed dönemi Osmanlı ordusunu Viyana önünde bozguna uğratmasından sonra geçen yaklaşık 150 sene içerisinde roller büyük ölçüde değişti.
1795 yılında Rusya, Prusya ve Avusturya tarafından üçüncü kez paylaşılan Polonya, haritadan tamamen silindi ve 1918 senesine kadar bağımsız bir devlet olarak varlığını sürdürmedi.
OSMANLI DEVLETİ BÖLÜNMEYİ HİÇBİR RESMİ ANTLAŞMADA TANIMADI
Osmanlı Devleti ise, bu bölünmeyi hiçbir resmi antlaşmada tanımadı. 1830-31 Kasım Ayaklanması'nın Ruslar tarafından bastırılmasından sonra çok sayıda Polonyalı vatandaş, Osmanlı topraklarına geldi.
İstanbul, Paris'teki Prens Adam Czartoryski çevresinden sonra sürgündeki Polonya milli mücadelesinin ikinci siyasi merkezi haline geldi.
Yaşanan sürecin somut bir ürünü olarak 1842 senesinde bugünkü İstanbul Beykoz sınırlarında Polonezköy (Adampol) kuruldu. Köy, sürgündeki kişilere kalıcı bir yerleşim alanı sağladı.
‘ÜÇ YÜZYILI AŞKIN BİR SÜRE SONRA GEÇMİŞİ SAYGI VE TEVAZUYLA ANIYORUZ’
Törende protokolde bulunan Avusturya Türk Kültür Cemiyeti Başkanı Birol Kılıç, çelenk sunumu esnasında Almanca, Lehçe, Türkçe ve İngilizce yazılı "Üç yüzyılı aşkın bir süre sonra geçmişi saygı ve tevazuyla anıyoruz" mesajının okunduğunu söyledi.
Polonya’dan Rusya’ya tepki: Büyükelçi bakanlığa çağrıldıDünya