Japonya'nın Tokyo kentinden yaklaşık 1.600 kilometre uzaklıkta bulunan ve yerleşimi olmayan Minamitorishima Adası, devasa ekonomik potansiyeliyle öne çıkıyor. Adanın etrafındaki münhasır ekonomik bölgenin deniz tabanında yürütülen araştırmalar, yaklaşık 16 milyon tonluk nadir toprak elementi (NTE) rezervinin varlığını ortaya koydu. Söz konusu rezervin, küresel çapta itriyum ihtiyacını 780, europiyum ihtiyacını 620, terbiyum ihtiyacını 420 ve disprosyum ihtiyacını ise 730 yıl boyunca karşılayabilecek kapasitede olduğu hesaplanıyor.

Özellikle elektrikli araç mıknatısları ve yüksek teknoloji üretimi için kritik önem taşıyan bu minerallerde küresel pazarın %90'ını elinde tutan Çin, Japonya'nın NTE ihtiyacının üçte ikisini karşılıyor. Pekin yönetiminin bu alandaki hakimiyetini zaman zaman ihracat kısıtlamalarıyla siyasi bir koz olarak kullanması, Japonya ve ABD'yi alternatif kaynak arayışına yöneltti. Projede Japonya'nın derin deniz araştırmalarındaki birikimi ile ABD'li Deep Reach Technology şirketinin sondaj tecrübesinin birleştirilmesi hedefleniyor.

2028'DE TİCARİ ÜRETİM PLANLANACAK

Proje takvimine göre Şubat 2027’de deniz tabanından malzeme çıkarılması, rafine edilmesi ve eritilmesini kapsayan tam ölçekli bir madencilik testi gerçekleştirilecek. Bu denemelerin ardından 2028 yılına kadar ticari üretimin uygulanabilirliği değerlendirilecek.

Ancak projenin önünde yüksek maliyet ve zorlu doğa koşulları gibi önemli engeller bulunuyor. Yüzeyin 6 bin metre altındaki su basıncının deniz seviyesinin 600 katına ulaştığı bölgede çıkarılacak minerallerin maliyetinin, Çin'deki karasal madenlere kıyasla üç kat daha yüksek olabileceği öngörülüyor. Japon araştırmacılar vakum pompası sistemleriyle günde 3.500 ton çamur çıkarılabileceğini belirtirken, Japonya'nın 2040 yılına kadar derin deniz kaynaklarının geliştirilmesine 5,7 milyar dolarlık finansman ayırması planlanıyor.