Günümüzde en tehlikeli kanser türlerinden biri olarak kabul edilen pankreas kanseri, sinsi ilerleyişi ve düşük sağkalım oranlarıyla endişe oluşturdu.
Uzmanlar, hastalığın görülme sıklığının her geçen yıl arttığına dikkat çekerken, hastaların büyük bir kısmının doktora başvurmakta geç kaldığını vurguladı.
Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Remzi Emiroğlu, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Hastaların yüzde 55'i doktora geldiğinde iş işten geçmiş oluyor. Erken evrede yakalanıp ameliyat şansı bulanların oranı ne yazık ki sadece yüzde 10-15” ifadelerini kullandı.
YAŞAM SÜRESİ VE RİSK FAKTÖRLERİ
Pankreas kanserinin diğer pek çok kanser türünün aksine artış eğiliminde olduğunu belirten Prof. Dr. Emiroğlu, şunları kaydetti:
“Maalesef günümüzde bazı kanserlerin görülme sıklığı azalırken, pankreas kanseri artış gösteriyor. Tedavisi zor bir kanser türü ve tedavi edilemediği durumlarda 5 yıllık yaşam oranları yüzde 15'ler civarında. Hastalığın artışındaki temel nedenlerden biri de toplumun yaşlanması. Yaş ilerledikçe pankreas kanseri riski artıyor. Bunun yanı sıra alkol tüketimi, sigara kullanımı, diyabet ve obezite de riski ciddi şekilde yükseltiyor. Bazı hastalarda ise genetik geçiş söz konusu olabiliyor”

BU BELİRTİLERİ HAFİFE ALMAYIN
Hastalığın ilk evrelerinde ortaya çıkan semptomların sıklıkla başka rahatsızlıklarla karıştırılabildiğini ifade eden Emiroğlu, halsizlik, yorgunluk, hazımsızlık ve iştah kaybı gibi genel şikayetlerin yanı sıra; ani kan şekeri yükselmesi, dışkı renginde değişim, yağlı dışkı, sarılık ve ele gelen kitlelerin kritik uyarıcılar olduğunu belirtti.
Tümörün çok küçük boyutlardayken bile hayati organları çevreleyen damar ve sinirlere yayılabildiğini vurgulayan Emiroğlu, şu bilgileri paylaştı:
“Pankreas kanserinin en önemli iki özelliği tedaviyi zorlaştırıyor. Bu tümörler küçükken bile hayati organlara çok yakın olduğu için damarları ve sinirleri sarabiliyor. Ayrıca lokal yayılım özelliği çok fazladır. Bu nedenle pankreas kanserinde bilinen tek tedavi şansı cerrahi rezeksiyondur”
CERRAHİ MÜDAHALE VE NÜKS RİSKİ
Tedavi sürecinde hasta seçiminin ve cerrahi tekniğin hayati önem taşıdığına değinen Prof. Dr. Remzi Emiroğlu, ameliyat sonrası nüks riskinin yüksek olduğunu belirterek şu açıklamalarda bulundu:
“Eğer tümör yeterince temizlenemezse hızlı nüks eder. Pankreas cerrahisi sonrası lokal nüks oranı yaklaşık yüzde 50'dir. Bu nedenle hasta seçimi, tümörün biyolojik yapısı ve cerrahi teknik son derece önemlidir. Hastalarımızın yaklaşık yüzde 55'i uzak organ metastazıyla geliyor ve bu hastalarda yaşam süresi genellikle 6 ay ile 1 yıl arasında oluyor. Yüzde 30-35'lik bir grup ise lokal ileri evrede başvuruyor. Sadece yüzde 10-15'lik bir hasta grubu erken evrede ameliyat şansı yakalayabiliyor”
Kadın sağlığında 5 altın kuralSağlık