O videonun risklerini düşünemediniz mi?.. - Resim : 1

Fotoğraftaki değerli evladımızı, değerli bilim insanını hatırlayanınız var mı?..

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Malzeme Enstitüsü Sensör Teknolojileri Proje Grubu'nda başuzman araştırmacı olarak görev yapan Doç. Dr. Dilek Dündar Erbahar, 30 Ekim 2021’de Tuzla’daki evinde ölü bulunmuştu.

TÜBİTAK Malzeme Enstitüsü’nde kimyasal sensör teknolojileri üzerine çalışan Doç. Dr. Dilek Dündar Erbahar, üzerinde çalıştığı zehirli gazlara karşı yüksek algılama hassasiyetine sahip kompakt sensör çalışmasıyla, en ileri bilimsel araştırmaları yürüten 40 yaş altı genç bilim kadınlarına verilen L’Oreal-UNESCO Bilim Kadınları İçin Program Ödülü’nü almaya hak kazanmıştı.

İstanbul Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri yaptıkları araştırmada evin banyosunda bardak içerisinde sıvı madde bulmuştu. Adli Tıp Kurumu’nun ön incelemesinde zehirli madde olup olmadığının araştırılması sonucunda siyanür bulgularına rastlanıldığının belirtilmesi üzerine, “siyanür içerek intihar ettiği”ne dair iddialar ortaya atılmıştı. Bir Türkiye klasiği olarak, Cumhuriyet Savcılığı “her yönü ile soruşturma” başlatmış ve mahkemede yıllar sonra takipsizlik kararı vererek dosyayı kapatmıştı.

***

Askeri Elektronik Sanayi (ASELSAN) Kıbrıs Barış Harekatı sonrası ABD'nin Türkiye'ye karşı ilan ettiği ambargo sonrasında 1975 yılında kuruldu. ASELSAN, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaç duyduğu sistemlerini üretmeye devam ederken tarihindeki bazı şüpheli ölümler, gündemdeki yerini o tarihte de koruyordu. Türkiye'nin gözbebeği ASELSAN'da hizmet veren mühendislerin şüpheli ölümleri 2006'da başlamıştı.

Hatırlayabildiğim kadarıyla,

Evrim Yançeken (26 Ocak 2007):

26 yaşındaki mühendis Evrim Yançeken, oturduğu binanın altıncı katından düşerek öldü. ODTÜ mezunu elektrik mühendisi olan Evrim Yançeken, askeri projeler üzerinde çalışıyordu.

Burhanettin Volkan (7 Ekim 2007);

Ankara Bando Okulları Komutanlığı’nda nöbetçi subay odasında ölü bulundu. Vizör marka silahla intihar ettiği söylendi. Önemli projeler yürüttü. 2 yıl Komuta Kontrol ve Haberleşme Yazılım Mühendisliği’nin Uçak Komuta Kontrol Merkezi bölümünde çalıştı.

Zafer Oluk (10 Mayıs 2008):

ASELSAN’da görev yapan elektrik mühendisi Zafer Oluk, askerlik görevini yaptığı birlikte elektrik çarpması sonucu hayatını kaybetti. Yazılım mühendisliği görevini yürüten Oluk, önemli bir savunma projesi hazırlıyordu.

Hakan Öksüz (25 Ocak 2012):

ASELSAN Akyurt Tesisleri’nde mühendis olarak çalışan Hakan Öksüz, Eskişehir yolu üzerinde geçirdiği şüpheli bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Mikroelektronik güdüm ve elektro-optik grubu projelerinde çalışıyordu.

Erdem Uğur (16 Ocak 2015):

ASELSAN mühendisi Erdem Uğur, Ankara’da evinde ölü bulundu. Gazdan zehirlenerek intihar ettiği söylendi. Hortum ağzında bulundu. Çok önemli projeler üzerinde çalışan Uğur, manyetik alan konusunda uzmandı.

Ali Ünsem Ünal (17 Ocak 2007):

30 yaşındaki ASELSAN mühendisi Ünal, kafasına isabet eden tek kurşunla öldürüldü. İntihar ettiği söylendi. F-16 savaş uçaklarının modernizasyonu, komuta kontrol ve şifreleme sistemleri üzerinde çalışıyordu.

***

Ve, gelelim yine bir Türkiye klasiği olan ve yine takipsizlikle sonuçlanan İstanbul-Isparta seferini yaparken 30 Kasım 2007 saat 01.36’da düşen yolcu uçağına… Atlasjet’in, İstanbul-Isparta seferini yapan World Focus’tan (Dünyaya Bakış Hava Taşımacılığı A.Ş) kiraladığı yolcu uçağı, Süleyman Demirel Havalimanı’na inişe geçtiğinde sırada Keçiborlu Türbetepe’de düşmüş, kazada yedisi mürettebat 57 kişi yaşamını yitirmişti.

Türkiye’nin enerji devi olmasını sağlayacak toryumdan nükleer enerji projesinin mimarları, Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Engin Arık, araştırma görevlisi Özgen Berkol Doğan, yüksek lisans öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve araştırma görevlisi Mustafa Fidan’ın kazada hayatlarını kaybetmiş olması, tesadüf veya kaderin acı bir sillesi miydi?...

Kim ne derse desin, bu ölümlerin alayı cinayetti!.. Bu değerli bilim insanlarımız, yabancı servislerin ve onların yerli uşakları vasıtasıyla, hunharca katledildi!..

***

Neden, merhum Doç. Dr. Dilek Dündar Erbahar’ın fotoğrafı ile yazıya başladım?..

Akıl alacak gibi değil!..

8 Mart Dünya Kadınlar günü bahane edilerek ASELSAN’dan videolu bir kutlama mesajı yayınlandı. Kutlama mesajına hiçbir diyeceğim yok ve de olamaz. Ancak, o videonun içeriğine avaz avaz itiraz ediyorum. Üstüne üstlük, devletin resmi haber ajansı AA’da “duyduk duymadık, bilmedik, görmedik diyen kimse kalmasın” mahiyetinde bol fotoğraflı geniş bir haber servise koydu. Video ve haberde ASELSAN’ın uzun yıllardır geliştirdiği elektro-optik sistemlerle ilgili gelişmeleri, ambargoya nasıl karşı koyduklarını başarılı kadın mühendislerimiz iftiharla anlatıyordu.

Hayretler içinde izledim!.. Kaleme alayım mı, almayayım mı diye üzerinden 2 gün geçmesini bekledim. En basit ifadeyle böyle bir aymazlığa sessiz kalmak mümkün olamazdı!..

Türkiye’nin acı dolu hafızasında bunca faili meçhul cinayet varken, o kıymetli mühendislerimiz nasıl deşifre edilirdi?..

Bu denli önemli görevler yürüten ve projeler üstlenenlerin kimliklerinin deşifre edildiğini dünyanın neresinde gördünüz?..

ASELSAN demek en yüksek derecede mahremiyet demekken, bu, hangi kafanın ürünü olarak ortaya çıktı acaba?..

Sayın ASELSAN yetkilileri başarılı, yetenekli Türk insanlarının onore edilmesine hiçbir diyeceğim olamaz… Saygı duyarım…

Eğer, kurumda çalışan her biri birbirinden değerli pırlantalarımızın hakkını vermek istiyorsanız, neden son dönemlerde devletin açıkladığı memur maaş zam oranlarının düşüğünü personelinize uyguluyorsunuz?.. Bırakıp kaçsınlar diye mi?..

Bir de…

ASELSAN’da kaç MÜSİAD kökenli iş insanı, hangi pozisyonlarda görev yapıyor?.. O isimlere, hangi özelliklerinden dolayı görev veriliyor?..

Videolu açıklama olursa sevinirim!..